Yazar'dan
10 gün hızlıca geçmiş, güzel bir balayı geçirmişlerdi. Alihan hiçbir günü boş geçirmemişti. Şimdi yine kendi uçaklarıyla evlerine dönüyorlardı. "Alihan yemin ederim ıskartaya çıkaracaklar beni. Bir rahat dur be adam! Ne çıktı senin içinden anlamadım ki." Boynuna öpücükler konduran Alihan'ı ittirerek. "Yavrum seni gördüğümden beri nelerin hayalini kurduğumu bilmek istemezsin." Diyip sırıttı. "Edepsiz." "Seni ilk gördüğümde dikkatimi ne çekti biliyor musun?" Alihan'ın ciddi surat ifadesinden dik duruşun, kendine olan güvenin falan diyeceğini düşünmüştü ama verdiği cevapla ağzı açık kaldı. "Kalçaların." Omzuna vurdu Neva. "Yemin ederim ben seninle yarışamam ya. Uyuyacağım ben." "Bana sarılmadan mı?" "Hıhı, sarılmadan." Biraz debelenmiş, uyuyamamıştı. Alihan ile sırıtarak Neva'yı izliyordu. "Sarılmam lazım." Dedi en son pes ederek. Alihan ise gülerek kendisine çekti Neva'yı. "Şu mis kokun olmadan ben de uyuyamam zaten Neva'm."
Birkaç saat uyumuşlardı. Uçak inişe geçtiğinde uyandılar. "Rahat uyudun mu?" "Hıhı, çok güzel uyudum." Diyerek Alihan'ın yanağına öpücük koydu. Alihan'ın her fırsatta onu sıkıştırmasından sızlansa da çok hoşuna gidiyordu aslında. Biraz naza çekmekten zarar gelmez diye düşünüyordu. Alihan da bunun farkında olduğundan yapıyordu.
Eve geldiklerinde gece yarısını geçiyordu. Neva hızlı bir duş alıp üzerine bir gecelik geçirip girdi yatağa. Gözünü açamıyordu uykudan. Alihan da duş alıp geldi Neva'nın yanına. Neva hemen Alihan'ın kollarına sığındı. "Çok yorgunum." Diye mırıldandı. Alihan ise yumuşakça saçlarını okşuyordu. "Uyu birtanem."
Sabah olduğunda Neva, Gökhan ve Asiye'yi kahvaltıya çağırdı. Kızlar sofraya oturmuş bekliyorlardı bile. "Günaydınn" diyerek şen şakrak indi Neva aşağı. Alihan da arkasından geldi. "Günaydın." Dediler hep bir ağızdan. "Dün gece geldiğinizi duymadım hiç." Dedi Ceren. "Geceyarısını geçiyordu kuzum." Asiye ve Gökhan da gelince başladılar kahvaltıya.
Şirkete geçtiler hep birlikte. Birkaç saat sonra Alihan, Neva'nın odasına gitti. "Güzelim?" "Gel aşkım." "Yavrum biz Gökhan'la Aksoy'ların şirketine geçeceğiz, orada bir toplantı var yatırımla ilgili. Akşama çıkışa yetişemezsem arabanı göndertirim sen dönersin olur mu?" "Tamam aşkım sen düşünme hallederim ben." "Bir dakika aklımdan çıkmıyorsun nasıl düşünmeyeyim?" Dudaklarına bir öpücük kondurdu Neva. "Hadi aşkım gecikme sen." "Tamam güzelim dikkatli ol."
Neva tüm gün çalışmıştı. Şirket dışından birkaç dava almış, onların hazırlığını yapıyordu duruşma gününe kadar.Saat 4 gibi Alihan yetişemeyeceğini, arabasının şirkette olduğunu haber vermişti. O sırada Asiye girdi Neva'nın odasına. "Canım gelebilir miyim?" "Gel tabi. Ne içersin?" "Bir şey içmeyeyim ya. Biraz bitkinim. Eve geçip uyumak istiyorum." "Tamam kuzum. Alihan'lar hala toplantıdaymış benim arabamı göndertti. Kızları da alalım gidelim eve. Dinlen sen de." Kızları da çağırıp eve gittiler. Neva biraz erken gitmelerini fırsat bilerek mutfağa girmişti. Nazan Hanım yemeğe başlamamıştı henüz. Onu da evine erken gönderip kendisi bir duşa girdi, üstünü değiştirip mutfağa indi. Kızlar da film izliyordu. "Yavrular, akşama istediğiniz bir yemek var mı?" "Yok yengem, sen ne istersen." Dediler. "Tamam o zaman karnıyarık pilav yapıyorum?" "Allah be." Diye sevinç nidaları duymuştu salondan çıkarken.
Nazan Hanım da bu akşam için kıymalı bir yemek yapmaya karar vermiş ki, kıymayı buzluktan buzdolabına koymuş, kıyma çözünmüştü. Önce pirinci ısladı. Sonra Patlıcanları soyup, yıkayıp, tuzlu suda bekletip kızarttı. Sonra kenarda da kıymayı kavurup, tencereye dizdiği patlıcanların ortasına koydu. Salçalı suyla pişirirken, suda beklettiği pirinci de yıkayarak, pilavını koydu. Ara ara kızlar yardım etmek istese de Neva mutfakta tek olmayı seviyordu. Yemekleri erken koyunca bir de cacık yaptı.
"Yenge en azından masayı biz kuralım hallederiz hemen iki dakikada." "Peki madem. Ben bir Asiye'ye bakacağım, sonra gelirim. Hazır zaten her şey." "Tamam yengem keyfine bak sen." Dedi Ceylin. Saklama kabına yemeklerden birazını ayırıp koydu." Üç kabı da üst üste koyup Asiye'nin kapısını çaldı. Bir süre sonra kapıyı açmıştı Asiye. İçeri geçti Neva. "Canım çok solgun görünüyorsun. Doktora gitmek istemediğinden emin misin?" "Ya üşüttüm galiba." "Öğlen bir şey yemedin değil mi?" "Yok." "Ben yemek getirdim. Şimdi onları yiyorsun hem daha sıcaklar. Ben tabağa koyup getiriyorum itiraz istemiyorum." Asiye başını salladı. Kendi yardımcısı da yemeği hazırlayıp çıkmıştı ama yiyememişti. Neva'nın yemeklerini sevdiği için cazip geldi. Neva karnıyarık pilav ve cacığı tabaklara koyup getirdi. Önce biraz karnıyarıktan sonra da pilavdan aldı. "Müthiş olmuş. Ellerine sağlık." "Afiyet olsun canım." Tam kaşığını cacığa daldırmıştı ki gelen sarımsak kokusu yine midesini alt üst etti. Tepsiyi hemen önündeki sehpaya bırakıp tuvalete koştu. Neva rahatsız olmaması için gitmedi. Kısa süre sonra bitkince geldi Asiye. Fakat koltuğa oturamadan yere yığılmıştı. Neva korkuyla kalktı hemen. Anlık olarak bayılmış, yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı.
"Asiye rica ediyorum inat etme, götüreyim seni hastaneye." "Tamam ama Alihan'a, Gökhan'a falan bir şey söyleme. Paniklemesin şimdi toplantıda zaten." "Tamam kuşum. Hadi ben çantanı alayım gidelim." Kızlara da küçük bir yalan uydurmuşlar, arabaya binmişlerdi. Acile gittiklerinde Asiye şikayetlerini söyledi. "Ateşiniz yok, tansiyonunuz da normal. Bir kan tahlili yapalım. Sonuçlar bir saate çıkar, o zaman ne olduğunu anlarız. " demişti. O arada da Asiye'nin sadece bulantısını baskılamak için serum taktılar.
Bir saat olmadan doktor yanlarına gelmişti bile. "Kan sonuçlarınızda sıkıntılı bir durum görünmüyor Asiye Hanım." "E peki neden böyle hastalandı?" Diye sordu merakla Neva.
"Asiye Hanım'ın karnındaki minik, biraz huzursuz bir dönemden geçiyor sanırım. Tebrik ederim Asiye Hanım. Hamilesiniz." İki kadın da şok olmuş birbirlerine bakıyorlardı. Doktor çıktı odadan. "Canım benim, tebrik ederim. O kadar sevindim ki." Diyerek dolu dolu gözlerle sarıldı Asiye'ye. Asiye yanaklarından süzülen yaşlara engel olamıyordu. "Neva b-ben anne olacağım." Diye sayıkladı. "Evet canım, çok güzel bir anne olacaksın." Dedi Neva da. Sıkıca sarıldı Asiye Neva'ya. Hastanede akşam olduğu için kadın doğum doktoru olmadığından ultrasona giremedi Asiye. Yarına randevu oluşturdu. Gökhan delirecek sevinçten diye geçirdi içinden.
Bundan 2 yıl önce bir doktor, kistlerinden dolayı bu güzel haberi asla alamayacağını, anne olamayacağını söylemişti. Bunu henüz nişanlıyken, belki Gökhan için önemli olduğunu düşünerek söylemişti. Gökhan ise, benim için hiçbir önemi yok. Ama eğer anne olmak istiyorsan, bir doktor daha bulalım. Bir de ona gidelim. Diyerek bir alternatif çözüm yolu getirmişti. Hiçkimseye de Asiye'nin çocuğu olmayacağını söylememişti. Söylese, Mardin gibi bir yerde Asiye'nin hayatıyla oynamış olurdu. Buldukları doktor ise ameliyatın çözüm olduğunu söylemiş ve evlendikten 1 hafta sonra Asiye ameliyat olmak istediğini söylemişti. Gökhan da Alihan gibi çok güzel seviyordu Asiye'yi.
Eve döndüklerinde Asiye kendi evine dönmüştü. Baş başa vermek istedi bu haberi. Onlar içeri girdikten birkaç dakika sonra Alihan ve Gökhan da evlerine gelmişti.
Neva "hoşgeldin aşkım." Diyerek kollarını doladı Alihan'ın boynuna. "Hoşbuldum güzelim." Diyerek Neva'nın alnına bir öpücük kondurdu. Masaya geçtiler. "Neva'm sen mi yaptın? Harika olmuş." "Nereden anladın?" Bir elini Neva'nın eline koydu. "Bu eller her şeyi güzelleştiriyor da oradan anladım." "Afiyet olsun." Dedi Neva gülümseyerek. "Ay gözümün önünde birbirlerini seviyorlar." Dedi Ceylin. Alp ile kaç gündür denk gelmemeleri canını sıkıyordu zaten. Güldü Neva.
Diğer evde ise Asiye gergince Gökhan'ı beklemiş, geldiğinde de kapıya koşmuştu. "Yavrum, iyi misin sen?" Diye sordu Gökhan. Yüzündeki ifade değişikti, oradan anlamıştı Gökhan. "İyiyim aşkım. Bak bir sürü yemek var. Hadi gel." Dedi Asiye odağını değiştirmek için. Sessizce yemeklerini yediler. Gökhan yemekten sonra duşa girmiş, üstünü değiştirip yeniden salona inmişti. "Aşkım benim sana bir şey söylemem lazım." "Farkındayım. Kötü bir şey mi oldu?" Diyerek kaşlarını çattı Gökhan. Asiye gülümsedi. "Hayır.. küçük, minik, çok güzel bir şey oldu." Gökhan anlamayan gözlerle baktı Asiye'ye. "Yavru kedi mi sahiplendik?" "Gökhan bunu mu anladın cidden?" "Yani. Ne anlamam gerektiğini anlamadım." Asiye dolu gözlerle, Gökhan'ın gözlerine baktı. Kocasının iri elini alıp, karnının üzerine koydu. "Aşkım, hamileyim." Dedi Asiye daha fazla uzatmadan. Boş boş baktı Asiye'ye. "Aşkım?" Diye seslendi bir süre sonra Asiye. "Sen? Hamile? Bebek?" Diye anlamsız sorular yöneltiyordu Asiye'ye. Asiye kafasını salladı. "Burada bizim bebeğimiz var sevgilim." "ALLAH BE" diye birden bire fırlayınca, Asiye irkildi. Kalktı oturduğu koltuktan. "Teşekkür ederim güzeller güzelim. Çok teşekkür ederim." Diyerek Asiye'yi kucaklamış, öpücükler kondurdu dudaklarına, alnına. Sonra birden bire dışarı fırladı. "BABA OLUYORUM LAN!" Diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Neva ne olduğunu bildiğinden sakindi. Ama Alihan ve kızlar korkuyla dışarı fırladı. "Ne oluyor lan?" Dedi Alihan. "ABİ BABA OLUYORUM." Diye sarıldı Alihan'a. Alihan'ın saklamaya çalışsa da gözleri dolmuştu. Kardeşlerine karşı kendini baba gibi hissediyor, kardeşleri de onu öyle görüyorlardı. "Sağlıkla kucağınıza alın." Dedi Alihan gülümseyerek. Kızlar ise sevinç çığlıkları atıyor, Neva ve Asiye de birbirlerine sarılmış onları izliyorlardı.
"Sen neden bu kadar sakin karşıladın yenge?" Diye sordu Elif Neva'ya. Asiye atlayıp "beni doktora götürdüğünde birlikte öğrendik." "Böyle kapıda olmuyor gelin içeride bir kahve yapayım size oturalım." Dedi Neva. İçeri geçtiler. "Yenge sen otur artık biz yaparız kahveleri" deyip Neva'yı da oturttu kızlar salona. Gökhan da sakinleşmişti artık. "Ne kadarlık bebeğimiz?" Diye sordu Asiye'ye. "Ultrason randevum yarın. Bilmiyorum o yüzden. Ben kötü olunca Neva'nın ısrarıyla gittik hastaneye." "Yenge çok teşekkürler." Dedi Gökhan. "Ne teşekkürü lafı olmaz." Dedi Neva. Alihan ise bir kolunu Neva'ya sarmış, karşısında baba olacağını öğrenmiş kardeşini gülümseyerek izliyordu. O da amca olacaktı.
"Yarın ben de geleceğim bebeğimizi görmeye." "Tamam canım gel." "Ama artık işi de bırakman lazım." "Kim demiş?" Diye inatlaştı Asiye. Bir riski yoksa çalışacaktı tabi ki. Zaten yoğun olduğu günler sayılıydı. Rahat bir iş ortamı vardı. "Ben diyorum yavrum." "Valla aşkım, yarın işte randevumuz var. Doktor bir risk yok derse izin verdiği tarihe kadar çalışacağım ve sen o güzel ağzını kapatacaksın." Gökhan bir şey demedi.
Ertesi gün birlikte şirkete geçmişler, oradan da hastaneye gitmişlerdi Gökhan ve Asiye. "Hoşgeldiniz Asiye Hanım. Burcu ben. Kadın doğum uzmanıyım." "Memnun oldum Burcu Hanım. Dün kötü hissedince acile gelmiştim. Kan tahliline göre hamile olduğumu öğrendim." "Tamamdır sedyeye geçip karnınızı açmanızı rica edeceğim. Geliyorum hemen." Gökhan karısının sedyeye yatmasına yardımcı olup tişörtünü sıyırdı. Asiye onun bu ilgisini hayranlıkla seyrediyordu. Bakalım nerede fire verecek diye geçirdi içinden. Burcu Hanım içeri girip ultrason cihazını açtı. "Biraz soğuk gelecek." Dedi jeli Asiye'nin karnına sıkmadan hemen önce. Probu karnında gezdirdi bir süre. Gökhan ise sabırsızlıkla Asiye'nin elini tutuyordu. "Evet işte burada." Dedi ekrandaki minik karartıyı gösterirken. "Ama daha nokta gibi." Dedi Gökhan. "Şuan çok küçük, 4 haftalık. Ama büyüyecek." Dedi gülümseyerek. "İlk hamileliğiniz mi?" "Evet. Ben bir de yaklaşık 5 ay önce bir kist ameliyatı geçirdim. Bunun hamileliğime bir etkisi olur mu?" "Yok Asiye Hanım rahat olabilirsiniz. Hamileliğiniz de şuan için yolunda. 2 hafta sonrası için kontrol yazacağım. 4 hafta sonra da bebeğinizin kalp atışlarını duyabilirsiniz." "2 hafta çok uzun değil mi kontrol için? 2 gün sonra gelsek?" "Gökhan" diye uyardı Asiye onu susması için. "Bir sıkıntı olmadığı için Gökhan bey 2 hafta yeterli." Dedi Burcu Hanım gülümseyerek. Asiye doktoruna ısınmıştı. "Peki çalışabilir miyim?" Diye sordu Asiye kaşla göz arasında. "İş temponuz nasıl? Yani ayakta mısınız? Masa başında mı?" "Masa başında." "Yani eğer ilerleyen dönemlerde bir problem çıkmazsa 35.haftalara kadar çalışmanıza bir engel yok." "Teşekkür ederim." Dedi Asiye Gökhan'a imayla bakarak.
Arabalarına bindiler. "Tamam, çalışmana da tamam. Ama olur miden bulanır, başın döner, yorgun hissedersin falan. O gün işe gitmeyeceksin itiraz istemiyorum Asiye." Dedi sesini biraz sertleştirerek. "Tamam aşkım." Dedi Asiye yumuşakça. Gökhan bir eliyle direksiyonu tutarken bir elini de Asiye'nin çıkmamış karnına koydu. Asiye de bir elini Gökhan'ın elinin üstüne koydu. 8 ay sonra aile olacaklardı.
Yeni bölüm geldiii :) umarım beğenirsiniz :)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kıvılcım
RomantikAlihan Arslanoğlu...Tüm Mardin'in korktuğu,sert fakat bir o kadar da adaletli, hakkaniyetli genç bir adam. Neva Gökçe Demirhan...Yaşına göre mesleğinde oldukça başarılı, tuttuğunu koparan, dikbaşlı, idealist bir genç kadın. Her iki gencin de ortak n...
