46. KAZANANLAR

2K 71 19
                                        

~Bölüm Şarkıları~
Seda Sayan~Tabi Tabi
Blok3~Uyuz

Yeni bir bölümden herkese merhabalar efenim!!!

Nasılsınız???

Bölümde kısa bir yakınlaşma vardır, bilginize...

"Ben'le kim kapış'cak? Düşmanım çok olur. Gelsinler, hepsini helak ediyim. Hangi huyuma uyuz oluyo'sun en çok? Söyle de yapmaya devam edeyim..."diyerek sizi bölüme uğurluyorum.

İyi okumalar.
Seviliyorsunuzzzz
⚖️🖤

~~~~~~~~

Her ne kadar bazı günler acıdan gözlerimizi açamaz hale gelsekte hayat mucizelerle doluydu, ne zaman ne yaşanacağını kestiremiyordu insan. İşler böyle olunca üzülmek kulağa çok yersiz geliyordu, her sabahın bir güneşi varken gecesine ağlamak neye yarardı ki?

Korkum ve endişem öylesine bedenimi sarmıştı ki bir süre başaramayacağıma inanmıştım. Her şeyin berbat olacağına ve yenileceğimizi düşünmüştüm fakat öyle olmamıştı, kazanmıştık.

Ya da sahiden kazanmış mıydık?

O zaman neden hala rahatlayamıyordum? Neden hala kalbimi çepeçevre saran endişeyi gideremiyordum? Ve en önemlisi neden o güneşin doğmayacağından korkuyordum? Bu sorulara ne yazık ki bir cevabım yoktu...

Dudaklarımdan ayrılan dudaklarıyla alnını alnıma yasladığında derin bir nefes alarak yağmur kokusunu ciğerlerime hapsettim. Zihnimde seneler öncesi yankılanırken garip bir dejavular silsilesi yaşıyor gibiydim, ilk kez beni öptüğünde de bir dövüşten çıkmıştı.

"Yine harika bir dövüştü Ateş." diye mırıldandığımda eli belime daha sıkı sarılırken bedenimi kendisine yapıştırdı.

"Bir gün gerçekten aklımı kaybetmeme sebep olacaksın Duman." diye tıpkı benim gibi fısıldadığında dudaklarımda bir sırıtış peyda olmuştu.

"Kuru iftira, hiçbir şey yapmadım." diyerek sırıttığımda burnunu burnuma dokundurmuştu.

"Yalnız başına o şeref yoksununun odasına gitmeni de eve geçince konuşacağız küçük hanım, hiç kurtulduğunu sanma." derken hafifçe geriye çekildiğinde bakışlarım yeşillerinde gezinmişti. Endişesi hala bakiyken suya gitmem en iyisiydi.

"Yalnız değildim ki, sen vardın. Beni korurdun." diye mırıldanırken tatlı bir şekilde gülümsediğimde bakışları önce dudaklarıma ardından da gözlerime düşmüştü.

"Hiç şekerlik yapma bana, yemezler güzelim." derken tekrardan yaklaştığında dudakları kulağıma dokunmuştu. "Zaten koşarak iniyorsun şu siktiğimin merdivenlerinden, aklım çıkıyor." demesiyle hafifçe kıkırdamıştım.

"Görende çocukları sen taşıyorsun sanar Araf." diye mırıldanmamla geriye çekildiğinde çatık kaşlarıyla yüzüme bakmıştı.

"Ben taşısam bu kadar gerilmezdim Sâye." dediğinde laf sokup sokmadığını anlamadığım için benimde kaşlarım çatılmıştı, laf mı atmıştı şimdi o bana?

"Ne yani ben iyi taşıyamıyor muyum?" derken dolan gözlerimle yeşillerine bakıyordum ki gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Kesin sıkılmıştı benden, istemiyordu artık beni. İki çocuğumla birlikte babasız kalacaktık!

"Hayır tabikide güzelim, sen tanıdığım en iyi anne olacaksın." diye fısılmasıyla sinirlerim daha çok gerilmişti.

"Ha şimdi değilim yani? Defol git Araf." derken hızlıca arkamı dönüp ilerlemeye başlamıştım. Neye sinirlendiğimi bilmiyordum ama sinirliydim işte, lanet olası hormonlar!

SÂYEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin