-------------------------------Laura'nın Ağzından------------------------------------
"Laura, gerçekten bunu yapmak istediğine emin misin? Başına birşey gelebilir." Megan'ın söylediklerini göz ardı etmeye çalıştım. Haklıydı, ama yapmalıydım. Sonucu ne olursa olsun, artık bitmeliydi.
"Yapmalıyım, Megan. Altı üstü konuşacağız ne olabilir ki?" Dedim.
"Hmm... bir düşünelim. Seni bıçaklayabilir, üstüne araba sürebilir, belki de seni kaçırabilir sonra da--" Oflayarak sözünü kestim.
"Belki de konuşarak anlaşabiliriz."
"Ah, kesinlikle hayır. Seni öldürmek isteyen birisi ile nasıl konuşarak anlaşabilirsin ki?" Dediğinde endişelerim büyümüştü. Ama onları unutmaya çalıştım, bu sefer kaçmayacaktım.
"Bak, sadece bir şeyler yapabilmek istiyorum. Her neyse benim gitmem gerekiyor, görüşürüz."
"Pekala, senin kararın. Görüşürüz, ölmemeye çalış." Dediğine karşı biraz güldüm ve telefonu kapattım.
Ayna da son kez kendime baktım ve öz güvenimi toplamaya çalıştım. Derin bir nefes alıp, kendimi hazır hissettikten sonra aşağı indim ve evden çıktım.
Annemler arkadaşlarımla buluşmaya gittiğimi düşünüyordu. Onlara, "Beni öldürmek isteyen bir katille buluşmaya gidiyorum." Diyemezdim.
Soğuk hava vücuduma çarptığında titredim. Ellerimi birbirlerine sürterek ısınmaya çalıştım ve buluşacağımız parka doğru ilerledim.
Açıkçası tam bir nokta belirlememiştik ama park o kadar büyük olmadığı için birbirimizi kolayca bulabilirdik.
Yanan sokak lambalarından birinin altında ki banka oturdum ve beklemeye başladım. On dakika kadar bekledikten sonra ellerimle oynamaya başladım. Stresten bacağımla ritim tutmaya başlamıştım bile.
Omzuma bir el dokunduğunda, birden nefesim kesildi.
Gelmişti.
Arkamı dönüp bakacak kadar cesaretim yoktu. Kendimi cesaretlendirmeye çalıştım ve arkamı döndüm.
Ama görmeyi beklediğim kişi yoktu. Ayağa kalktım.
"R-Ross?" Dediğimde alaycı bir tonla bana karşılık verdi.
"Anlamayacağımı sandın, değil mi? Ama hayır, ben salak değilim!"
"Ross--"
"Sana güvenebileceğimi sanmıştım! Seni bunun için uyarmıştım! O mesajı aldığında ilk bana haber vermeliydin! O çok tehlikeli, Laura! Ya sana birşey yapsaydı?!" Artık daha yüksek sesle bağırmaya başlamıştı. Bu ilk kavgamız değildi, ama onu ilk defa böyle görüyordum.
"Nasıl öğrendin?" Sesim kırgın çıkmıştı.
"Bana sorular sorduğun gün bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım. Dün alışverişe gittiğimizde kıyafet denemek için kabine girdiğinde telefonunu bana vermiştin. Mesajlarınızı okudum."
"Özür dilerim..."
"Biliyor musun, bana gelip herşeyi söylemen için beklemiştim. Benden yalan söylemememi istemiştin peki senin yaptığın ne oluyor?!"
"Özür dilerim..." Derken gözümden yaşların süzülmesine izin vermiştim.
"Tek yaptığın salakça özür dilemek! Çünkü başka bir şey diyemezsin, değil mi? Senin farklı olduğunu düşünmüştüm, Laura. Ama diğerleri gibisin, sadece zaman kaybıydın."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gizemli Çocuk
FanfictionYağmur damlaları saçlarımdan dudağıma doğru süzülürken sadece gözlerimin içine bakıyordu. ''Seni seviyorum.'' Sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Yüzüne daha çok yaklaşıp cevap verdim. ''Ben de seni seviyorum.'' Yüzünde kocaman bir gülümseme oluşurken, ara...
