~Bölüm Şarkıları~
Gökhan Türkmen~Aşk
Pinhani~Bilir O Beni
Yeni bir bölümden herkese merhabalar canlarım...
"Bana acımadı ama sever o beni..." diyerek sizi bölüme uğurluyorum.
İyi okumalar.
Seviliyorsunuzzzz
⚖️🖤
~~~~~~~~~
2 ay sonra...
Hayatın sizi hangi noktaya çekeceğine çoğu zaman karar veremezdiniz, bazen yeri gelirdi tahmin etmek bile imkansız bir hal aldırdı. Bundan seneler önce bana gelip arkadaşımın zoruyla konuşmasını izlemeye gittiğim bir iş adamıyla evleneceğimi ve onun çocuklarına hamile kaldığım için heyecanla gün saydığımı söyleseydiniz yüksek ihtimal benimle dalga geçtiğinizi düşünerek önce size kötü kötü bakar ardından da yoluma devam ederdim.
Ama olmuştu, ben zorla götürüldüğüm o konferansta ki adama aşık olmuştum ve hatta yetmezmiş gibi evlenmiştim. Hayattı işte, tamamen tesadüflerden ibaretti.
Karşımdaki bilgisayarda gözlerimi gezdirirken düşünceler birer birer zihnimden geçiyordu, zaman ne kadar da çabuk geçmişti. Aslında düşündüğümde çabuk geçen tek zaman şu beş ay olmuştu, ne ara hamile kaldım cinsiyetleri ne derken çoktan sekiz aylık olmuşlardı bile. Şimdi ise karnım burnumda bir şekilde hamilelik iznimin tadını çıkarıyordum, tabi bu halde ne kadar çıkarılırsa!
Kendi düşüncelerime gülerken kafamı iki yana sağlamıştım, şu birkaç aydır düzenli olarak aldığım terapiler ciddi anlamda iyi gelmişti. Tabi her yaşanılanı tamamıyla anlatmam mümkün değildi ama onunda bir çaresini bulmuştum, kendi hayatımı sanki yakaladığım suçluların hayatıymış gibi anlatıyordum. Bir şekilde anlatmak beni büyük bir ölçüde rahatlatmıştı.
Bir de işin Namık boyutu vardı tabi ki, hala hapishanedeydi. Yaptığı yasal olmayan maçlar ve aynı şekilde yasal olmayan silah tüccarlığı yaptığı açığa çıkınca oldukça yüklü bir ceza aldı, bunda benimde bir katkım olmadığını söylesem kesinlikle yalan söylemiş olurdum. Hayatımı mahveden bir adamı öylece bırakacak değildim.
Ömer vardı birde, o ise hala hapisteydi. İtinayla ikisinin aynı hapishanelere bile verilmesine izin vermemiştim.
Derin bir nefes alarak terapistimin de dediği gibi kafamdaki kötü düşünceleri hızla atıp işime odaklandım. Çocuklarıma ileride izleyebilecekleri canlı bir günlük bırakıyordum, her gün düzenli bir şekilde yapmam mümkün olmuyordu ve biraz geç başlamıştım ama yine de oldukça fazla videoları birikmişti. Bir elim karnıma giderken kıvrılan dudaklarımla hafifçe okşadığımda hissettiğim hareketlilikle daha çok gülmüştüm, uyanmışlardı.
"Evet, doğru tahmin aşklarım. Bugün günlük günü." derken bilgisayarın kamerasını açarak kendime baktım.
Karnım ciddi anlamda büyüktü ve göğüslerim de bir hayli şişmişti, artık hiçbir kıyafetime sığamıyordum ama yine de gözüme çok güzel geliyordum. Gözlerimin parıltısı her anlamda belli olurken çirkin gözükmem nasıl mümkün olurdu ki? Mutluluk gerçek anlamda yaramıştı. Videoyu başlatarak tekrardan arkama yaslandım.
"Sekizinci ayımızdan merhaba canlarım." diyerek dudaklarımda ki gülümsemeyle ekranda ki kendime baktığımda huzurla dolan ruhumun yanı sıra zihnimin gerisinden mırıldanan bir endişe vardı.
Derin bir nefes alarak terapistimin de dediği gibi onu hızla göz ardı ettim, bir sorun olmayacaktı. Bunlar sadece hormonlarımın getirdiği bir gerginlikti.
"Kavuşmamıza oldukça az kaldı ve bunun için çok heyecanlıyım. Bakın, şimdiden kocaman oldunuz." derken yavaşça ayağa kalkarak karnımı kadraja sokmuştum. "Şuna baksanıza, kadraja bile sığmıyorsunuz artık."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
Ficción General~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
