~Bölüm Şarkıları~
Levent Yüksek~Bu Gece Son
Dolu Kadehi Ters Tut~Dilerim ki
Yeni bölümden herkese merhabalar canlarım...
Nasılsınız??
"Mutlu ol... İyi bak kendine. Ne olur gözün arkada kalmasın... Uzun uzun seneler var önünde, gün gelir sevgilim acıya alışırsın..." diyerek sizi bölüme uğurluyorum.
Yorum ve beğenileri unutmayalım lütfen canlarım...
İyi okumalar...
Seviliyorsunuzzzz
⚖️🖤
~~~~~~~~~
Bunca zaman sonra bile anılar aynı tazelikte zihinde can bulabilir miydi? Peki ya o hisler kalbimizi sızlatmaya yeter miydi? Hiçbirisine bir cevabım yokken elimde ki telefona bakmaya devam ediyordum. İçten içe oğlu için yazdığına emin olsam da zihnimin gerilerinde kalan o küçük kız belki diyerek umut ediyordu, yapmamalıydı. O kadın bunu haketmiyordu.
Ona ne cevap yazacağımı bile bilmiyordum, evet ya da hayır mı veyahut kızmalı mıydım? Kendimi saçma bir labirentte hissederken belime temas eden parmaklarla tekrardan şu ana döndüğümü hissetmiştim. Derin derin nefesler alırken bakışlarımı ormanlara çevirdim, yaşama sebebime...
"İyi misin güzelim?" diyerek bana biraz daha yaklaştığında yeşillerinde ki endişeyi görebiliyordum.
"Halime Argun görüşmek istiyor." dedim telefonu ona çevirerek. Bakışları mesaja kaydıktan sonra tekrar gözlerime çevrilmişti..
"Tamam, birlikte gideriz güzelim." dediğinde kafamı olumsuz anlamda sallamıştım.
"Bunu tek başına halletmem gerek Araf'ım, zihnimde ki küçük benliğimin artık susması için bu gerekiyor." Kaşları çatılırken parmakları çenemi bularak başımı kaldırmıştı.
"Onun susmasını değil içinden geçen her şeyi haykırmasını istiyorum mia dea, artık korkmasına gerek yok. Çünkü ben onu korumak için her zaman yanında olacağım." demesiyle kalbim yeşilleriyle çevrelenirken gözlerim istemsizce dolmuştu.
"Seni çok seviyorum." dedim çatallanan sesimle. Şu sıralar öylesine duygusaldım ki sebebini anlayamıyordum, daha dün regl olmamış olsaydım hamile olduğumu bile düşünebilirdim.
"Sâye'm bende sana çok aşığım ama böyle yapma kurban olduğum." derken dudaklarını dolan gözlerime bastırdığında içimde ki ağlama isteği daha da artmıştı. "Akmasın o damlacıklar, lütfen."
"Akmıyor ki." dedim burnumu çekerken. Yüzünü geri çekerek gözlerini bana çevirdiğinde hafifçe gülümsemiştim.
"Emin miyiz mia dea?" dediğinde kafamı gülerek olumlu anlamda sallamıştım.
"Lan sizin burada ne işiniz var?" diye haykıran sesle bakışlarımı yana çevirdiğimde bize doğru gelen Can'ı fark etmiştik.
"Hala!" diyerek bana koşan Arya'yla dudaklarım kıvrılırken hızla bana sarılan bedenine kollarımı sardım. Bu bir aylık süre de Arya'yı da yanımıza almıştık ama dün Can abisini özlediği için onlarda kalmak istemişti.
"Niye? Bize yasak mı market?" dedi Araf alaycı bir sesle.
"Yokta birader yani senin gibi üst düzey bir zengini görünce insan bir şaşırıyor." derken gülmeye başlamıştı Can. "En son ne zaman geldin ayrıca markete?" diye sorduğunda Araf'ın bakışları bana kaymıştı. Cevap belliydi çünkü, hiç! Onları umursamayarak bakışlarımı Arya'ya çevirdim.
"Sizde mi buradaydınız?" dedim eğilip Arya'nın saçlarına küçük bir öpücük kondururken.
"Can abiyle abur cubur almaya geldik." demesiyle bakışlarım Can'a değdiğinde hızla bakışlarını kaçırarak etrafa bakmaya başlamıştı. "Yiyebilirim dimi halacım?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
General Fiction~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
