2. ACILAR SİLSİLESİ

8.3K 342 167
                                        

Bölüm şarkıları
Perdenin Ardındakiler~Her Gece
Sezen Aksu~Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım
Teoman~Çoban Yıldızı

Yorum ve vote atmayı unutmayın lütfennn.
Seviliyorsunuz.
İyi Okumalar
🖤⚖️

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Acı ne kadar büyükse o kadar olgunlaştırır der bazı insanlar, bazıları da bunun tam tersini iddia ederek sizi zayıf kıldığı konusuna değinirler. Ben başka bir iddia daha atmak istiyordum ortaya, acı düşünmeyi engeller bu sebeple hem olgunlaştırır hemde zayıflatır zihninizi...

Sevgi ise zararsız diye bilinir lakin en fazla o yaralar sizi. Çünkü kardeşidir acının, fazlası da azı da yokluğu da zarar verir size. Fazlası aptallaştırır, düşünmenizi engeller; azı ise olgunlaştırır. Aynı acı gibi...

Büyük fedakarlıklar büyük acıları getirirdi devamında. Bu yola çıkabilmek için kendimi feda etmiştim ve bunu yaparken acılarımın yok olacağını, bir anda sihirli bir değnek değmişçesine güçlü olacağımı düşünmüştüm, yanılmıştım. Meğerse ben acıyı sadece dayak ve hakarete sınırlamışım lakin acı çok daha büyük bir kavrammış, bunu şu anda tek varlığım olan o kızı benim yüzümden kaybetmek üzere olduğumda daha net anlamıştım.

Ensemde varlığını sürdüren namlunun soğuk ucuyla beraber tam olarak zihnimden bunlar geçiyordu. İçimde ona duyduğum sevgi beni aptallaştırmıştı ve şu an yokluğu canımı bir hayli acıtıyordu.

"Sen şu mavi kafanın koruduğu ablası oluyorsun herhalde. Senin hakkında bir emir almadık, ne yapsak ki şimdi sana?" dedi az önce ki video da kahkaha atan adam. O kadar telaşlanmıştım ki sokağın az ilerisinde bulunan arabayı bile farketmemiştim. Tabiki de bu eşyaları öylesine bırakmayacaklardı, pusu kuracaklardı. Nasıl tahmin edememiştim?

Etrafımda kaç kişi olursa olsun hepsini indirebilirdim lakin Kayra ellerindeydi ve ona bir şey olmasına izin veremezdim. Onun için gerekirse kendimi bile ifşalardım fakat biliyordum ki bu hiçbir şeyi değiştirmezdi, bu insanlar hep daha fazlasını isteyen doyumsuz itin tekiydiler.

Yine zekasını konuşturmuş, benim onun arkasından geleceğimi tahmin ettiği için beni ablası olarak tanıtmıştı ve bende onun oyununa uyarak devam ettirecektim. Ne yazıkki şu anda başka çarem yoktu. Lakin tuhaf olan bir durum vardı o da Kayra'yı bilipte benim yüzümü bilmemeleriydi. Bu demek oluyordu ki biri özellikle sadece Kayra'yı ifşalamıştı.

'Sonrasında da bileklerinde ki kelepçeyle o sevdiğin arkadaşlarının mezarlarında ağlarken savcılığa uzaktan el sallarsın.'

Hayır Namık hayır! Lütfen bu olayın altından sen çıkma. Yoksa neye dönüşeceğimi ben bile tahmin edemezdim...

Ensemde ki silah yavaşça boynumda dolaşarak çenemin altına geldi. Tabi bu sayede silahı tutan kişide tam karşıma geçmişti. Çenemin altında boğazıma yaslı olan silaha kuvvet uygulayarak eğik olan başımı kaldırıp ona bakmam için zorladı. Bu duruma karşı çıkmadan istediğini uygulayarak oyuna ayak uydurdum, gözlerime ise gerçekçi olan korkulu bir ifade yerleştirip dudağımı titrettim. Sonuç olarak şu anda sadece normal bir genç kızdım...

"Pekte güzelmişsin." dedi o iğrenç sırıtışıyla ardından arkamda bir yere bakarak "Ne diyorsunuz biraz eğlenmesek mi? Hep iş hep iş nereye kadar amına koyayım, biraz da bu güzelliğe doyalım." demesinin ardından yine o boktan kahkahasını attı.

SÂYEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin