------------------------Ross'un Ağzından------------------------
"Ne?" Şaşkınlığımı saklamaya çalışarak ona doğru döndüğümde gözlerini benden kaçırdı.
"Hı? U-unut gitsin. Her neyse, ben gitmeliyim. Görüşürüz!" Cevap vermeme zaman veremeden hızlıca yanımdan uzaklaştı.
Kafamda bir sürü cevaplanmamış soruyla birlikte tuvaletin ortasında dikilirken, içeri birkaç kız girdi. Kızlar tuvaletinde olduğum için bana tuhaf bir bakış attıklarında dışarı çıktım.
Tuvaletten çıktığımda ise bahçe kapısına doğru yöneldim. Zilin çoktan çalmış olması umrumda değildi.
------------------------5 Gün Sonra------------------------
---------------------------Yazarın Ağzından---------------------------
Tenimize damlayan soğuk su damlalarıyla birlikte gözlerimizi açıyoruz. Sırtımızın ağrıdığınızı fark etmemizle ağzımızdan acı dolu bir inleme çıkıyor.
Kalkmak için elimizle vücudumuza destek alırken soğuk zemine dokunuyoruz ve kendi yatağımızda olmadığımızı anlıyoruz.
Gözlerimiz yavaş yavaş karanlığa alışırken bulunduğumuz yeri incelemeye çalışıyoruz, ama hiçbir şey göremiyoruz. Tek izlenimimiz bir depoda olduğumuz.
Duvarlara dokunarak ilerlemeye çalışırken elimize bir sıvı bulaşıyor. Göremediğimiz için elimizdeki sıvıyı kokluyoruz.
Kan.
Kan kokuyor.
Kalp atışlarımız hızlanmaya başlarken, deponun kapısını buluyoruz ve soğuk rüzgar bedenimize çarpıyor.
Ama dışarısının da pek aydınlık olduğu söylenemez, tek ışık kaynakları hafifçe yanan beyaz ışıklı lambalar.
Gözlerimizle etrafı tararken bir ormanda olduğumuzu fark ediyoruz. Ama normal ormanlar gibi değil, ağaçlar solmuş, yerler kurumuş bitkilerle dolu ve insanın bedeninin en derinine kadar işleyen soğuk bir hava var.
İlerlemeye devam ederken oyuncak bebeklerden çıkan o sinir bozucu ince ses bir şarkı söylemeye başlıyor. Şarkı çok tanıdık ama ismini bir türlü hatırlayamıyoruz.
Şarkı gittikçe artarken, ormanın karanlık tarafından adım sesleri geliyor. Kalbimiz gümbür gümbür atmaya başlıyor.
Adım sesleri sinir bozucu şarkının önüne geçecek kadar artarken zihnimiz daha fazlasını kaldıramıyor.
Yere çöküyoruz ve boğazımızı yırtacak bir şekilde çığlık atıyoruz. Ama çığlığımız yeterince yüksek değil. Seslerin önüne geçemiyor.
İşler daha korkunç hale gelmeye başlarken bir şey oluyor.
Uyanıyoruz.
-----------------------Laura'nın Ağzından------------------------
Çığlık atarak uyandığımda vücudumun kasıldığını fark ettim ve kendimi rahatlatmaya çalıştım.
Sakin ol, Laura. Karanlıkta bir şey yok. Hiçbir şey yok. Sakin ol.
Bu rüyayı birkaç gündür her gece görüyordum ve her gördüğümde farklı şeyler ekleniyordu.
İlk gece kan kaplı duvar, sonra ki gece sinir bozucu bir şarkı, daha sonra ki gece de adım sesleri, şimdi ise adım sesleri giderek yaklaşıyor ve artıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gizemli Çocuk
FanficYağmur damlaları saçlarımdan dudağıma doğru süzülürken sadece gözlerimin içine bakıyordu. ''Seni seviyorum.'' Sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Yüzüne daha çok yaklaşıp cevap verdim. ''Ben de seni seviyorum.'' Yüzünde kocaman bir gülümseme oluşurken, ara...
