İyi akşamlar ya da ben bunu düzenlerken gece oldu tabi. Gecikmeden dolayı üzgünüm arkadaşlar. Panomda duyurduğum çarşamba sözünü sağlık problemlerinden dolayı tutamadım ne yazık ki. Bir sonra ki bölüm de bu hafta gelir mi söz veremiyorum, kurguya hiç kafa yoramadım. Ameliyat iyi geçti, taburcu olduk ama evde dört yaşında ilgi bekleyen minik bir hastam var. Fırsat buldukça yazacağım ve biter bitmez paylaşacağım. Moral ve motivasyon kaynağım olan yıldızlarınız ve yorumlarınızı eksik etmeyinde yeni bölüm daha çabuk gelsin bence:) O zamana dek yorumlarda görüşürüz. Keyifli okumalar!
Beyzbol sahası büyüklüğünde ki ufak bir ormanı andıran arka bahçe farklı tonlar ve büyüklüklerdeki yarım asırlık yaşlı ağaçlara ev sahipliği yapıyordu. Alışılagelmiş çam, akçaağaçları ve baharın gelişiyle filizlenen yeşil yaprakların yanında, ateşin en kor rengine sahip kızıl yapraklı gösterişli ağacın dalları esen ılık meltemle havayı okşuyordu. Rüzgar, bir piyanistin en soft ninniyi çalarken tuşlarla dans ettiği gibi ahenkli ve nazikti. Birçok farklı şekil verilmiş çalılıklar ve sol duvar köşesini dolduran renkli çiçeklerin süslediği bahçeye dokunan ellerin ona ne kadar değer verdiği görülebiliyordu. Neredeyse hayalini kurduğum yaşam alanım gibi harikaydı ve içinde gezinen suratsız karartılar olmasa çok daha muhteşem olacaktı.
İçerideki taraflar arasındaki sesler genç McNally'nin döneceğini söylemesiyle yeniden yükselmeye başladığında yanımda Eleysa'yla birlikte çoktan göz alıcı bahçeye çıkmıştık. İçeride olmam gerekirdi, olmalıydım da ama bu defa istemiyordum. Bu tatlı küçük hanımla birlikte yeşilin tadını ruhuma çekmek ve tüm yapaylıktan uzak kalmak çok daha cazipti.
Oyunbaz iki hayvanın Eleysa'yı görüp bize doğru hızını artırmasıyla minik prenses elimi neşeyle bıraktığında bu defa da küçük kız için gerçeklikten vazgeçtim ve korkmuş gibi yapıp küçük bir iniltiyle bir adım geri attım. Tepkimle Eleysa bacak hizamdaki boyuna rağmen beni korumak istercesine köpeklerin her ikisininde boynuna sarıldı ve daha fazla yaklaşmalarını engelledi. Minik kalbinde taşıdığı şefkati görünce gözlerimin önünde Drew'in küçüklüğü canlandı. O an küçük kızı kucağıma alıp göğsüme sarmak istesem de yabancısı olduğu benden ürkmemesi için herhangi bir harekette bulunmadım.
"Bastıy'la Finn.." dedi tane tane, ardından kendini yalamaya çalışan köpeklere hitaben eliyle beni işaret etti. "Çocuklar, Ayyana benim arkadaşım. Onu korkutmak yok, akıllı olun."
Küçük oynuma devam edip iki dizimin üzerinde yere çömeldim ve iki sevecen köpeğe avuç içlerim onlara bakacak şekilde elimi salladım. Çekinik ifadeyle "Merhaba Bastıy ve Finn" dedim. Eleysa hatamı hemen fark edip bir eliyle ağzını kapatarak kikirdemeye başladı. "Yanlış söylüyorsun akıllım. Bastıy değil adı, Bastıy."
Harfleri tamamen farklı söylediğinden habersiz küçük kıza karşı gülüşümü baskılayarak neden bahsettiğini anlamamış gibi yaptım. Kısacası salağa yattım. "Ben de öyle söylüyorum zaten. Bastıy değil mi onun adı?" dedim kahverenkli yumuşak gür tüyleri olan köpeği göstererek. Anlamamış olmamın verdiği hezimetle avuç içini alnına yaslayıp minik yeşil gözlerini oflayarak devirdi. Daha fazla direnmeyi bırakıp gülümsedim. "Aaa, tamaam.. Şimdi anladıım, Buster onun adıı."
"Tanrıya şükür.." dedi çok bilmiş ifadeyle. Parmaklarımı uzatıp yanaklarından sıktım. "Çok tatlısın ama sen! Hadi Buster ve Finn'i seveyim artık."
Hevesle başını salladı. Köpeklerin çok akıllı olup korkmamam gerektiğini anlatırken çok sevimli görünüyordu. Bu küçük kız, kısa süreliğine de olsa tüm baskıları, tüm boğulmuşlukları ve tüm sahtelikleri silip atmaya muktedir olmuştu yüreğimden. Tek başlarına Dünya'yı iyileştirme gücüne sahiplerdi çocuklar. Onları anlayabilsek ve her zaman onlar gibi masum kalabilsek çok daha yaşanabilir bir hayatımız olacağı kesindi ama biz onların bu masumiyetlerini 'saflık' olarak adlandırıp, bu duyguyu korumaya çalışan nadir insanları da küçümsemekle yetiniyorduk.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
STAJYER
Action•TAMAMLANDI• "Şeytana yol veren bir melektim. Kanatlarıma kan bulaşmıştı benim.." 🔸🔸🔸🔸⚜️🔸🔸🔸🔸 Acıyı tanımak, onu hissetmekten daha çok sarsar insanı. Tecrübe etmişsindir.. acının sana neler yaşatacağını, sende meydana çıkaracağı hisleri artı...
