Herkese merhaba :) Bu bölüm diğerlerinden bir hayli uzun oldu. Neden diye sormayın çünkü ben de bilmiyorum :)
Keyifli okumalar...
******************************
Karahanlılarda yenilen güzel akşam yemeğinin ardından çaylar, kahveler, tatlılar keyifle edilen sohbetle beraber birbiri ardınca sıralanıyordu. Uzun zamandır hep birlikte böyle keyifli bir akşam geçirmemişlerdi.
Necip bey, tatlısından bir çatal aldıktan sonra tabağını masaya bırakarak Münir beye döndü;
"Münir'cim, şu bizim davet işini ayarlayalım artık, vakti geldi."
Münir bey, tebessüm ederek kafasını sallarken, diğerleri de davet konusunu duyunca bir hayli sevinmişlerdi. Sahara anlamıştı ki, bu davet meselesinden sadece kendisinin haberi yoktu. Karşısında oturan Bahar'a baktı. Bahar da Sahara'ya anlamsızca bakıyordu. Belli ki onun da haberi yoktu bu davet meselesinden.
"Ne daveti?" diye merakla sordu Sahara tebessüm ederek. Onun sorusunu yine tebessümle Nihan yanıtladı;
"Babam ve Necip amca, Karahanlı İnşaat ve Saral Tekstil olarak, her yıl kimsesiz çocuklar yararına bir davet organize ederler. Pek çok hayırsever işadamı da bu davete katılır. Açık artırmalar ve bağışlar yapılır. Elde edilen gelir ise kimsesiz çocuklar yararına kullanılır."
Sahara'nın yüzünde istemsizce kocaman bir tebessüm oluştu. Deniz mavisi gözleri kocaman parlarken, Bilal de hipnoz olmuş bir şekilde onu izliyordu.
"Ne güzel bişey bu!" dedi Sahara heyecanla. Sonra Münir beye döndü;
"Münir amcacım..."
Konuşmasını düzelterek devam etti;
"Münir babacım, eğer izin verirseniz ben de size yardımcı olmak istiyorum. Hazırlıkların her aşamasıyla birebir ilgilenmek istiyorum."
Münir bey, Sahara'nın kendisini iyi hissedebileceği bir meşgale bulmasına sevinmişti.
"Olur tabi kızım. Çok memnun olurum. Hem, her sene Nihan ilgileniyordu bu işlerle. Bu sene o da biraz dinlenmiş olur."
Bahar da her zamanki o kendine özgü heyecanıyla atıldı hemen;
"Ben de yardım ederim Sahra'ya!"
Münir bey ikisini de tebessümüyle kucakladı;
"Yarın şirkete uğrayın, detayları konuşalım."
Münir bey daha sonra Necip beye ve tüm ev halkına döndü;
"Haftaya bugün veririz inşallah bu daveti. Bu sene ailemiz de her zamankinden çok daha kalabalık. Her şey daha güzel olacak Allah'ın izniyle..."
Rabie hanım, kızının değişimine her geçen gün kendi gözleriyle tanıklık ediyordu ve her gün şükür namazları kılıyordu Sahara'nın ve diğer çocuklarının bu halleri için.
Bilal ise gözlerini Sahara'dan alamıyordu. Babasına teklif ettiği şeyden sonra Bilal bir kez daha hayran olmuştu karısına.
Evet... Karısıydı işte yanında oturan bu güzel kadın. Böyle tebessüm edince, gözlerinin içi gülünce daha da güzel oluyordu ve bu güzellik, Bilal'i artık saklayamayacağı şekilde mest ediyordu...
*****************************
Fatıma, mide bulantısı ile soluğu lavaboda almıştı. Çıktığında ise Esved'i gömleğinin düğmelerini ilikleye ilikleye odadan çıkarken gördü. Esved, Fatıma'yı karşısında görünce bir anda ne yapacağını bilemedi. Gözlerine hafiften bir korku yerleşti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BAD-I SABA
Fiction générale"Girebildiğin gönül, memleketindir..." 🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀 Basit bir yaşam hikayesi olmayan Sahara'nın Bilal tarafından yeniden yazılan hikayesine tanık olmaya var mısınız? Bad-ı Saba : Doğudan esen hafif ve hoş rüzgar, seher yeli. Divan edebiyat...
