Müslüm Gürsel~Tutamıyorum Zamanı
Redd~Nefes Bile Almadan
Çağan Şengül~Canım Yanıyor
Cem Adrian~Derinlerde
Yorum ve vote atmayı unutmayınnn
Seviliyorsunuzzzz
İyi okumalar
⚖️🖤
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yer gök bir olmuştu adeta kıyamet kopuyordu sanki, içimde volkanlar patlıyor nehirler taşıyordu, bir halat boynuma geçiriliyor nefesim kesilene kadar sıkılıyor gibiydi. Etrafta kopan çığlıklar kulağıma ulaşana kadar uğultu oluyor sonrasında fısıltı haline gelerek birer birer kayboluyorlardı. Kalbim git gide atışlarını hızlandırarak vücudumda ki zelzeleye bir yenisini daha eklerken zaman akmayı durdurmuştu.
Dudağıma temas eden dudakların etkisi tüm zihnimi allak bullak etmekle kalmamış yer ve zaman algımı da köreltmişti. Şu anda neredeydik ya da hangi zamandaydık hiçbir fikrim yoktu, tek düşünebildiğim kıpırtısız bir şekilde bana temas eden sıcak dudaklarıydı. Ringe çıkmadan önce üzerinde olan tişörtü dövüşürken çıkarmış ve hayran olunası bedenini göstermekten geri durmamıştı. İstemsizce kapanan gözlerimle omzunda ki ellerimi kasarak tırnaklarımı tenine geçirmekten alıkoyamadım kendimi. Bu hareketimle kasılan bedenini hissetmek içimde ki arzuyu daha da körüklüyordu.
Birkaç dakika belki de birkaç saat emin olamadığım bir zaman diliminden sonra dudağımın üzerinde ki dudakları hareket ederek üst dudağımı emmeye başlamıştı. Ben hala hareketsiz bir şekilde yaşadığım şoktan çıkmaya çalışırken belimde ki elini tenime biraz daha bastırarak tüm bedenimi kendine yapıştırdırmasıyla omuzunda olan ellerim ensesine çıkarak oraya sıkıca tutundular.
"O tırnaklarına mukayyet ol kedicik yoksa plan umrumda bile olmaz." derken dudakları hala dudaklarımla temasını kesmemişti. Benimki gibi hızlanan nefesi yüzümü yalarken haddinden fazla yakın olan dudaklarından çıkan kelimeleri anlamak bir hayli zordu benim için. "Noldu, rolden mi çıktınız küçük hanım?" diye sorduğunda sesinde ki alaylı tını kulağıma ulaşmıştı.
Beni benim laflarımla vurmaya çalıyordu ve kesinlikle bu işe yaramıştı. Çünkü şu anda düşünebildiğim tek bir uzvum olduğunu sanmıyordum. İşte tam olarak korktuğum şey buydu, zihnimi yani en büyük silahımı elimden alıyordu.
Gözlerimi zor bela açarak mavi lenslerin olduğu gözlerine baktım. Maviler onda da okyanusa dönüşerek içine giren herkesi boğuyordu, aynı benimkiler gibi. Neden ona her baktığımda kendimi görüyordum?
Bakışlarım tekrardan dudaklarına düştüğünde zihnim artık devreye girmiş olacak ki son söyledikleri içinde çınlamıştı. O benimle dalga mı geçmişti?
Evet. Günaydın!
Ensesinde ki ellerimle baskı uygulayıp onu kendime çekerek zaten yakınımda olan dudaklarının üzerine bastırdım dudaklarımı. Hızla hareket eden dudaklarım alt dudağını arasına alıp emerken ellerim ise saçlarının içine girerek hafifçe çekiştirmeye başlamıştı. Bu hareketimi beklemiyor olacak ki birkaç saniye karşılık vermemişti lakin hemen ardından, ben alt dudağını serbest bırakıp üst dudağına geçerken, dudakları hafifçe gerildi ve inleyerek alt dudağımı kendine çekti. Sırıtmış mıydı o?
İki eli de belimde ki yerini alırken kontrolü hızla eline aldı. Alt dudağımı hafifçe ısırdıktan sonra ısırdığı yerde dilini gezdirerek üst dudağımı emmeye başladığında yaşadığım hazdan bedenim pelte kıvamı almak üzereydi. Bunun bu denli harika hissettireceğini tahmin etmemiştim. Evet, bu ilk öpüşmem değildi lakin ilk kez kendimi kaybedecek kadar yoğun duygular içerisindeydim. Dudaklarımın arasında olan alt dudağını emerken kendime gelmeye çalıştım, bu sadece bir roldü. Fazlası olamazdı, olmamalıydı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
General Fiction~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
