İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Kutlama

2.7K 73 1
                                        

Yazar'dan
Asiye ve Gökhan bebeklerinin ilk kontrolünden sonra günü baş başa geçirmek istemişlerdi. Her ikisi de birbirlerine söylemeseler de bebeklerinin hayalini kuruyorlardı. Bebekleri tahminen Ekim ayında gelecekti. Asiye gelen telefonla düşüncelerinden sıyrıldı. "Efendim kuzum." "Yengelerin gülü nasılsın? Bebiş nasıl?" "İyiyiz Ceylin. Kontrole gittik işte, şimdi de abinle kahve içiyorduk." "Oy yesin onu halası." "4 haftalıkmış."dedi Asiye gözleri dolu dolu. Ceylin, Asiye'nin sesindeki titremeyi fark etmiş, lafı değiştirmişti hemen. "Yenge ben diyorum ki, bu minik Arslanoğlu'nun gelişini kendi aramızda kutlayalım." "Bilemedim ki şimdi." "Ay nesini bilemedin. Kendi aramızda güzel bir kutlama yapacağız işte." "Tamam ama abartmayın." "Şen nerede gördün benim abarttığını aşk olsun." "Abartmadığını görmedim desek daha doğru ama neyse." Dedi Asiye kıkırdayarak. "Aman hadi hadi. Yarın o zaman bahçede kutluyoruz bu halasının minnoşunu." "Tamamdır canım. Öptüm çok." "Ben de. Görüşürüz yengem." Telefonu kapattığında Gökhan merakla Asiye'ye bakıyordu. "Ceylin. Yarın bebeği kutlayalım kendi aramızda diyor." "İyi düşünmüş. Senin canın bir şey istiyor mu?" Bugün on sekizinci soruşu falandı. "Gökhan'ım, bak aşkım, ben daha 4 haftalık hamileyim. Bu enerjini sonraya saklasan? Çünkü ileride desteğine daha çok ihtiyacım olacak sevgilim." "Yavrum hep destek olacağım sana. Şimdi de, ileride de." Diyerek öpücük kondurdu alnına.
Ceylin ise, Neva'ya parti olacağını haber vermiş, Neva şirketten erken çıkabilmek için işlerine gömülmüştü. Erken çıkıp yarın için hazırlık yapmak istedi. İşlerini halledip hemen Alihan'ın odasına çıktı. "Sevgilim?" "Sevgilim diyen ağzını yerim. Gel güzelim." Hemen Alihan'ın yapılı kollarına girdi. "Çok işin var mı?" Diye mırıldandı kedi gibi. "Yok birtanem. Neden?" "Eve gidelim mi?" Alihan sırıttı. "Hmmm.. evde beni güzel şeyler mi bekliyor yoksa?" "Alihan elimin tersiyle yapıştıracağım şimdi. Yeğenin olacak be adam. Yarına Ceylin kutlama organize etmiş. Onun için hazırlık yapacağız." "Ooof of" dedi ceketini alırken. "Hadi çıkalım o zaman." Deyip Neva'ya yol verdi. Eve geldiklerinde bu sefer kızları da yardım etmeleri için istemişti mutfakta. Bu yorgunlukla tek başına alt edebilecek gibi hissetmedi. Hem kızlar da bir payları olsun istiyorlardı. Nazan hanım da yardımcı oldu. 5 kadın hızlıca tepsi tepsi börek, kek, kurabiye yapmışlardı. Bir de akşam yemeği hazırlamışlardı. Yedikten sonra da elbirliğiyle sofrayı kaldırmış, kahve yapmışlardı. Neva kendini koltukta oturan Alihan'ın yanına attı. Hemen kolunu beline sardı Alihan. "Bittim." Diye mırıldandı Neva. Alihan ise Neva'nın boynuna bir öpücük kondurdu. "Niye bu kadar yordun güzelim kendini? Nazan hanım kalana yarın sabah devam ederdi." "Olmaz öyle aşkım. Bak her şey hazır şimdi içimiz rahat." "Sen öyle diyorsan." Dedi bu sefer de saçlarına öpücük kondururken.
Kahve dahi Neva'nın yorgunluğunu alamadı. "Ben yatayım." Diyerek ayaklandı. Alihan da "iyi geceler." Diyerek arkasından gitti Neva'nın. Odaya girmeden önce Neva'nın belini tuttuğunu gördü. Kaşlarını çattı. Giyinme odasında üstünü değiştirdi. Yatakta Neva'yı bekledi. Neva da geceliğini giyip gelmişti. "Hadi güzelim yüz üstü uzan da beline masaj yapayım." "Yok aşkım uyusam yarına iyi kalkarım zaten." "Yavrum inat etme işte. Alt tarafı masaj." "Peki madem." Diyip yüz üstü uzandı. Alihan ise kısa geceliğini kaldırdığında, kadının siyah tangasını ve açıktaki kalçalarını görünce yutkundu derince. Şimdi değil Alihan, sabret oğlum diye geçirdi içinden. Gözlerini kalçalarından çekti ve bir daha bakmamaya çalıştı. Neva, Alihan'ın sıcak ellerini belinde hissettiği an gevşemeye başlamıştı bile. Birkaç dakika belini ovduktan sonra Neva iyice mayışmıştı. Geceliği indirdi Alihan. Biraz daha o dolgun kalçaları görse, kendine hakim olamayacaktı. "Teşekkür ederim sevgilim." Diyerek Alihan'ın şakağına bir öpücük kondurdu. "Her zaman güzelim." Diyerek burnunu Neva'nın saçlarına dayadı. İki genç de huzurla uyudular.
Sabah Neva, hızlıca üstünü değiştirip aşağı indi. Nazan hanım normalde hafta sonu izinli olsa da bugün bir organizasyon olduğu için izin kullanmamıştı. Kutlamayı bahçede yapacaklardı. Bahçeye zaten bir ısıtma sistemi kurdurmuştu Alihan. O yüzden üşümeyeceklerini düşündüler.Bahçeyi kızlar süslemişlerdi bile. Hala olacakları için çok heyecanlıydılar. Neva hiç anne olmanın hayalini kurmamıştı. Ama yine de çok duygu yüklü hissediyordu kendisini. Hayatında ilk defa bu kadar yakındaki birinin bebeği olacak, ilk doğduğu andan itibaren büyümesine tanıklık edecekti. Bahçeye girdiğinde kızların yaptığı süslemeyi çok beğenmişti Neva. "Ellerinize sağlık. Çok güzel olmuş." Dedi etrafı süzerken. "Ay yenge siz de yapın bir tane sizinki için de süsleyelim." Dedi Ceren. Ceylin ise ona susması için dirseğini geçirmişti. Neva kızardı. Bir şey söyleyemedi. "Hadi kahvaltı yapalım da, 1 saate gelir Asiye'ler." Dedi sadece. Alihan da tüm heybetiyle merdivenlerden inerken, Neva onu süzmüştü. Çok etkiliyordu Alihan onu. Çok da güzel seviyordu. Daha ne isterdi ki?
"Günaydın aşkım." Dedi gülümseyerek. "Günaydın güzeller güzelim. Neden uyandırmadın beni de?" "Kaç gündür az uyuyorsun. Kıyamadım." Neva'nın yanağına bir öpücük kondurdu. Hızlıca şen şakrak kahvaltılarını yaptılar. Alihan salona geçmişti. Nazan hanım ise herkesi salona almış, kendisi topluyordu masayı. Neva arkasından, koltukta oturan Alihan'ın boynuna kollarını sardı. "Sana kahve yapayım mı?" "Valla hayır demem güzelim." Dedi Neva'nın göğsündeki eline bir öpücük kondurarak. Kızlar ise istemediklerini söylemişlerdi. Kendisine ve Alihan'a bir Türk kahvesi yapıp salona döndü. "Ellerine sağlık güzelim." "Afiyet olsun aşkım." "Yok ya abime meteor falan çarpsa böyle güzel evrilemez. Yenge sen abimi nasıl yontuyorsan öyle devam et." Dedi Ceylin. "Pazartesi günü sana bir sürü iş yığınca görürsün sen yontmayı." Dedi Alihan pis pis sırıtarak. "Ay gözünü seveyim. Duymamış ol son cümlemi dünyanın en yakışıklı abisi." Neva kahkaha atarken Alihan Neva'ya göz kırpıp kahvesinden bir yudum aldı. Bir süre sonra Asiye ve Gökhan gelmişti. Bahçeye çıkmadan önce Asiye'nin gözünü kapatmışlar, yardım ederek bahçeye çıkmışlardı.
Asiye'nin gözlerini açtıklarında, Asiye gördüğü süslemeyle mest olmuştu. Gözleri doldu. Ailesi onun için her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyor, onu mutlu etmek için çabalıyorlardı. Bu onun için o kadar kıymetliydi ki... "size inanmıyorum. Neler hazırlamışsınız böyle." Dedi Asiye şaşkınlıkla. Neva sıkıca sarıldı ona. "Her şeyin en güzelini hak ediyorsun canımın içi. Çok güzel bir anne olacaksın." Asiye de sımsıkı sarılmıştı Neva'ya. "Teşekkür ederim." Dedi sıkıca sarılırken. Gökhan ve Alihan sohbete dalmışlarken, kızlar da kendi aralarında sohbet ediyorlardı. "Cinsiyeti ne zaman belli olacak yenge? Ayy bir sürü kıyafet, oyuncak alırız. Oda yaparız." Diye saydı Ceren heyecanla. "Yani genelde 16 haftalık olunca belli oluyormuş kuzum." "Ay daha çok var." "Abisi kılıklı." Diyerek güldü Asiye. "Gökhan da aşırı sabırsız. Doktor hiçbir sıkıntı yok kontrole 2 hafta sonra gelin diyor. İki hafta çok iki gün sonra gelsek diyor doktora." Hepsi kahkaha attı. "E kuzum o da heyecanlanıyor." "Heyecanlanıyor da, şimdiden böyleyse kalan 8 ay nasıl geçecek Allah aşkına." "Geçer geçer. Sen de bu üstüne düşmelerinin keyfini çıkar." Dedi Neva sırıtarak. Asiye de güldü. "Galiba haklısın. Gökhan!" "Efendim aşkım?" "Bize baklava alır mısın? Fıstıklı. Çok canım çekti." Asiye cümlesini bitirmeden Gökhan ayağa kalkmıştı bile. "Sen aşerdin! Evet aşerdin! Abi baklava için Gaziantep'e gitsem kaç saat sürüyordu?" Diye sordu panikle. Ceylin artık katılmıştı gülmekten. "Aşkım 4 saat git 4 saat gel gerek yok. Al bir baklavacıdan işte buradaki. Fıstıklı olsun ama." Dedi Asiye yeniden. "Tamam güzelim. Hemen alıyorum." Diyip fırladı. Neva kıkırdadı. Alihan'ın gözleri ise Neva'nın gülüşünde takılı kaldı. Yarım saat sonra Gökhan elinde 2 kilo fıstıklı baklavayla geldi. "Ay aşkım kıyamam sana nefes nefese kalmışsın." "Bir an önce getireyim dedim. Hah bak çatal da var. Aç bakalım ağzını." Diyerek çatala batırdığı baklavayı Asiye'nin ağzına götürdü. Asiye aldığı tatla gözlerini kapattı. Çok güzeldi. Cidden canım mı çekmiş ya diye düşündü içinden. 3-4 tane daha yediğinde kesilmişti artık. Daha yiyemeyecekti. Nazan Hanım kalan baklavayı da mutfağa götürmüş, servis etmişti herkese. Herkesin keyfi yerindeydi. Akşama kadar birlikte vakit geçirmişlerdi.
Saat akşam 22.00'ye geliyorken, Asiye çok yediği için uykusu gelmiş, evlerine geçmişlerdi. Kızlar da salonda film izlemek istediler. "Abi yengem de gelsin bizle." "Yengenizin uykusu var. Yormayın karımı." "Hiç de uykusu varmış gibi durmuyor." Dedi Elif. "Ben var diyorsam var, salın bir karımı ya." Dedi Alihan şikayet ederek. Neva'nın uykusu yoktu ama şimdi Alihan'ı kardeşlerinin yanında bozmak istemedi. Belki baş başa vakit geçirmek istiyor diye düşündü. Onlar odalarına çıktıklarında, Neva kapıyı kapatır kapatmaz Alihan onu kapıyla kendi arasına sıkıştırmıştı bile. Kocasının bu arsızlığına hala alışamamıştı Neva. Ama arzulanmak, sevilmek çok hoşuna gidiyordu. Kollarını Alihan'ın boynuna doladı hemen. Alihan ise karısının dudaklarına yönelmişti bile. "2 gündür dokunmuyorum sana farkında mısın? Çok özledim seni." Diye fısıldadı öpmeden önce. Neva ise tamamen uyuşmuş, kendini Alihan'a bırakmıştı bile.

Yeni bölüm geldiii :) Vote ve yorumlarınızı bekliyorumm ❤️

KıvılcımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin