16. Bölüm

1.1K 53 22
                                        

-----------------------------Laura'nın Ağızından------------------------------

"Onu gördüm, Ross. Tam oradaydı."

"Laura, bu imkansız, o öldü."

"Ama onu gerçekten gördüm! Tam oradaydı ve bana bakıyordu." Dediğimde derin bir nefes aldı ve ellerimi tuttu.

"Bak, Laura. Belki de sadece birisine benzetmişsindir, ya da-" sinirle sözünü kestim.

"Ya da ne?"

"Ölümünden etkilendiğin için, halisünasyon falan görmüşsündür."

"Ben... bilmiyorum."

"Sakin ol, eminim sadece yanlış görmüşsündür. Şimdi, kahve ister misin?"

"Olur," diyerek cevap verdiğimde gülümsedi ve mutfağa doğru ilerlemeye başladı.

İçeriden sesler geldiğinde kahve yapmaya başladığını anlamıştım. Ben boş boş beklerken, Ross'un telefonu titredi. Sehpaya doğru uzanıp telefonu aldım.

Evet belki de bu yaptığım biraz özel hayata dalmak oluyordu, ama biz sevgiliydik. Bu çok normaldi. Telefonun ekran kilidini açtıktan sonra gelen mesaja baktım. 

Sanırım hala benim ne kadar tehlikeli olduğumu fark etmedin. Tam şuan da gelip ikinizi de öldürebilirim, ama siz birazdan hiçbir şey yokmuş gibi kahve içeceksiniz. -A

Mesajı okumamla vucüdümün kaskatı kesilmesi bir oldu. Elimde ki telefonu neredeyse düşürecektim.

O buradaydı. Şuan da tam buradaydı ve bizi izliyordu.

Şaşkınlığımı atamamış bir şekilde hala mesaja bakarken, belimde bana sarılan bir kol hissettim.

Kafamı yana doğru çevirdiğimde, kaşları çatık bir şekilde telefon ekranına bakan Ross'u gördüm.

Birden sinirle ayağa kalktı ve tek tek tüm pencereleri kontrol etmeye başladı.

Önüne geçip sarıldığımda, kasılmış vucüdünün rahatladığını hissettim. Sarılmama karşılık verdi ve başımdan öptü.

"Sana zarar vermesine izin vermeyeceğim." dediğinde sesi her zamankinden daha sinirli çıkmıştı.

"Zamanımızı boşa harcamasına izin verme. Zaten okulda görüşemeyeceğiz." dediğimde bu sefer kaşları merakla kalkmıştı.

"Neden okulda görüşemeyelim ki? Aynı sınıftayız."

"Hmm.. bir bakalım. Jennifer, çıkacak dedikodular ve alacağım hakaretler. Oldukça çok neden var."

"Ah, hadi ama. O gerizekalı Jennifer, dedikodular veya hakaretler umurumda değil. İstersem senle el ele gezerim ya da koridorun ortasında öpüşürüm. Bu benim hayatım ve kimse karışamaz."

''Ama-''

''Aması falan yok. Seni üzen birisi olursa bana söyle, ben onları hallederim.''

''Tamam,''

''Güzel, artık kahvelerimizi içebilir miyiz?'' dediğinde gülümsedim ve elinden tutup koltuğa oturdum.

------------------------Ross'un Ağızından------------------------

Rydel'ın nefes nefese kalmış bir şekilde eve girmesiyle Laura'yla kafamızı ona çevirdik.

"Ne oldu?"

"H-hiçbir şey. Hiçbir şey olmadı." dedi ve yanımızda ki koltuğa oturdu.

Oldukça tedirgin görünüyordu. Ama göz ardı etmeye çalıştım.

Gizemli ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin