Bölüm şarkıları
Özdemir Erdoğan~Bana Ellerini Ver
Aydın Kurtoğlu~Köle
Sena Şener~Teni Tenime
Murat Boz~Vazgeçmem
Ve yazdığım en uzun bölümle karşınızdayım.
Yorum ve vote atmayı unutmayın lütfennn
İyi okumalar
Seviliyorsunuzzzz
🖤⚖️
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Boğazımda ki kuruluk git gide canımı yakarken etraftan kulağıma uğultu gibi gelen sesleri anlamaya çalıştım bir süre. Vücudumu hareket ettirip kalkmak istiyordum lakin öyle bir haldeydim ki nefes almak bile oldukça zordu. Neredeydim ya da bana ne olmuştu? Hiçbir fikrim yoktu. Gözlerimi açmaya çalışarak nerede olduğumu görmek istiyordum ama öyle yorgundum ki bu eylemi bile gerçekleştiremiyordum.
Derince bir nefes almaya çalıştığımda vücudumda ki acıyı çok net bir şekilde hissederken yüzümün kasıldığını tahmin edebiliyordum. Bedenimde ki acıyı yok saymak için tekrardan çevremde ki seslere yoğunlaşmaya çalıştım.
"İki koca hafta oldu, ne zaman uyanacak?" dedi Kayra. Ben iki haftadır neden uyuyordum ki? Zihnime son yaşananları getirmeye çalıştığımda aklıma düşen görüntülerle kalbim acıyla sıkışmıştı. Arya, o iyi miydi?
"Doktor normal olduğunu söyledi, hem hayati tehlikeyi de atlattı işte, ne zaman bedeni hazır hissederse o zaman uyanacak." diyerek cevap verdi Buğlem. Ben en son vurulmuştum, bunu hatırlayabiliyordum. Vücudumda ki bu acı oldukça tanıdıktı. Bundan birkaç sene önce karın boşluğuma bir kurşun yemiştim, Namık tarafından. Amacı acıyı tanıyarak buna bağışıklık kazanmamı sağlamaktı ama görüldüğü üzere bu pek bir işe yaramamıştı. Peki ya Namık nasıldı? En son yoğun bakımdaydı.
Bakışlarımı zor bela açtığımda karşılaştığım yoğun ışıkla tekrardan kapatmıştım. Hastane de olmalıydım büyük ihtimalle.
"Uyandı mı?" diye sordu Ahu, sesi yakınımdan geliyordu.
"Ne? Uyandı mı?" diyerek haykıran Kayra'yla daha çok yüzümü buruşturmuştum. Beynim çatlayacak gibiydi. Tekrardan gözlerimi açtığımda bakışlarım öncelikle beyaz tavanla çakışmıştı ardından odadakilere çevirdiğimde herkesin çevremde toplandığını fark etmiştim. Bir kişi hariç...
Gözlerim inatla onu ararken herkes tek kelime etmem için heyecanla beni izliyorlardı.
"Arya." dedim kuruyan boğazım ve ağzımın üzerinde duran hava maskesi yüzünde boğuk çıkan sesimle. Hala zihnimin bir köşesi onu arıyordu. Babası işin içinde diye kendine zarar vermezdi değil mi?
Elimi kaldırmaya çalıştığımda Kayra ne yapacağımı anlayarak benden önce davranıp ağzımda ki maskeyi aşağı indirmişti. Bakışlarım ona döndüğünde ağladığını fark etmiştim.
"Ne kadar çok korktum haberin var mı salak? Süperwoman mısın sen? Ne diye kendi başına atlıyorsun?" diye adeta haykırmıştı Kayra.
"Kız uyandığına pişman oldu mavi kafa." diyen Alp ile bakışlarım bu sefer ona dönmüştü.
"Arya..." dedikten sonra öksürmeye başladığımda bedenimde ki yaraların sızlamasıyla dudaklarımdan hafifçe bir inleme kaçmıştı. Aynı hızla ağzıma dayanan su bardağıyla bu sefer bakışlarıma Deniz'e çevirerek uzattığı sudan bir kaç yudum almıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
General Fiction~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
