34. Bölüm

900 48 32
                                        

-------------------------------------Sonraki Gün------------------------------------

-------------------------------------Laura'nın Ağzından-------------------------------------

Lynch'lerin evine geleli yaklaşık iki saat olmuştu ve şuana kadar Ross'la aramızda hiç bir diyalog geçmemişti. Arada sırada küçük bakışmalar oluyordu, ama kısa sürüyordu.

Masadaki konuşmaları umursamayarak yemek yerken telefonum çaldı. Yavaşça kalkıp yukarıya çıktım.

Arayan kişiye baktığımda açmakta ilk başta tereddüt etmiştim, çünkü Finn arıyordu. Ama açmalıydım. Sonsuza kadar ondan kaçacak değildim ya.

"Hey." Diyerek telefonu açtım.

"Hey." Karşı taraftan Finn'in sesini duydum.

Cevap vermediğimi fark ettiğinde tekrar konuşmaya başladı.

"Bak, Laura... Bu şekilde değil de yüz yüze konuşmak isterdim, ama bacağım kırıldı ve hastanedeyim. Her neyse, ben... Şirkette olduğumuz gün olanlar için özür dilerim."

"Önemli değil, sadece bir hataydı ve... Bacağın mı kırıldı?"

"Ah, evet. Sen şirkete geldiğin günün iş çıkışı, arabama gidecektim ki... Ross önüme çıktı ve hiçbir şey yapmadığım halde bana vurmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadım, karşılıkta veremedim. Uyandığımda hastanedeydim." Dediğimde beynimden vurulmuşa döndüm. Ross, Finn'i dövmüş müydü?

"N-ne? Peki, sen iyi misin? İstersen gelebilirim."

"Yok, hayır. Saat geç oldu zaten."

"T-tamam, görüşürüz." Telefonu kapattığımda ellerim sinirden titriyordu.

Hiçbir sebep yokken neden Finn'i dövmüştü ki?

Hızlıca merdivenlerden indim ve Ross'un yanına gittim.

"Konuşabilir miyiz?" Dediğimde bana döndü.

"Ne var?" İlgisizce verdiği cevaba karşı gözlerimi devirdim.

Cevap vermediğimi görünce derin bir nefes aldı ve ayağa kalkıp benimle salonun köşesine yürüdü.

"Finn'i neden dövdün?" Diyerek hemen konuya girdiğimde, güldü.

"Hemen söylemiş anlaşılan. En son bıraktığımda kanlar içindeydi, tekrar kalkabildiğine göre iyi dövememişim. Bir sonrakin sefer daha iyi döverim."

"Sebepsiz yere arkadaşımı dövme hakkını sana kim veriyor?"

"Sebepsiz yere olduğunu kim söyledi?"

"Finn'i niye dövdüğünü bilmiyorum, ama seni polise şikayet edebilir! Durduk yere birisine bacağını kıracak kadar sert vuramazsın!

"Yanıma gelip bir şeyler söyledi ve beni sinir etti! Bende onu dövdüm, oldu mu?! Ayrıca bacağına değil yüzüne vurdum, bacağının kırık olması imkansız!''

''Sana ne dedi?'' Dedim ve derin bir nefes alıp sakin olmaya çalıştım.

Birkaç saniye bekledikten sonra gözlerini benden kaçırdı. ''Boşver, bu konu seni ilgilendirmez.'' Dedi. 

''Hayır, ilgilendirir! Finn'den nefret ettiğini biliyorum, ama sana o kadar şey söylemesine rağmen onu sadece beni öpmeye çalıştığı zaman  dövmüştün. Tekrardan seni bu kadar sinirlendirecek ne söyledi?!'' Cümlemin sonuna doğru sesim daha çok yükselmişti. Birisinin bizi duyup duymaması umrumda değildi. 

''Seni ilgilendirmez dedim, Laura!'' Daha yüksek bir ses tonunda cevap verdiğinde salondaki herkesin bize bakmaya başladığına emindim. 

''Eğer bilmek istiyorsam, beni de ilgilendirir!'' 

Gizemli ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin