-------------Hatırlatma-------------
Biraz hava almak için dışarı çıkmıştım. Kulaklığımı taktım ve parka doğru yürümeye başladım. Tam parkın yakınlarına geldiğim sırada birisi kolumdan tuttu ve beni siyah bir arabanın içine attı. Yüzünde maske vardı ve geri kalan tüm kıyafetleri simsiyahtı. Elleriyle beni koltuğa kilitledi ve beni öpmeye çalıştı. Şuan da Ross'un yanımda olması için dua ediyordum.
--------------Yeni Bölüm--------------
Bacağına tekme attığımda, dikkati dağıldı. O bacağını tutarken bende maskesini çıkardım. Gördüğüm şey karşısında ağzım şaşkınlıkla açılırken, Ross bana kahkahalarla gülüyordu. Sinirden yüzüne sert bir tokat attığımda daha çok gülmeye başladı.
''Ya manyak mısın? Korkudan ölüyordum. Ne yapmaya çalışıyorsun sen?'' dedim sinirle.
''Seni kaçırıyorum sevgilim.'' dedi ve sürücü koltuğuna geçti.
''Ne yapıyorsun?!''
''İyiyim sen, ne yapıyorsun?''
''Ya mal mısın? Aç şu kapıyı ineceğim.''
''Off bir rahat dur. Sana, bir sürprizim var.''
Onunla daha çok laf dalaşına girsem de fikrini değiştiremeyeceğimi biliyordum. Hem hala düzgün bir şekilde özür dilememişti.
-------------------------------
''Geldik!'' Ross'un sesiyle gözlerimi açtım. Sanırım uyuya kalmıştım. Arabadan indiğimde karşımda kocaman bir ağaç ev duruyordu. (bknz: multimedia)
''Beğendin mi?''
''Burası harika!''
''İçeri girelim mi?'' dedi ve elini bana uzattı.
''Olmaz.''
''Neden?''
''Daha özür bile dilemedin. Hem ben yüksekten korkarım.'' dediğimde bana bir bakış attı. Daha sonrada yanıma gelip ellerimden tuttu.
''Özür dilerim.'' Bu bakışlar altında affetmemek mümkün değildi.
''Tamam, affettim.'' Yüzüne kocaman bir gülümseme belirdi ve yanıma geçti.
Ağaç eve doğru yürümeye başladık. Ross kahverengi kapıyı bir anahtarla açtı ve içeri girdik. Duvarlar tahtadandı. Sağ köşede iki kişilik küçük kırmızı bir koltuk ve önünde de küçük bir televizyon vardı. Sol köşede iki kişilik bir yatak vardı. İleride ise küçük bir tezgah, buzdolabı ve ocak vardı. Her şey birbirine uyumluydu. Sanki bütün eşyalar bu ev için yapılmıştı.
Gözüm yan tarafta duran merdivene takıldı. ''Üst kat mı var?''
Ross hemen cevap verdi. ''Evet, ama üst kat biraz küçük.''
Gidip merdivenden çıkmaya başladım. Üst kat biraz küçüktü ama güzeldi. Karşıda bir kapı vardı. Biraz yaklaşıp kapıyı açtığımda, küçük bir balkonla karşılaştım. Balkona çıktım ve etrafa bakınmaya başladım. Ormana benzer bir yerdeydik. Ama şehre yakındık.
Belimde iki tane el hissettiğimde, Ross bana arkadan sarılmıştı. ''Çok güzel değil mi?''
''Buranın yanında, çok güzel kelimesi bile az kalır. Burası mükemmel.''
''Evet, senin gibi.'' dediğinde arkamı döndüm ve ona sarıldım.
''Gitmemiz gerekiyor.'' dediğimde şaşırdı. ''Neden?''
''Dün olanlardan sonra evde olmam daha iyi olur.''
''Dün ne oldu?'' Finn'in evinde kaldım diyemezdim. Zaten söylersem ilk beni sonra da Finn'i öldürürdü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gizemli Çocuk
FanfictionYağmur damlaları saçlarımdan dudağıma doğru süzülürken sadece gözlerimin içine bakıyordu. ''Seni seviyorum.'' Sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Yüzüne daha çok yaklaşıp cevap verdim. ''Ben de seni seviyorum.'' Yüzünde kocaman bir gülümseme oluşurken, ara...
