"Girebildiğin gönül, memleketindir..."
🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀🍀
Basit bir yaşam hikayesi olmayan Sahara'nın Bilal tarafından yeniden yazılan hikayesine tanık olmaya var mısınız?
Bad-ı Saba : Doğudan esen hafif ve hoş rüzgar, seher yeli. Divan edebiyat...
Herkese yeniden merhaba, yeni bölüm sizlerle... Bu bölüm şarkımız Bilal ve Sahara'nın henüz haberleri olmadan içlerinde yeşeren duyguları anlatıyor.
Eylem Aktaş-Yüreğimden Tut
Herkes günaha batmış Sorsan adı hayatmış Hala yalansız masum Bir tek gözlerin kalmış Esmer bir akşam vakti Senle yeniden doğdum Benden çaldıkları unut dedikleri Kaybettiğim kaderi buldum...
Dünyanın yükünü yazsalar payıma Dost düşman bir olup çıksa da yoluma Vazgeçmem senden yine de Ben aşkla yürürüm ateşe Yeter ki sen ellerimden tut
Keyifli okumalar diliyorum...
*******************************************
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Bazı insanlar, paramparça edip gider ve geride sadece kabuslar bırakır..."
Puslu bir gecede, dolunay bulutların arasından bir görünüp bir kaybolurken, karanlık ve korkutucu bir ormanda koşuyordu Sahara... Sanki bir şeyden kaçıyor gibiydi. Korkmuştu çünkü. Kalbi, birazdan ağzından çıkıverecekmiş gibi atıyordu. Duyduğu bir uluma sesiyle birlikte, korkudan dehşete dönmüş mavileriyle bir daha arkasına dönüp baktı ama kimsecikler yoktu. Koşmaya devam etti. Koştu...koştu...koştu... Tüm gücüyle koşmasına rağmen bir adım bile ilerleyemediğini hissetti. Karanlıktan önünü zor görüyordu ve koşmaya çalışmaktan tüm gücü tükenmişti. Nereye gittiğini bilmediği bu karanlık yolda ilerlemeye çalışırken, beyaz elbisesine takılıp yere düştü. Gözünün önünde gördüğü şeyle dehşete döndü. Birisinin belden aşağısı kanlar içindeydi çünkü. Kafasını yukarı kaldırdığında ise kendisine nefretle bakan Nihan'ın yüzünü gördü. Belden aşağısı kanıyordu Nihan'ın ve o, bunu umursamadan, dağınık saçlarıyla Sahara'ya nefretle bakmaya devam ediyordu. Nihan'ın sesi de oldukça nefret dolu ve korkutucuydu...
"Yavrumu sen öldürdün!!"
Duyduğu bebek ağlaması sesiyle kafasını çevirdiğinde ise Fatih'i gördü. Tıpkı Nihan gibi o da nefretle bakıyordu...
"Bebeğimin katilisin!!"
Ağlamaya çalışıyor ama ağlayamıyordu Sahara. Aynı bebek ağlaması sesini yine duydu. Bu sefer kafasını çevirdiğinde ise gördüğü yüz Abdullah Mihran'ındı... Ama onun yüzünde nefret değil, iğrenç bir gülümseme vardı...
"İnsanların hayatını nasıl mahvettiğini gördün mü Sahara? KATİLSİN SEN!!"