***Ross'un Ağzından***
Hızlıca arabama bindikten sonra direk eve gitmiştim. Akşam yemeğine katıldıktan sonra da kimse ile konuşmadan direk odama geçmiştim.
Şu anda gece nasıl dışarı çıkacağımı düşünüyordum. Pencereden atlasam biraz manyaklık olurdu? Belki de karşıdaki ağaçlardan birine tutunur ve yere inerdim.
Pencerenin yanına gittim ve açıp yüksekliğe baktım. O kadar da yüksek sayılmazdı aslında, ama ağaç çok uzaktaydı. Evden kaçmaya çalışırken, bir yerlerimi kırıp yakalanabilirdim.
Belki de sadece herkesin uyumasını beklemeliydim, sessizce kapıdan çıkabilirdim.
Yavaşça odamın kapısını açtım ve dışarı çıktım. Koridor karanlıktı ve hiçbir ses duyulmuyordu.
Bu iyiye işaretti.
Telefonumun kilit düğmesine bastım ve saati kontrol ettim. 22:30'a geliyordu. 23:00'da orada olmam gerekiyordu. Acele etmeliydim.
Parmak uçlarımla merdivenden aşağı indim ve yavaş adımlarla kapıya doğru yürüdüm. Sessizce kapıyı açtım ve yine dikkat ederek kapattım. Dışarı çıktığımda derin bir nefes aldım.
Bir aşama bitmişti.
Arabamın yanına geldiğimde, anahtarı almayı hatırladığım için kendimi tebrik ettim ve hızlıca arabaya bindim.
Arabayı çalıştırdım ve hemen yola koyuldum. İlk olarak John'dan malları almalıydım.
***
İşte ilk satışımı yapacağım bina tam karşımda duruyordu. Tüğlerim diken dikendi. Soğuktan mı, yoksa korkudan mı olduğunu bilmiyordum.
Korkumu unutmaya çalışarak arabadan indim. Ardından, içi esrar dolu olan paketi aldım. Apartmanın önüne geldiğimde, John'un verdiği kağıtta yazan daire numarasının ziline bastım.
''Kimsin?'' Diafondan bir ses duyuldu.
İlk başta ismimi söylemeyi düşünsem de, John'un benden bahsetmemiş olma olasılığı aklıma geldi.
''Beni John gönderdi... Satış için.''
Neden bahsettiğimi anlamış gibi hiçbir cevap vermedi, ve kapının kilidini açtı.
Ağır kapıyı açtıktan sonra içeri girdim ve apartmanın içindeki esrar kokusunu umursamamaya çalışarak yukarı çıktım.
7 numaranın önüne geldiğimde, zili çaldım. Bir süre sonra 24 yaşlarında hafif sakallı birisi kapıyı açtı. Sendelememek için kapıya tutunuyordu, sarhoştu.
''İçeri geç.'' Adam kapıyla birlikte geriye doğru ilerledi ve bana yol açtı.
İçerideki müzik yüzünden neredeyse hiçbir şey duyulmuyordu. Ortamdaki sigara dumanı resmen ayrı bir katmana dönüşmüştü.
Kendine hakim olamadan gülümsedim.
Eskiden arkadaşlarımla, tüm gece böyle partilerde eğlenir, sarhoş olurdum. Ardından gülerek sokaklarda yürürdük, sabaha karşı evde olurduk.
Bunun kötü bir şey alışkanlık olduğunun farkındaydım, ama 16 yaşındaki halimi deli gibi özlüyordum. Büyümeyi hiç istememiştim.
Adama bakmak için geri döndüğümde, gitmiş olduğunu gördüm. Kaşlarımı çatarak etrafa baktığımda, birisinin omzuma vurduğunu hissettim.
Arkamı döndüğümde adam arkamda duruyordu. Elinde malların parası vardı.
''Al bakalım, dostum. Partinin tadını çıkar.'' Elindeki bira şişesini kafasına dikti. ''Mallardan içmeyi de unutma.'' Gitmeden önce sırtıma vurdu ve güldü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gizemli Çocuk
FanfictionYağmur damlaları saçlarımdan dudağıma doğru süzülürken sadece gözlerimin içine bakıyordu. ''Seni seviyorum.'' Sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Yüzüne daha çok yaklaşıp cevap verdim. ''Ben de seni seviyorum.'' Yüzünde kocaman bir gülümseme oluşurken, ara...
