Yazar'dan
Alp cenaze ile ilgili prosedürleri hallederken Alihan ve Neva otele geçmişlerdi. Cenaze yarın öğlen kaldırılacak, sonrasında evde mevlüt okutulacaktı. Neva evlerinde kalmak istememişti. Alihan bir an olsun bırakmıyordu Neva'yı. Güç vermek için ya sarılıyordu, sarılamıyorsa elini tutuyordu. Neva'nın da en büyük ihtiyacı Alihan'dı zaten. Onun varlığını hissetmekti. Alihan odaya hemen yemek söyledi. Şuan gece yarısına geliyordu ve öğlenden beri bir şey yememişti Neva. Yemek hazırlanınca Alihan Neva'yı kucaklayıp masaya oturttu. "Hadi güzelim,birazcık ye ne olursun." "Canım istemiyor Alihan" dedi sessizce. Genç adamın içi yanıyordu onu böyle görünce. "Aşkım.Bak iki kaşık sadece. Daha fazlasına zorlamayacağım. Çok üzülüyorum sen böyle olunca." Dedi Alihan. Neva kendini zorlayıp üç kaşık çorba içip bıraktı. Alihan da zorlamadı daha fazla. "Uyuyalım mı?" Diye sordu Neva. Bugün yaşadıkları çok fazlaydı onun için. Yarın da yoğun bir gün olacaktı. "Uyuyalım güzelim." Dedi. Neva'nın gücünün olmadığının farkındaydı. Kucaklayıp yatağa yatırdı tekrar. Saçlarına ve yüzüne kondurduğu öpücükler mayıştırmıştı Neva'yı iyice. Çok geçmeden Alihan da uyumuştu.
Sabah hiç uyanmak istemedi Neva. Annesi ve babasıyla son kez vedalaşacaktı. Gözlerini araladı. Onu seyreden Alihan'ı gördü. "Günaydın birtanem" diyip öpücük kondurdu alnına. "Günaydın canım" dedi Neva keyifsizce. Kalktı yataktan. Duşa girdi hızlıca. Yalnız kaldığı kısacık anlarda bile ağlamaya başlıyordu dünden beri. Su bedeninden akarken yine aynı şeyi yaşadı. Gözyaşları onun kontrolünde değildi sanki. Neva'dan bağımsızlığını ilan etmişlerdi. Duştan çıkıp giyindi hemen üzerini. Siyah bol paça bir pantolon ve siyah bir triko giymişti. Saçlarını dahi kurutmaya hali yokmuş gibi hissediyordu. Neva yatağın önündeki pufa oturdu. Alihan banyo dolabında bulduğu kurutma makinesiyle gelip sakince kurutmaya başladı Neva'nın saçlarını.Bir daha hastalanmasını istemiyordu. Saçlarını kurutunca Neva ayağa kalkıp Alihan'ın boynuna bir öpücük kondurdu. "İyi ki varsın Alihan,iyi ki benimlesin." Diye mırıldandı burnunu boynundan çekmeden. "Ben seninle nefes alıyorum Neva'm. Asıl sen iyi ki varsın benim nadide çiçeğim." Alihan da banyoya girip kısa bir duş aldı. Siyah takım elbisesini ve gömleğini giyindi hızlıca. "Daha öğlene çok var. Kahvaltı yapmadan çıkmayacağız güzelim.Hadi otur." "Ama Alihan-" "İtiraz istemiyorum.Güçsüz kalmaman lazım." Dedi biraz sesini sertleştirerek. Neva kafasını sallayıp oturdu masaya. Biraz peynir ve ekmek yiyebildi sadece. Alihan bir ekmeğe biraz kaymak ve bal sürüp Neva'nın ağzına uzattı. "Aşkım,daha yiyecek halim yok gerçekten." "Şunu da ye bu son bak." Neva uzattığı ekmeği yedikten sonra birkaç yudum da çayından aldı. Kalkıp çıktılar otelden. Neva'nın İstanbul'daki hayatının son dönemlerini geçirdiği eve gittiler. Eve girerken bir hıçkırık çıktı Neva'nın ağzından. Kolunu hemen Neva'nın beline sardı Alihan. Ben buradayım demek istiyordu. Evi biraz düzenlediler akşam okunacak dua için. Sonrasında da camiye geçmişlerdi. Sabah haber alır almaz Ceylin,Asiye,Gökhan, Elif ve Ceren de gelmişlerdi. Sevda da İstanbul'daydı.Normalde bugün işe başlayacaktı ancak haberi alınca İstanbul'da kalmıştı.Neva camide Alihan'ın desteğiyle ayakta durmuş,sonrasında oturtmuşlardı onu bir yere.
Neva sadece iç çekiyordu. Sıkıyordu kendini anne ve babasına son vedasında. Kimseye uzun süre küs kalmaması gerektiğini o gün öğrenmişti Neva. Ölüm vardı çünkü.
Cenaze namazından sonra Alihan hızla Neva'nın yanına döndü. Kız kardeşleri ve yengesi de yanındaydı Neva'nın. "Biz şimdi Gökhan'la mezarlığa gidiyoruz. Barış sizi eve bırakacak. Yengenizi yalnız bırakmayın sakın." Diye tembihledi kardeşlerini. Bırakmazlardı zaten.
Barış onları eve bıraktığında Neva'yı koltuğa oturttular. Sanki nereye çekiyorlarsa oraya geliyormuş gibiydi Neva. "Canım,millet gelene kadar birazcık uzan hadi. Uyumasan da dinlen çok yorgunsun." Neva yavaşça oturdukları koltuğa uzanır vaziyete geldi. Vücudu da beyni de çok yorulmuştu. Asiye Neva'nın başını dizlerine koydu. Neva'nın annesinin 25 yıldır bir kere olsun yapmadığı şeyi yapıp,elini saçlarına götürüp okşamaya başladı. "Ben de annemle babamı aynı anda kaybettim. Seni en iyi ben anlarım şuanda" dedi. "Ama alışacaksın, geçecek.Seni çok seven,deli divane olan bir kocan var. Biz varız. Elini uzatsan hep tutacağız." Diye telkin ediyordu Asiye saçlarını okşarken. "Teşekkür ederim." Diye mırıldandı Neva. "Hadi kapat gözlerini de gözlerin de dinlensin. Bak nasıl kızardı güzel gözlerin." Dedi Asiye. Kızlar da sessizce yengelerinin,Neva'yı telkin etmesini dinliyor,izliyordu. Neva,Asiye sayesinde baya sakinleşmişti. Yavaş yavaş da uykuya dalmıştı. Yarım saat böyle kaldılar. Asiye'nin aklında da hep annesi ve babasının ölümü dönüyordu. Henüz 3 yaşındaydı. Kendisi hatırlamıyordu bile ama anneannesi Asiye 21 yaşına geldiğinde anlatmıştı ölümlerini. Annesi ve babası kaçarak evlenmişlerdi. İzlerini kaybettirmişler, Asiye'yi kucaklarına almışlar, 8 yıl mutlu yaşamışlardı. Ancak sonrasında izleri bulunmuş,Asiye bir gün anneannesini ziyarete gittiği gün bıçaklanarak öldürülmüşlerdi. O zamandan Gökhan'la nişanlanana dek anneannesi bakmış, nişandan 2 hafta sonra o da akciğer yetmezliğinden vefat etmişti. Asiye bunları düşünürken bir damla yaş süzüldü gözünden. Sildi hemen. O sırada Alp anahtarla kapıyı açmış, Alihan ve Gökhan'la birlikte içeri girmişlerdi. Ceylin sessiz olmaları için işaret parmağını dudaklarına götürdü. "Alp Neva'nın yattığı oda hangisi?Çıkarayım yukarı.Birazdan insanlar gelir biraz uyusun." Diye fısıldadı Alihan. Alp başıyla işaret ettiğinde Neva'yı kucağına almıştı. O kadar yorgundu ki Neva. Gözlerini aralayamamıştı bile. Alihan onu yatağına yatırıp yanına oturdu. Saçlarını okşadı. "Güzeller güzelim. Söz veriyorum geçecek,birlikte aşacağız." Diye fısıldadı Neva'nın saçlarına öpücük kondururken. Neva 1 saat daha uyuduğunda Alihan da başından ayrılmamıştı. Telefonunun titremesiyle cebinden çıkarıp gelen mesajı okudu.
Gökhan-Abi birazdan dua okunacakmış.
Ekranı kapattı. "Neva'm" diye fısıldadı. Neva'dan ses gelmeyince "Aşkım uyanman lazım." Dedi. Neva araladı gözlerini. "Çok yorgunum." "Biliyorum sevgilim ama dua okunacakmış." Başka zaman olsa uyandırmazdı,bölmezdi uykusunu da Neva'nın duayı kaçırmak istemeyeceğini düşünmüştü. Neva başını sallayıp doğruldu. "Gel yüzünü yıkayalım güzelim." Neva'nın odasındaki banyoya gidip yüzünü yıkamasına yardım etti. Giyinme odası bölümüne yöneldi Neva. Bir şal aldı başını örtmek için. Aşağı indiler birlikte. Gelenler baş sağlığı dileyince Neva başıyla onayladı. Dua okunduktan sonra yemek dağıtılmıştı. Alp ayarlamıştı her şeyi. Bir iki saat sonra da dağılmıştı herkes.
"Burada mı kalmak istersin? Otele mi dönelim?" Diye sordu Alihan. "Otele dönelim." Ayaklandılar. Neva'nın gözleri kızlara ilişti. Onların arasına girip kollarını doladı kızlara. Üzüntüsünü,paylaşmışlardı. Alışkın değildi Neva böyle şeylere. "İyi ki varsınız,hepiniz." Dedi gözleri yeniden dolarken. "Şşş yengelerin en güzeli,açma yine muslukları. Asıl sen iyi ki varsın." Diye sımsıkı sardı onu Ceren. Kızlar da kollarını dolayıp grupça sarılmışlardı. Otele gittiklerinde Neva duşa girdi. Çok kirli hissediyordu kendini. Pijamalarını da giyip yatağına yatmıştı bile. Alihan da duşunu alıp karısının yanına ilişti. Uyudular hep birlikte.
Sabah uyandıklarında birbirlerine sarılı vaziyetteydiler. Alihan biraz doğrulup komodinden telefonuna baktı. Saati 10.00 etmişler,kızlar hep "uyandınız mı?Yengem nasıl?" Diye mesaj atmışlardı. Kızlara cevap vermedi. Karısını rahatsız edip uykusunu bölmek istemedi. Oldukları konumu bozmadan karısını seyretti. 1 saat sonra da Neva da kıpırdanmaya başlamıştı. "Günaydın güzelim." Deyip burnuna bir öpücük kondurdu Neva'nın. "Günaydın aşkım." Dedi Neva uyku mahmuru sesiyle. "Saat kaç?" Diye sordu gerinirken. "11.00" "Çok uyumuşum." "Çok yorgundun" "daha iyiyim bugün" " sen hep iyi ol güzelim" "Kalkalım mı?Gökhanlara kızlara da ayıp oldu çok beklemişlerdir." "Niye ayıp olsun güzelim.Biliyorlar ne kadar yorgun olduğunu." Dedi doğrulurken. Hazırlanıp indiler aşağı. Kahvaltı yapmak için Alihan ve Neva'yı beklemişlerdi. "Oyy benim güzeller güzeli yengem gelmiş." Diye ayaklandı Ceylin. Gülümsedi Neva. Çalışanlar serpme bir kahvaltı hazırladılar. Neva ve Alihan yan yana oturuyorlardı. Neva'nın tabağına biraz kahvaltılık koydu. "Bunlar bitiyor Neva Hanım. Dün yediğin iki lokmayla duruyorsun." Dedi. İstemese de itiraz etmedi. Dün yeterince üzgünlüğüyle herkesi yıprattığını düşünüyordu. Başta da Alihan'ı. Adam onun için çırpınıyordu. Yavaş yavaş yemeye başladı.
Alihan'dan
İçim parçalanıyordu Neva'nın her damla göz yaşında. Bu sabah uyandığında biraz daha iyi olduğunu hissetmek iyi gelmişti. Herkes çok çabalıyordu Neva'mı mutlu etmek için. Kardeşlerimin,yengemin,Alp'in hakkını yiyemezdim. Yemek yemek istemediğini bilsem de zorlamam gerekiyordu Neva'yı. Ona kalsa hiçbir şey yemeyecek,hasta olacaktı. İtiraz etmeden biraz biraz yediğini görünce rahatladım. İştahsız da olsa yemek için gayret gösterdi. Tabağının yarısından biraz fazlasını yiyince de zorlamadım. "Alihan biz ne zaman döneceğiz?" "Sen ne zaman istersen birtanem." "Bir an önce dönmek istiyorum." Şaşırdım. "Hazırlatayım mı uçağı?" Gökhan'a döndü. Sonra bakışlarını Ceylin,Ceren ve Elif üzerinde gezdirdi. "Yani sizin için de uygunsa" dedi çekingenlikle. "O nasıl söz yengem. Sana uygunsa bizim için de uygun." Dedi Gökhan. Kızlar da başlarını salladılar onaylar anlamda.
Yazar'dan
Neva bu yas sürecini İstanbul'da geçirmek istememişti. Mardin'e gidip işine dönerse, daha çabuk düzeleceğini biliyordu. Alihan uçağı hazırlatmaları için talimat vermişti. "Kahvelerimizi içelim,toparlanalım,gideriz aşkım tamam mı?" "Tamam aşkım.Teşekkür ederim." Alihan hiçbir şey için teşekkür etmemesini söylese de kadın bu huyundan vazgeçemiyordu. Kimse onun için bu kadar çabalamamıştı. Alp dışında kimseden sevgi görmemişken, bu adam sayesinde ona tapan bir ailesi olmuştu. 2 saat içinde toparlanıp uçağa binmişlerdi bile.
Bu bölüm de böyle oldu. Vote ve yorumlarınızı esirgemezseniz çok mutlu olurum❤️
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kıvılcım
RomanceAlihan Arslanoğlu...Tüm Mardin'in korktuğu,sert fakat bir o kadar da adaletli, hakkaniyetli genç bir adam. Neva Gökçe Demirhan...Yaşına göre mesleğinde oldukça başarılı, tuttuğunu koparan, dikbaşlı, idealist bir genç kadın. Her iki gencin de ortak n...
