Günahların Kraliçesi

393 38 206
                                    

"Pişmanlık

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Pişmanlık...

Kelimelere dökülemeyen ama her geçen gün bizi yiyip bitiren bir duygudur.

Her nefes alışımız boğazımızdan aşağı kızgın bir yağ dökülmüş gibi acıtır.

Elinizde kimsede olmayan olağanüstü güçler bile olsa zamanla oynayamazsın. Özellikle de geçmişle.

Çünkü geçmiş bugünü yaratır. Şu anı. Aldığın nefes bile buna bağlıdır.

Ama gelecek öyle değildir. Çünkü insanlar değişken varlıklardır. Küçük bir dokunuş, dudaklarımızın arasından çıkacak olan tek kelime onu değiştirebilir.

Zaman ve gökyüzünü derinlemesine bilenlerin göreviyse işte orada zorlaşır. Zamanı ellerinde topaç gibi evirip çevirebilecekken uslu birer çocuk gibi kuytu bir köşeden izlemeleri söylenir.

Söylemenin de dışında bu bir emirdir. Kuralları çiğneyenler Azkaban'ın herkesin bildiği görünüşünden daha karanlık bir yerde cezalandırılır. Sonuysa hep ölüm olur.

İşte içinde bulunduğum durum bu. Geleceğe dair planlarım var ama geçmişimle başım dertte.

Bir hafta önce yaşanmış büyük bir pişmanlık taşıyorum avuçlarımda. Hiç suçum olmamasına rağmen omuzlarıma çöken ağırlık neden bilmiyorum?

Yine de sahte bir gülümseme bahşetmeliyim dünyaya. Unutmalıyım belki de. Küçük bir anın hayatımı zehir etmesine izin vermek... Bunun kime ne yararı olacak ki?

Ama biliyorum ki bu sır açığa çıkana kadar uykularım harap olacak. Gerçek bir sır mı onu da bilmiyorum. Karşımdaki aptalın yaptığı kendini bilmez bir hareketin sonuçları hepsi. Aldığım nefesi dahi büyük bir günaha dönüştüren.

En kötüsü de babam haklı çıkmıştı.
- Alkol Günahların Kraliçesiydi.

Kapısı ısrarla çalındığında defteri kapatıp kilitli çekmecelerinden birine yerleştirdi.

Oturduğu sandalyeden kalkıp şöminenin karşısındaki koltuklardan birine geçene kadar kapıdaki misafirine içeri girmesi için izin vermedi.

Karşıdaki duvarda asılı olan aynadaki yansımasına ne diyeceğini bilemiyordu. Dağılmış bir haldeydi. Ayağa kalkıp açık mavi kot pantolonunun duruşunu düzeltti. Beyaz gömleğinin yakalarını orantılayıp göğüs dekoltesini daha da ortaya çıkardı. Derin V yaka süveterini baştan sağma bir şekilde kemerinin arkasına sakladığı halde beğenmişti. Bileğindeki siyah tokayla saçlarını salaş bir topuz şeklinde toplayıp tekrar oturdu.

Kapıdaki gölgenin hala orada olduğunu gördüğünde sırtını dikleştirdi, sağ bacağını sol bacağının üstüne atıp "Girin lütfen" diye seslendi.

Loş ışıklı odayı tok adım sesleriyle kuşatan adam kadının aksine hala resmi cübbesiyleydi. "Müsait misin?"

"Gel Severus." dedi.

SAUDADEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin