"Girebildiğin gönül, memleketindir..."
🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀
Basit bir yaşam hikayesi olmayan Sahara'nın Bilal tarafından yeniden yazılan hikayesine tanık olmaya var mısınız?
Bad-ı Saba : Doğudan esen hafif ve hoş rüzgar, seher yeli. Divan edebiyat...
"La oğlum! Siz neden bir işi de düzgün yapmıyorsunuz!? Bir işi ya! Bir işi de düzgün yapın, ben de diyeyim; oğullarım var onlar halletti."
Abdullah bey, arabanın içinde sinirden kıpkırmızı olmuş bir şekilde oğullarına köpürürken, Esved hızlı hızlı arabayı sürüyor, Ecved de arka koltukta babasını sakinleştirmeye çalışıyordu;
"Tamam baba, kaza yaptılar işte, ikisi de ölmüştür. Kurtulduk işte Sahara'dan. İstediğimiz de bu değil miydi?"
Bu, Abdullah beyi daha da sinirlendirmişti;
"Lan oğlum! Neden ikisinden de kurtuluyoruz!? Nihan'ı aldığımız gibi aynı şekilde Sahara'yı da usulca alacaktık. Neden başımıza olur olmadık dertler açıyorsunuz? Neden bir işi de benim planladığım şekilde yapmıyorsunuz ya NEDEN!"
Bu sefer sözü Esved aldı. Gözünü yoldan ayırmadan konuşuyordu;
"Ne yapayım baba? Adam beni görünce birden direksiyonu kırdı işte, bozdu planımızı. Hem, ağaca çarptılar bişey olmaz."
"Allah'ım sen benim aklıma mukayyet ol! Ne günah işledim de bana böyle mecnun oğullar verdin!? Biri der; ikisi de ölmüştür, öbürü der; ağaca çarptılar bişey olmamıştır. Mecnunun en hası zaten ortada yok. Biz de burda onun pisliğini temizlemeye çalışalım."
Abdullah bey böyle sinirlenmişken en iyisi hiç cevap vermemekti. Esved ve Ecved de öyle yaptılar. Abdullah beyin yeri göğü inleten sesine kulaklarını tıkadılar.
********************************
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bilal, hastanenin merdivenlerini üçer beşer çıkarak, 304 numaralı odanın kapısını açtığında nefes nefese kalmıştı. Karşısındaki yatakta Sahara'yı bir eli ve bir bacağı alçıda görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. Öyle ki, Sahara'nın yanında duran Barış'ı farketmedi bile...
"SAHRA!"
Koşarak Sahara'nın yanında aldı soluğu;
"Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim..! Ne olursa olsun seni yalnız bırakmamam lazımdı."