Merhabaa :) yeni bölüm geldii
Yazar'dan
Doktorun Neva'nın yanından çıkmasını ve kendilerine bilgi verilmesini bekliyordu aile. Asiye ve Ceylin, öncesinde bir şeyler yapamamanın pişmanlığıyla ağlıyorlardı.
Alihan Ceylin'i kolları arasına almışken, Gökhan da Asiye'yi sarıp sarmalamıştı. "Ceylin'im tamam güzelim, ağlama artık." Bunu söyleyen Alihan da bitik vaziyetteydi de Ceylin'i sakinleştirmek istiyordu. "A-abi annemi dinlememem lazımdı. Ama birine söylersen doktor getirmem dedi bana. Keşke güvenmeseydim.Çok özür dilerim."
"Ceylin, yavrum anneme ne kadar direnebilirsin ki, biliyoruz annemi." Dedi Elif.
"Tamam güzelim, ağlama. Elif haklı. Yengemle senin yapacak bir şeyiniz yoktu." Dedi Alihan.
Doktor sonunda çıkmıştı. Alihan hızla Ceylin'den ayrılıp doktorun karşısına geçti. "Doktor bey nesi var karımın?"
"Geldiğinde ateşini 39,8 olarak ölçtük. Nabız da çok zayıftı. Ölümden döndü desek yanlış olmaz. Şimdi tedavisini başlattık, gerekli kan örneklerini aldık. Tahlil için yollayacağız. Zehirlenme olduğunu tahmin ediyorum. Ama kan tahlilleri çıktığında birkaç saate tam olarak zehirlenme olup olmadığını, nasıl bir zehirlenme olduğunu tespit edeceğiz. Bilinci hala kapalı ama bir iki saate kendine gelecektir. Şuan 37,8 seviyelerine düşürdük ateşi. Tahminimce yarın da hastanede misafir ederiz kendisini. Sonrasında taburcu olur. Geçmiş olsun." Diyerek ayrıldı yanlarından.
Konağa her şey taze alınıyor, neyden zehirlenebilir ki? Diye düşündü Alihan. "Yenge, Neva bugün hiç dışarı çıktı mı? Yani dışarıda bir şeyler yemiş olabilir mi?"
"Hayır, tüm gün evde sohbet ettik. Hatta öğlen yemeği de yemek istememiştik, sadece kahvaltı, çay kahve içtik." Dedi Asiye.
Alihan derin bir nefes aldı. "Hepiniz aynı kahvaltıyı ettiniz. Hiçbirinize bir şey olmadı?" Diye sordu Alihan sorgularcasına.
Hepsi olumsuz anlamda başını salladı. Sonra Asiye'nin aklına geldi. "Fatma anne, Neva'ya patatesli gözleme yaptırmıştı. Neva hepimize ikram etti ama hem tabakta az vardı, hem de Neva çok seviyor diye hiçbirimiz almadık." Dedi.
Alihan yeri geldiğinde annesinin ne kadar acımasız olduğunu biliyordu. Dişlerini sıktı. Bunun altından annesi çıkarsa, asla affetmeyecekti kadını.
Neva'yı ondan nasıl koruyabilirdi? Tek bildiği şey Neva'yı annesinden korumak için sessiz ilerlemesi gerektiğiydi. "Alihan bey, eşiniz uyandı." Diye çıkan hemşireyle hepsi ayaklanmıştı.
"Sadece bir kişiyi alalım. Hasta çok bitkin." Diyerek durdurdu hemşire. Sadece Alihan girmişti yanına.
"Neva'm.. çok korktum. İyi misin?" Neva yutkundu bitkince. "İyiyim..Çok susadım." Deyince Alihan hemen Neva'nın baş ucundaki suyu içirdi.
Alihan ne yapacağını, Neva'yı nasıl rahat ettireceğini bilemiyordu. "Alihan bir şey daha isteyebilir miyim?" Dedi Neva çekingenlikle.
"İstemek ne kelime. Emirdir benim için. Söyle güzelim?"
"Elimi tutar mısın?" Diye sordu Neva.
Alihan şaşırmıştı Neva'dan böyle bir istek gelince. Hemen büyük elinin içine hapsetti Neva'nın sol elini. Eli buz gibi olmuştu.
Hemen dudaklarına götürüp, öpücükler kondurmaya başladı eline. Neva ise başını yastığa koymuş, Alihan'ı seyrediyordu.
"Miden nasıl? Bulantın var mı?" Neva olumsuz anlamda başını salladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kıvılcım
RomanceAlihan Arslanoğlu...Tüm Mardin'in korktuğu,sert fakat bir o kadar da adaletli, hakkaniyetli genç bir adam. Neva Gökçe Demirhan...Yaşına göre mesleğinde oldukça başarılı, tuttuğunu koparan, dikbaşlı, idealist bir genç kadın. Her iki gencin de ortak n...
