~Bölüm Şarkıları~
Duman~Sor Bana Pişman Mıyım?
Kolpa~Hiç Bitmez Bu Masal
Son bölümden herkese merhabalar efenimm!!!
Ah! Şimdi ben size veda mı edeceğim? :(
TABİKİ DE HAYIR CANLARIM, BEN HEP BURADAYIM!!!
SÂYE biter SÜFL-İ AŞK başlar, siz hiç merak etmeyin ;)
"Belki zoru seçmek gelir içimden, belki hayatla yüzleştiğimden. Hiç bitmez bu masal. Ben yazar, ben yaşarım..." diyerek sizi son bölüme uğurluyorum.
İyi okumalar
Seviliyorsunuzzzz
⚖️🖤
~~~~~~~~
Yazarın anlatımından...
Gök acıyla kükredi, altındaki karmaşayı hissedercesine ağlamaya başladı. Düşen her yağmur damlası yeryüzündeki ateşi söndürmeye çalıştı ama başardığı tek şey daha da harlamaktı. Acı içinde haykırdı insanlar ama sesleri tek bir kişiye ulaşmadı, sessiz kalmamaya yemin eden kadın sesini kimseye duyuramadı...
Adalet gerçekten var mıydı bilinmezdi. Yeri gelirdi, insanlar haykırarak bağırırdı ama duyulmadıkça ne adalet kalırdı ne de özgürlük. Sessizliğe boğulan bir yaşam ise ölmeye mahkum kalırdı. Adalet var mıydı bilinmezdi ama bu konuda bile insanların yalnız kaldığını çok iyi bilirdik.
Her insan şahsi adaletini kendisi yaratırdı, tıpkı karakterlerimizin yaptığı gibi...
Genç adam acıyla haykırdı, belki de annesinin ölümünün ardından sesi ilk kez bu kadar güçlü çıktı. Su dolu fanusu parçalamak istercesine yumruklarını cam yüzeye geçirdi, yere sabitlenmiş demir plakaları sökmeye çalıştı, üzerine çıkıp kilidi kırmayı bile denedi ama hiçbiri işe yaramamıştı. Su neredeyse tamamen dolmak üzereydi.
Adam deponun kapısına gitti, açmaya çalıştı. Başaramayınca etrafta bir çıkış yolu aradı ama yoktu. Ne cam kırılıyordu ne de yardım çağırabiliyordu, öylece sevdiği kadının ölümünü izleyebiliyordu.
"NAMIK!" diye haykırdı adam tekrardan yumruğunu cama geçirirken. "BENİ DİNLEDİĞİNİ BİLİYORUM!" derken çevresine bakındı adam. "NE İSTERSEN YAPARIM. LİDERLİK, PARA, GÜÇ; HEPSİ SENİN OLSUN AMA YALVARIRIM BENİ AL!" Adam sertçe dizlerinin üzerine çöktüğünde gözyaşları hızla yanaklarını ıslatmaya devam ediyordu. "YALVARIRIM ONU BIRAK, BENİ AL!"
Genç kadın elini sertçe cama çarparken başını olumsuz anlamda sallıyordu, sevdiği adam kendini feda edemezdi. İntikamları için yaşaması gerekiyordu, onun önünde diz çöküp yalvarmamalıydı. Onun arkasından adaleti sağlamak zorundaydı...
Tüm geçmiş gözlerinin önünden film şeridi misali akarken kadın kendine bir kez daha kızdı, üç koca yılını onsuz geçirmişti. Hemde koca bir saçmalık silsilesi yüzünden. Kadın elini tekrardan cama çarptı, son anında görmek istediği tek şey ormanlarıydı. Ona bakmalıydı, yanında durmalıydı.
O esnada su tamamen doldu, kadının bedeni tamamen suya batarken eli son kez karnına sarıldı. Kucağına bile alamadığı yavrularına sıkıca sarıldı kadın ve o an tek yapabildiği yaradana yalvarmaktı. Ciğerleri ne kadar dayanırdı bilmiyordu, gözleri kapanırken sessizce mırıldandı.
"Allah'ım yalvarırım onların sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için yardım et..."
Yüzüne vuran aydınlıkla gözleri açıldığında kadın ellerini karnına daha sıkı sardı, kim gelmişti? Ardından suyun içine boğuk bir haykırış yayıldı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
General Fiction~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
