~Bölüm Şarkıları~
Gökhan Türkmen~Aşk
Melike Şahin~Durma Yürüsene
Yeni bir bölümden herkese merhabalar efenimm!!
Nasılsınız???
"Ağla, ağla, ağla, öldüm. Vuslatımı, şeytanımı toprağa gömdüm. Ağla, ağla, ağla, doğdum. Yandım ama dünyaya turp gibi döndüm." diyerek sizi bölüme uğurluyorum.
İyi okumalar.
Seviliyorsunuzzzz
⚖️🖤
~~~~~~~~~~~
Sanmak mıydı tek problem? Kendimizi güçlü sanmak, yenilmez sanmak ya da belki de olmadığımızı bile bile hayal etmek miydi yaşam? Gökten inen bir su damlasını kar tanesi sanarak sevinmek kadar aptalcaydı hayat. Umut ederdiniz kar tanesi olması için, onunda esasında bir su damlası olduğunu hiçe sayarak...
Hep bir kar tanesi olmak için çabaladım, senelerimi harcadım. Buz gibi soğuk olabilmek için türlü acılar çektim ama işin sonunda hep bir su damlası olduğum gerçeğini harcamıştım. Ben hep o zavallı su damlası olmaya mahkumdum. En ufak acıda yok olan, güçsüz bir su damlası...
Ne yapacağımı bilemez halde öylece duruyordum, kar tanesinin yavaşça erimesini bekliyordum sanki. Su damlası olup görünmez olmaya çalışıyordum tekrardan.
"Sâye'm..."
Duyduğum sesle gözlerim kapanırken bir su damlası misali hemen şu an buharlaşmak istedim, yok olmak ve bir daha hiç bulunmamak istedim ama yapamazdım. İçimde taşıdığım iki kar tanesi varken yok olamazdım.
"İstediğini söyle ama yıldızları saklama benden Sâye'm, yalvarırım yapma." diyen Araf'la gözlerimden damlalar süzülürken ellerimi yumruk yaparak sıkmaya başlamıştım. Gözlerim hala kapalıyken zihnimde onun sesi bozuk plak misali dönüp duruyordu.
***
"...katilsin sen!"
"Anla artık, kötü biri olan sizsiniz!"
***
Gözlerim daha sıkı kapanırken yanağımda hissettiğim parmakları incitmeye korkar gibi gözyaşlarımı silmeye başlamıştı. Parmakları yavaşça yanağımdan akmaya devam eden yaşları silerken diğer eli ise yumruk yaptığım ellerime tutunmuştu, hafifçe okşuyordu.
"Lütfen meleğim, yapma böyle. Onu bulacağız, o itin eline bırakmayacağız." dediğinde ellerimi gevşetmiştim, sesi sakinleşmemi sağlıyordu.
"Haklıydı." diye mırıldanırken gözlerimi de yavaşça aralamıştım. O an koltuğa oturduğumu ve onun ise hemen karşımda dizlerinin üzerine çökmüş bir halde bana baktığını farketmiştim, ne ara oturduğumun bile farkında değildim. "Babama benziyorsun dedi, haklıydı." derken bakışlarımı yeşillere çevirdim. "Ne farkım kaldı ki ondan?"
"Vicdanın kaldı." derken yanağımda ki elini yavaşça kalbimin üstüne getirmişti. "Adam yaralarken bile sızlayan bir vicdanın varken katil olamazsın meleğim." demesiyle dudaklarımda acı bir gülüş oluşmuştu.
"Ben bir katilim Araf. Belki adam öldürdüğüm için değil ama ben bugün bir çocuğun umutlarını öldürdüğüm için katil oldum." Sözlerim dudaklarımdan dökülürken aynı zamanda yaşlarda yanaklarımdan hızla süzülüyordu, onun zihnimden silinmeyen bakışları kalbimi yaralıyordu. "Benim ailemden hiçbir farkım kalmadı Araf."
En acısı da buydu işte, kınadığın insanlara dönüşmek. Ruhumu öldürdükleri gibi hiçbir çocuğu yaralamayacağımı söz vermiştim fakat bunu bile becerememiştim. Gözlerinde ki hayal kırıklığı bir saniye aklımdan çıkmazken şu anda ne halde olduğunu bile bilememek sanki zihnimi tamamen etkisiz hale getirmişti, düşünemiyordum. Kar tanesi rolüne devam edemiyordum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
Ficción General~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
