Adın ne senin?
Tüm resmi evraklarda, CV'lerin başında, okulda, parkta, basit bir partide bile.. hayatın her aşamasında önemli bir yer kapladı bu sorunun cevabı..
Kim olduğunu, geçmişini ve bugününü anlatır bir başkasına, seni tanıtır çünkü adın. İsimler ebeveynler tarafından çocuğuna verilen bir hitap şekli olsa da bundan ibaret değildir sadece. Birkaç harften oluşan bu kelime ya da kelimeler seni tanıttığı kadar sana gösterilen değerdir de aynı zamanda. Bir çocuk dünyaya geldiğinde ona ismini verenin kalbinde sahip olduğu konumun açık adresidir. Kıyısından köşesinden hayatlarına uğradığı insanlar içinse o kişinin ne ifade ettiğidir adlar. Carina için çam gözlü çocuk dışında kimin için ne ifade ettiği önemli olmasa da genç kadın hayatına dokunduğu diğer insanlar için bir şekilde bir şeyler ifade ettiğini biliyordu.
Gerçeklerden uzaklaşmak onları yok etmezdi ki..
Drew için adı ve soyadının kısaltması olan Ca'be'e, teşkilattakiler için de Chame'e dönüşse de hafızasında yerleri olmayan anne ve babası ona bu isimle seslenmişlerdi birlikte yaşadıkları o kısa süre içerisinde. Carina... İçinde bulunduğu dev takımyıldızında geminin omurgası niteliğinde olan, aynı zamanda gökyüzünün sınırsız karanlığı içindeki en parlak yıldız Canopus'u içinde barından takım yıldızının adı.
Bay ve Bayan Bennet'ın astronomiye karşı özel bir ilgileri var mıydı bunu asla öğrenemeyecekti ama içinde büyüleyici gök cisimlerini barındıran bu takımyıldızını sevmiş olduklarını düşünüyordu... Her çocuğun her gün kendisine önem veren ve özel olduğunu düşünen bir yetişkinle zaman geçirmeye ihtiyacı vardır.* Carina bu şansa hiçbir zaman erişememiş olsa da ona verilen bu isimle anne ve babası tarafından sevildiğini düşünüyordu.. ve kendisine verilen bu ad gibi yirmi altı yıldır ruhunda korumaya çalıştığı aydınlığı ile karanlığın içinde yaşamaya devam ediyordu.
Karanlığın içinde siyaha dönüşmemeye, kan bulaşsa da kanatlarına her şeye rağmen melek olmaya çalışıyordu.
Bizzat kendisi için.
Ve saniyeler önce dokuz yıldır muntazaman gizlediği gerçek benliğinin nadiren işittiği iki kelimelik giriş kodu, odunumsu kokusu tüm kılcallarını istila etmiş olan adamın dudaklarının arasından dökülmüştü. Saniyeler içinde hızla nükseden çekim yüklü ambiyans Steve'in sesinden kendi adını duymasıyla yıldırım şiddetinde ani ve değdiği yeri yakıp küle çeviren bir hale dönüştü. Tek bir gündemi vardı şimdi Carina'nın.
Steve bunu nasıl bilebilirdi? Hakkında daha neler biliyordu? Bu adam, tam olarak kimdi?
Saliseler içinde genç kadının Pasifik Okyanusu'nu aratmayan zihninde dolanan onlarca düşüncelerden her biri bir diğerinin kuyruğunu kovalıyordu. İmkansızı çağıran ihtimallerle birlikte kuyruğun başını çeken ise Drew'in zarfının gizemli değişimiydi...
Kaşlarını çattı Chame. Olabilir miydi? Bundan bir kaç öncesine kadar Londra'da bir üniversitede hocalık yapan Steve McNally bu kadar kıvrak zekalı ve yetenekli olabilir miydi?
Eğer aklındaki ihtimal doğruysa, bu durumda..
Aniden bacaklarını adamın baldırlarına bir kıskaç gibi dolayıp omuzlarından kavradığı gibi üstündeki adamı ters çevirdi ve hırsla Steve'in üzerine çıktı. Karnının üzerinde oturur gibi pozisyon alıp, toz içinde kalan mermer yüzeye Steve'in omuzlarını sertçe baskıladığında genç adamın kızın bakışlarında gördüğü duygu saf öfke ve o öfkenin arkasına saklanmış endişeydi.
Günlerdir öğrendiği bilginin doğruluğunu teyit etmek için çabalamış ve bu süreçte her zamanki gibi hiçbir şeyden haberi olmayan biri gibi doğal davranmaya devam etmişti genç McNally. Varlığını bundan kısa süre önce öğrendiği annesinin diğer oğlunu bulmak, engel olamadığı bir fiziksel çekim ve duygusal bağla bağlandığı, kendini Aryana Smyht olarak tanıtan kızın başka bir ada sahip olduğunu anladığı an kadar şaşırtmamıştı Steve'i.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
STAJYER
Azione•TAMAMLANDI• "Şeytana yol veren bir melektim. Kanatlarıma kan bulaşmıştı benim.." 🔸🔸🔸🔸⚜️🔸🔸🔸🔸 Acıyı tanımak, onu hissetmekten daha çok sarsar insanı. Tecrübe etmişsindir.. acının sana neler yaşatacağını, sende meydana çıkaracağı hisleri artı...
