"Evet, bu mekanizmanın ana parçası."
Anif küçük bir parçayı diğerlerinin de görebileceği şekilde havaya kaldırmıştı.
"Bunu buraya yerleştirdikten sonra hazır."
Yerine yerleştirirken yaptığı mekanizma ile gurur duyarcasına yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
"Bu ne işe yarayacak?"
"Bence bu işlevsiz bir hurdadan başka bir şey olmayacak."
Anif, Zeyd'in omzuna vurarak "Senden daha çok işe yarar olacağı kesin" dedi.
Çocukların hepsi kahkalarla gülerken Erdem pür dikkat -Zeyd'in hurda dediği ve Anif'in de muhteşem icadım dediği- mekanizmaya bakıyordu.
''Ciddi anlamda soruyorum. Bir saatten fazladır bunu bitirmeni bekliyoruz, bize muhteşem icadının hünerini gösterir misin artık?"
"Çocuk haklı abi."
"Tamam mavi göz, merakını gideriyorum."
Anif'in sözleriyle Erdem yüzünü buruşturarak "Mavi göz mü? Daha iyi bir lakap bulamadın mı?" Dedi.
Anif gülerek omuz silkti ve ilkel görünümlü elektirikli süpürge robotununun özelliklerini heyecanla anlatmaya başladı.
Herkes Anif'i alkışlayıp tebrik ederken Erdem de Anif ile tokalaşıp "Evet güzel düşünmüş ve yapmışsın da ama birkaç ekleme yaparak dış görüntüsünü de daha güzel hale getirebilirsin dostum." Dedi.
Anif gülümseyerek Erdem'in elini sıktı. "Bu işlerden anlıyorsan bana yardım edebilirsin. Bugün geç oldu. Boş olduğun bir gün gel ve üzerinde çalışalım. Bu arada ne okuyordun? Mühendislik falan mı?"
Erdem kafasını iki yana salladı.
"Hayır, sadece küçüklüğümden beri böyle şeylere ilgim var."
''Öğrenci evimizde fırınımızı tamir edeyim derken patlatmıştı ve neredeyse evden atılıyorduk. Bence ona dikkat etsen yararına olur Anif."
Ali Ömer'in gülerek söyledikleriyle Erdem de gülerek arkadaşına baktı ''Eh profesyonel değilim sonuçta. Bazen küçük aksilikler olabiliyor. Dua edin de sizi yakmamıştım."
"Ali Ömer olmasaydı ev sahibi bizi kapı dışarı ediyordu.''
"Herkes bir şekilde Ömer'e kapılıyor. O aksi yaşlı teyze bile Ali'm de Ali'm diyordu. Anlamıyorum Zeyd, hadi sen çirkinsin ama benim gibi mavi gözlü yakışıklı bir sarışın dururken gidip Ali Ömer gibi karakuru bir oğlanı sevmeleri de tuhaf yani.''
Ali Ömer utançla kafasını eğmiş, arkadaşlarının bir an önce susmasını bekliyordu. Daha fazla rezil olmak istemiyordu.
Zeyd kahkalarla gülerken Erdem'in omzuna vurdu.
"Bana çirkin dediğin için çarpılacaksın.”
Onlar birbirlerine vurup şakalaşırken Üzeyir de onlara katılmıştı.
“Erdem sen yakışıklı değilsin ki şirinsin sadece.’’
Ama bu herkesi şaşırtıp sessiz olmalarına sebep olmuştu. Çünkü Üzeyir pek konuşmayan sert mizaçlı biriydi. Şimdi Erdem'in espirileri üzerine yorum yapması herkesi şaşırtmıştı. Zeyd şaşkınlığını atlatıp kahkahalarla gülmeye başladığında diğerleri de gülmüştü.
Erdem yüzünü buruşturarak mırıldandı ''Teşekkür ederim abi. Şirin sıfatından kurtulamadık bir türlü.''
Bir saat kadar sonra Zeyd, Erdem ve Ali Ömer ile birlikte Filistinli arkadaşlarının yanından ayrılmış ana caddeye doğru yola koyulmuştu.
"Mahra'lara mı gideceksin?''
Ali Ömer kaşlarını çatarak Erdem'e baktı ve başını salladı. Mahra ve ailesiyle birlikte yaşamaya başlamıştı ama bu tuhaf hissettiriyordu. Ani bir kararla hiç tanımadığı bir kız ile evlenmiş ve o kız bir parçası oluvermişti. Karmakarışık hissediyordu. Duyguları tepetaklak olmuştu. Yanlış bir karar vermiş olmaktan korkuyordu bazen. Ama üzerinde çok düşünmeyip her şeyi akışına bırakıyordu şimdi de olduğu gibi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİNA
Teen FictionLina arkasına dönüp baktığında onu bıraktığı yerde dizlerinin üzerine çökmüş, kendisine baktığını gördü. Aralarında bir hayli açılmış mesafeden dolayı yüzünü net göremese de toprağa bulandığını ve bakışlarındaki hayal kırıklığını seçebiliyordu. Kalb...
