Part part yayımlıyorum o yüzden bu bölüm kısa diğer kısmı yarın gün içinde gelecek iyi okumalar 💕😍
"Geçmiş olsun despina başınıza gelen büyük talihsizlik iyi misiniz?"
Albay Stavro'nun samimi hallerini endişeli sesini duyunca şaşırdı Hilal. Yanılıyordu kesin. Mavi gözlerini kırpıştırarak yorganının içine sokuldu.
"Iyiyim."
Hilal sürahiye uzanmaya çalıştığı vakit sırtına saplanan acıyla minik bir çığlık attı.
"Dur! Benden neden istemiyorsunuz!"
"Su yerine zehir verme ihtimalin var. Neden buradasınız albay, Leon nerede?"
"General çağırdı Teğmen'i. Tahkikat için geldim. O gece -"
"Konuşmak istemiyorum."
"Anlatmanız gerekiyor o caniyi yakalayıp cezasını kesmeliyiz."
"Gidin burdan hem benim yanımda bu şekilde durmanız doğru degil."
"Çeneni bile göremeyeceğim neredeyse, gereksiz konuşmaları bir kenara bırakalım. Ağabeyiniz sizi sokak ortasında bulduğunu söyledi. Kimse yardımınıza gelmedi mi?"
"Bağırmadım. Kimse ses duymadı."
"Aptal mısın sen bağırmamakta ne demek oluyor. Adam seni az daha öldürecekmiş!"
"Çık dışarı."
Stavro anlamsızca suratına bakıyordu.
"Çık diyorum sana bana bağıramazsın sen kim oluyorsun def ol."
"Ben bir Albayım küçük hanım. Şimdi edebinizi takının ve sorduklarıma cevap verin. Zira sıkılmaya başlıyorum."
"Veronika annneee!"
Veronika ve hizmetçilerden ena neredeyse savrularak içeri dalmışlardı.
"Ne oluyor yavrum."
"Helaya gitmem gerek."
"Ti?"
"Lütfen gidelım."
"Tamam kızım"
Veronika ve Ena Hilal'in koluna girip odadan dışarı çıkarken Albay için bulunmaz bir fırsat yarattığını akıl edememişti Hilal. Onun tek amacı olayın bir an önce kapanmasını sağlamaktı. O adamı yakalarlarsa ve matbaada olduğunu öğrenirlerse ışte o zaman işi biterdi. Önceden olsa korkmazdı ama bu sefer karnındakini de düşünmek zorundaydı.
Stavro bir yılan gibi kıvrak hareketlerle çekmeceleri karıştırıyordu. Bos kağıtlar ve mürekkeplerden başka bir şey bulamamıştı. Dolabı açtığında Hilal'in yasemin kokusu burnunu doldurunca gülümsedi. Saplantılı biriydi. Takıntıyı aşk sanacak kadarda tehlikeliydi. Eli Hilal'in gecelikleri üzerinde dolaştı parmakları az önce sabahlığının bile kapatamadığı göğüslerine dokunurcasına o bölgelerde gezindi. Ne guzel olurdu onunla evli olmak. Leon cok şanslıydı hem görevini yapıyor hemde böyle bir beden ile odullendiriliyordu. Olsun önemli değildi Hilal eninde sonunda ona kalacaktı ve Leon elim bir kazaya kurban gidecekti. Kim bilir belki kör bir kurşun belki de ayağı kayıp kafasını vuracaktı. En alt çekmecede özenle paketlenmiş kağıtları bulunca pakedine zarar vermeden açtı. Bir kaç aşk mektubuna igrenek bakarken gözü daha derinlere saklanan diğerlerinden ayrı duran kağıtlara ilişti. Altında gördüğü imza ise yüzündeki sırtlan sırıtmasını genişletmişti. Iki kağıdı alıp diğerlerini yerine bıraktı dikkat çekmemek adına. Çekmeceden görüp aldığı bembeyaz dantelli iç çamaşırını burnuna götürüp koklayıp cebine sıkıştırdı. Odadan çıkmadan önce fısıldadıkları yaşanacak kötü günlerin habercisiydi.
"Yakında kavuşacağız despina hem de bu sefer sen isteyeceksin."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEĞMEN
Fiksi PenggemarDizi ile Paralel çokça da bağımsızdır... Hilal ve Leonidas'ın birbirini bulma hikayesi.
