BÖLÜM 16 | SÖZ

277 40 71
                                        

İzmir depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarını kaybeden herkese başsağlığı, depremzedelere acil şifalar diliyorum. 65 saat geçmesine rağmen hayata tutunmaktan vazgeçmeyen kızım yaşlarındaki küçük Elif'in gözlerinde gördüğüm travmayla bile sarsılmışken göçük altından iyi haberler bekleyen depremzede yakınlarının neler hissettiğini anlayabilmek mümkün değil. Hepimize çok, çok geçmiş olsun. Destek olmak yerine provakatif söylemler yapan kimselere de Allah akıl sağlığı versin.

Yeni bölümü şimdilerde paylaşmak istemiyordum aslında ama çok fazla geciktiğim için daha fazla bekletmek istemedim. Herkese keyifli okumalar canlarım. 

OY & YORUMları unutmayalım lütfen. 

Hallelujah!

Sonunda yalnız olabileceğim.

James'in kadın hakkındaki düşündükleri olumsuz olsa da benim Rosemary ile bir sorunum olmamıştı şimdiye dek. Hatta kadının iş odaklı olması, mükemmeliyetçi yapısı ve en önemlisi fazla konuşmaması onunla iyi anlaşmamı bile sağlıyordu. Kısacası artık emekli olmasına sevinmemin sebebi Rose'un kendisi değildi. 

Ben, insan sevmiyorum.

Verilen sürenin dolması, ayrıca John McNally'nin benden gayet memnun olması Rosemary Pace'i hedefine ulaştırmıştı. Onun adına sevinçli olduğumu dile getirirken o duyguları kendi adıma hissettiğimi ifade etmedim tabi ki. Zaten her zaman olduğu gibi konuyu daha fazla uzatmayıp 'Hadi işimize bakalım Bayan Smyht..' demiş ve insan simasından daha fazla sevdiğini düşündüğüm ekranına dönmüştü. Eski iş arkadaşımla bir ortak nokta daha sadece..

Günün yoğunluğu sebebiyle sessizce çalıştığımız sürenin sonunda teneke kutunun içinden çıkan John McNally, olduğumuz tarafa adımladığında Isai'nin gerginliğini henüz kaybetmemiş olsa da dün sabaha kıyasla daha kontrollü görünüyordu. "Günaydın" diyerek Rose ile birlikte sandalyelerimizden kalkıp patronumuzu saygıyla selamladığımızda "Size de.." diyerek geçiştirdi ve Rose'un önünde durdu.

"İşlemlerini tamamladın mı Rosemary? Problem var mı?" Rose hüzünlü bir tebessümle başını saygıyla eğdi adamın karşısında. "Hayır efendim, evraklarımı tamamlandı. Bugün mesai bitiminde MMC ile ilişiğim resmen kesiliyor. Her şey adına size teşekkür ederim Bay McNally. Sizinle çalışmak benim için bir şerefti." Aynısını söyleyemeyeceğim. Tam bir şerefsizlik hali devam ediyor. "Bayan Smyht çok yetenekli ve çalışkan bir kadın ama bana ihtiyacınız olduğunuzda seve seve geleceğimi bilmenizi isterim efendim."

John McNally elini kadının omzuna koyup hafif dokunuşlar yaptı. "İyi bir asistandın Rosemary, bundan sonrası ailen için. Bunu al.." Cebinden çıkarttığı anahtarı kadının emre itaat boşluğunda kaldırdığı avucunun ortasına bıraktı. "..emeklilik hediyen." Kadının böyle bir jesti beklemediği şimdiye kadar ki nezaket tavrını bozan iki ayrılmış ağzıyla belli olurken ben en ufak bir şaşkınlık duygusu hissetmemiştim. Bu araba, hediye görünümlü bir sus payıydı. On yılda şahit olduğu tüm yasa dışı işleri bir gün ötmemesi için sırtına yüklediği bir minnet borcu daha sadece.

"A-ama Bay McNally.. Ben böyle bir şeyi kabul edemem." Rose'un anahtarı mahcup halde geri çevirmesi patronun sert bakışlarıyla kat'i bir şekilde reddedildiğinde avucunu kapatıp anahtarı içine sakladı. "Teşekkür ederim efendim"

On uzun yıl bu kelimeyle sona ermişti.

McNally'nin kalbinden kopup gelmeyen iyi dilekleri ve davranışları karşısında şaşkın olmaktan çok uzaktım. Haftalardır öldürme planları yaptığı Isai'yle bile davet boyunca gerçek bir dostu gibi iletişime geçmişken yabancı gelmiyordu bu hareketleri. Odasına geçmek üzere yöneldiğinde son anda bir şey hatırlamış gibi aniden durup yönünü bana çevirdi bu defa. "Aryana, Mike adına Kanada-Toronto şehir sınırına yakın bir otelde rezervasyon yaptır. Ne kadar kalacağı belli değil, ucu açık olsun. Ayrıca her zaman kaldığım oteldeki suit odamı bu gece kullanacağımı da bildir. Sekizde hazırlıklarını tamamlasınlar, misafirimle geldikten sonra rahatsız edilmek istemiyorum."

STAJYERBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin