İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Bir olmak

4.1K 72 2
                                        

Bir kısmı +18. Rahatsız olanlar geçebilir :)
Neva'dan
Alihan'ın yüzündeki şoku görebiliyordum. Beklemediği anda söylemiştim onu istediğimi. "Aşkım bak hazır değilsen..." "Hazırım Alihan" diye kestim onu. Bir an için acaba o mu istemiyor diye düşünsem de gözlerine baktığımda, o arzuyu görmemek için kör olmak gerekirdi. Yavaşça sırt üstü yatırdı. Kendi de ağırlığını vermeden üzerime çıktığında dudaklarıma yöneldi. İncitmekten korkar gibi öptü. Uzun uzun. Ellerimi ensesinde birleştirdim. İyice çektim kendime.
Ensesindeki ellerimi göğsüne kaydırdım. Sonra biraz daha aşağı inip tişörtünün eteğinden tutup çıkarttım. Müsaade etmek için kısa bir süre ayrıldı dudaklarımdan. Sonra yeniden öpmeye devam etti. Ellerim çıplak göğsü ve kolları arasında gidip geliyordu. Tamamen içgüdüsel hareket ediyordum.
Dudaklarını boynuma kaydırdığında derin bir inleme kaçtı ağzımdan. Öpücükleri yavaş yavaş sertleşerek emmeye sonrasında da ufak ısırıklara dönüşmüştü. Altında kıvranıyordum resmen.
Geceliğimin askılarını indirerek göğüslerimi de ortaya çıkardı. Yutkundu önce. Her hareketini izliyordum. "Siktir!Çok güzeller." Demesiyle göğüslerimde dudaklarını hissetmem bir olmuştu. Kasıklarımda ise artık erkekliğini hissediyordum. Bu halde olmam normal miydi? Onu deli gibi istemem normal miydi?
Sağ göğsümün ucunu dudaklarına alıp emdiğinde "Ah!" Diye inledim yüksek sesle. Aşağıdan baktı bana. Elimi saçlarına götürdüm istemsizce. Sol göğsüme de aynı şeyi yaptı. Erimiştim iyice.
Göğsümün ortasında dudaklarını gezdirip karnıma doğru indi. Tüm vücudumda hissediyordum dudaklarını. Geceliği ise tamamen çıkardı. Sadece dantel külodumla kalmak utandırsa da çabuk atlattım bu utangaçlığı. İsteğim daha ağır bastı. Dudakları kasıklarımda geziyorken pek düşünemiyordum.
Resmen tüm vücudum kasılıyordu dudaklarının altında. Külodumu da çıkardığında tamamen çırılçıplaktım. O arada Alihan da eşofmanı ve boxerını aynı anda tutarak çıkarmıştı. İyice eğilip kadınlığıma yaklaştığında gözlerim yarı açık yarı kapalı onu izliyordum. Dilini hissetmemle kalan azıcık aklım da gitmişti. İnlemekten alıkoyamadım kendimi. Çarşafı sıkmaktan elim acımıştı biraz.Çok ıslaktım. Bir süre daha bu işkenceyi sürdürdü.
Sonra doğruldu. Erkekliğini kadınlığıma sürttü bir süre. Üzerime doğru eğildi hafifçe. Kulağıma "emin misin?" Diye fısıldadığında "hiç olmadığım kadar." Diye aynı tonda cevap verdim. "Rahat ol güzelim. Dur dediğinde duracağım. Tamam mı?" Kafamı salladım. Durmak isteyen kim ki?
Hafifçe girişimde hissettim. Ellerimle geniş omuzlarını kavradım. O kadar yavaştı ki. Alıştırmak istiyor gibiydi. O ilerledikçe omzunu sıktım. Pek acı hissetmiyordum. Hafif bir sızlama olsa da zevki daha ağır basıyordu. Tamamen içimi doldurdu. "Ah!" "İyi misin?Çok mu acıttım?" "İyiyim aşkım. Acımıyor." Dedim. Acımıyordu gerçekten. Sızlama dışında bir şey yoktu. Yavaşça gidip gelmeye başladı içimde. Adını inlemekten kendimi alıkoyamıyordum. Alihan'ın ise kısılan gözleri, benden farksız olduğunu gösteriyordu. Bir süre içimde gidip geldikten sonra önce ben, sonra da Alihan rahatlamıştık. Yanıma attı kendini. Gecenin 4üydü saat. Duş alamayacak kadar yorgun hissediyordum. Kendine çekti beni iyice. Yorganı da üzerimize çekti. Çıplak bedenlerimiz birbirine değiyorken yüzüme ve saçlarıma kondurduğu yumuşak öpücükler beni uyuşturmuş, gözlerimi kapatıp uykuya daldırmıştı bile.

+18 bitti :)
Yazar'dan
Saat öğlen 12.00'ye geliyorken Alihan açtı gözlerini. Yanında uyuyan, melek gibi karısına baktı. Neva'ya doğru dönüp, bir elini başının altına koyup izledi uzun uzun Neva'yı. Yarım saate yakın bir süre geçti. Artık uyandırmak istedi Neva'yı. Eliyle ipek gibi saçlarını okşadı. Neva'nın uykusu hafif olduğu için araladı hemen gözlerini. Alihan'ın onu dikkatle inceleyen yüzünü görünce gülümsedi. Alihan da eğilip bir öpücük kondurdu dudağına. "Günaydın birtanem." "Günaydın aşkım." "Çok güzelsin." "Bunu dünden beri kaçıncıya söyledin kocacım." Diyip kıkırdadı. "Binlerce kez söyleyebilirim." "Sen de hiç fena değilsin kocacığım." Deyince güldü Alihan. "Allah razı olsun be yavrum." Alihan doğrulup sırtını yatak başlığına dayadığında Neva da doğrulup başını Alihan'ın göğsüne yasladı. Güçlü kollar hemen sarmıştı onu. "Ağrın falan var mı?" "Yok aşkım." "Normalde ilk ilişkiden sonra ağrı olur falan demiyorlar mıydı ya?" "O zorlananlarda oluyor sanırım. Ben gayet rahattım." Dedi Neva. "Hmmm.. her zaman bu kadar kontrollü olamayabilirim ama." Dedi Alihan karizmatik ses tonuyla. Her saniye Neva'yı hissetmek istiyordu artık. Ama bugün zorlarsa ağrısı olabilir belki diye düşündü. "Onu o zaman düşünürüz." Dedi Neva gülerek. Alihan da güldü. Öptü yine karısını. "Ben duşa gireceğim." Dedi Neva Alihan'ın kollarından çıkarken. "Ben de geleyim." Neva tuhaf tuhaf baktı ona. "Ağrım yok dediysem o kadar da değil ama." Diye söylendi. "Uslu dururum yavrum. Ne zamandır ne kadar iradeli bir adam olduğumu sana göstermiş olduğumu düşünüyorum." "Bana pek güven vermiyorsun da neyse." Alihan onu banyoya çekmişti bile. Neva duş almaya çalışırken tabi Alihan'ın eli ayağı rahat durmuyordu. "Alihan rahat dur! Aşkım bak aşağıda bekliyorlardır." "Banane beklesinler." Derken Neva'nın göğüslerine öpücüklerini konduruyordu. "Alihan! Bana bak bir daha elletmem de öptürmem de." Alihan kafasını kaldırıp gözlerini kısarak baktı. "Sen balayına gittiğimizde görürsün yavrum. Hadi aşağıda bekliyorlar onlar da, balayında baş başayız seni elimden kimse alamaz." Diyerek çapkın bir gülümseme yolladı Neva'ya. Neva bu gülümsemeden etkilenip bir anlık afallasa da toparladı kendini. "Balayına da mı gideceğiz?" Diye sordu şaşkınlıkla. "Evet yarın onlar Mardin'e dönecek. Biz de balayına gideceğiz." Neva'nın aklına biraz önce Alihan'ın söyledikleri geldi. "Sen bana kıyamazsın." Diye sevimli şekilde gülümseyince Alihan da gülerek bir öpücük kondurdu Neva'nın burnuna. Hızlıca duşlarını alıp giyindiler. Neva'nın göğüsleri ve boynu morluk içindeydi. Kapatıcı da tam kapatmaz diye düşündü. Sonra kızların dilinden kimse kurtaramazdı onu. Boğazlı bir kazak giydi. Hava soğuktu zaten. Altına da taytını giyip, uzun, dizine gelen çizmelerini giydi. Saçlarını kuruttu. Maşayla hızlı şekilde, kalın dalgalar yaptı. Hızlıca gözüne de bir kalem ve rimel çekip el ele aşağı indiler.Saat 13.00 olmuştu bile. "Ooo abimle yengem geldiler sonunda." "Ceylin..." diye uyardı Alihan onu. Ceylin ise ağzına fermuar çeker gibi yaptı. "Çok yorulmuşuz dün dans edip tepinmekten. Uyandık geldik işte Ceylin."dedi Neva. "Nerede tepinmekten?" Diye sordu Elif sinsice. Neva kızarmıştı. "Kapayın çenenizi. Abi biz kahvaltı yaptık. Siz yiyin bir şeyler sonra kahve içeriz." Dedi Gökhan. Hızlıca Neva ve Alihan kahvaltılarını yaptılar. "Pşt.." diye sessizce yanındaki Asiye'ye seslendi herkes muhabbet ediyorken. "Hm?" "Alihan ya da Gökhan balayına nereye gideceğimizi söyledi mi sana?" "Yok valla bilmiyorum." Bir of çekti Neva. Bu adamın her şeyi sürprizdi. Hep çok mutlu oluyordu Neva ama bir şeyleri de önceden bilse fena olmazdı. Üstelemedi daha fazla. O günü otelde dinlenerek geçirdiler. Sabahın erken saatlerinde herkes Mardin'e gidiyorken, Alihan ve Neva da farklı uçağa bindiler.
"Aşkım biraz daha nereye gittiğimizi söylemezsen çatlayacağım." "Maldivler'e gidiyoruz." "Sen şaka yapıyorsun" dedi Neva mutlulukla. "Yoo gayet ciddiyim." "Valizim? Yazlık hiçbir şeyim yok ki." "Ceylin ve Elif ayarladı. İnşallah normal, kıyafete benzeyen şeyler koymayı akıl etmişlerdir. Kime ne emanet ettiysem ben" diye sinirle söylendi Alihan. "Asiye nereye gideceğimizi bilmediğini söyledi bana." "Bilmiyor zaten. Gökhan'a söyledim de yengeme söylemedi. Kızlara da yazlık bir şeyler koymalarını söyledim sadece." Yaklaşık 12 saat sonra Maldivler'e indiler. Yolun bir kısmını uyuyarak, bir kısmını ise sohbet ederek geçirmişlerdi. Neva Alihan'ın ufak tacizlerini görmezden geldi. Adamın da içinden hakkaten aslan çıktı diye geçirdi içinden.
Havalimanından çıkıp kalacakları otele gittiler. Otel okyanusun üzerindeki büyük iskelenin üstüne kurulmuştu. Her oda bir bungalov tipindeydi. Neva aşık oldu buraya. "10 gün buradayız fıstık" dedi Alihan Neva'ya arkasından sarılırken. "Sen müthişsin Alihan. Çok beğendim." "Hadi gel saat daha erken biraz yüzelim." Neva başıyla onayladı. Önce Alihan'ın valizini boşaltıp dolaba yerleştirdi. Sonra da kendi valizini açtığında güldü içten içe. Kendi giyerdi bunları da Ceylin ve Elif kendilerini Alihan'dan nasıl kurtarırlardı bilemiyordu.
Bir bikini takımı çıkardı kendine.Giyinince çıktı. Odalarının hemen önünden girebiliyorlardı denize. Alihan da kendi mayosunu giymişti. "Şunu giyeceğini bildiğimden özel bir iskelemiz var.Aklımı seveyim." Diye mırıldandı Alihan. Neva gözlerini devirdi. "Ooo bu ne ki. Ben seninle evlenmeden önce daha açıklarını giyiyordum bunların." Bikini giyiyordu ama bundan daha açığını giymemişti. Alihan'ı kışkırtmak istedi sadece. "Ne demek daha açığı? Bununla her yerin ortada zaten?" Tek kaşını kaldırdı. Neva cevap vermedi. Alihan ise oyuna geldiğini anlamış, susmuştu. Yüzerken de güneşlenirken de Alihan'ın elleri rahat durmuyordu. Yüzdükten sonra duş alıp, akşam yemeklerini yediler. Neva'nın giydiği elbise Alihan'ı iyice zor duruma sokuyordu. Şuan Neva'yı yatağa yatırmak istiyordu. Neva da Alihan'ın durumunun farkındaydı. Kendilerine ayrılan bir yerde yemek yediklerinden Neva rahatlıkla yerinden kalkıp Alihan'ın bir dizine oturdu. Dudağına bir öpücük bıraktığı an Alihan'ın devreleri yanmıştı. Neva'nın düşmemesine dikkat ederek kalktı oturduğu yerden. Bileğinden tutarak hemen kaldıkları bungalovun içine soktu. Giydiği elbise, Alihan'ın gömleği çoktan yeri boylamıştı bile.

Neva :)Vote ve yorumlarınızı esirgemezseniz çok mutlu olurum :)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Neva :)
Vote ve yorumlarınızı esirgemezseniz çok mutlu olurum :)

KıvılcımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin