KLİŞE AMA SMUTLU [38]

5.3K 161 62
                                        

Kumral genç beklediği kişinin de içeri girmesiyle birlikte daha çok gerilmeye başlamıştı. Sakinliğini korumaya çalışan fakat beceremeyen bir havası vardı Doğu'nun. Çünkü Rüzgar'ın da olanları Kuzey'e anlattığını biliyordu. Ve Doğu'nun takıldığı bir nokta da ikisinin de gerçekten gey olup olmadığıydı. Belki ikisi de bu ortak noktaları yüzünden yıllardır arkadaştılar.

Karşısındakinin aksine Kuzey olanlara daha rahat yaklaşan bir tavırdaydı. Şaşırmış olmasının sebebi koca İstanbul'da -KOCA İSTANBUL'DA- aynı semtte aynı mekanda karşı karşıya denk gelmeleriydi. Belki de kaderin bir cilvesidir diyordu içinden. (Hayır benim paşa gönlüm öyle istedi.)

İkisinden biri -ki bu Doğu olmuştu- acilen konuşmaya girmeliydi başka türlü açıklığa kavuşmayacak bir çok soru açıkta kalacaktı.

Kumral genç ellerini yüzüne kapadı ve devamında derin bir iç çekerek saçlarından geçirdi.

"Arkadaşın pezevenkmiş doğru mu anladım?"

Sarı gözleri ışıldayan oğlan hala rahat tavrını korurken dudaklarından bir gülüş dökülmüştü. Ki bu karşısındakinin kalbinin teklemesine sebep oluyordu.

"Senin kadar olmasada."

Doğu ciddi olmadığı belli olan bir şekilde kaşlarını çattı.

"Ben mi pezoyum? Siktir lan ordan. Sizin burada ne işiniz var hem amk başka yer mi yoktu memlekette?"

"Asya önermişti. Bir ara birlikte geldiğinizi de söyledi tabi."

Kayıtsız bir tavırla söylemişti fakat lafları Doğu'nun beyninde yankılanmaya çoktan başlamıştı.

"Ve evet ben de bütün ailemize yavşayan ve arkadaşının benim arkadaşımı üzdüğü kişinin zamanında kız kardeşimle geldiği ve kardeşimin de gayet hoşuna giden bir mekana üzülen arkadaşımı getirdim."

Doğu normalde Kuzey'in imalarını anlamazdı fakat bu kadar üstelemesi onun bile anlamasına yetmişti bir şekilde. Her ne kadar jeton köşeli olsa da anladığında yüzündeki sırıtışa engel olamamıştı. Karşısında kollarını göğsünde bağlamış ve kendisine öldürücü bakışlar gönderirken ne kadar taşaklı olduğunu düşünmeden edemiyordu Doğu. Sinirli insan fetişim mi var diye de düşünmeden edemiyordu tabii.

İki elini de cebine yerleştirip sırıtışını silmeden öylesine etrafı incelemeye başladı ve fark ettirmeden aralarında bulunan mesafeyi azaltmaya başladı. Ne kadar fark ettirmeden olduğu tartışılır. Aralarında bulunan az mesafeyide kapadığında tek karışlık bir uzaklıktaydı kendisine.

Kuzey istifini bozmadan doğrudan gözlerine bakmaya devam ediyordu. Ki bu Doğu'nun daha çok hoşuna gidiyordu çünkü şerefsizin önde gideni olmak onun hobisiydi.

Elini gözleri sinirden alev almış gibi duran bedenin boynuna götürdü ve yavaşça saçlarına doğru ilerletti. Okşarken bir yandan da vücudunu kesiyordu. Gerçekten çoğu erkeğin hakkına giren bir fiziği vardı ve giydiği siyah gömlek bu fiziği daha da ortaya çıkartıyordu. Kafasını elini çekmeden boynuna doğru götürdü ve o mükemmel kokusunu içine çekmeye başladı. Sesini olduğunca alçaltarak konuşmuştu.

"Kıskandın mı sen?"

Kuzey'den sonunda bir karşılık alabilmişti. Ki bu her ne kadar istediği gibi olmasada bir karşılıktı sonuçta. Sertçe yakasını kavramış ve Doğu daha ne olduğunu fark edemeden lavaboya dayamıştı. Bacaklarının arasında olması Kuzey'in ayrı hoşuna gitmiş, fakat üzerinde durmamıştı.

"Kardeşimi kıskanacak kadar aciz değilim"

Yakasının gevşediğini fark etmesiyle konumlarını tamamen değiştirmesi bir olmuştu Doğu'nun. Ellerini lavaboya dayayıp vücudunu altındakine dayamıştı. Bacaklarını olduğunca açıp arasına girmiş ve lavaboya tamamen oturtmuştu. Kuzey hızlı olabilirdi ama Doğu daha iyi bir şerefsizdi. Kuzey kurtulmaya yeltenmiş fakat Doğu'nun onu daha çok sıkıştırmasıyla bu fikirden vazgeçmişti. Çabaladıkça batmasına sebep olan bir durumdaydı. Doğu kafasını göğsünden boynuna doğru götürmüştü.

EYNO / GAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin