Bölüm Şarkıları
Furkan Kızılay~Her Şey Senle
Model~Sarı Kurdeleler
Gökhan Türkmen~Aşk
Model~Yalnızlık Senfonisi
Veee heyecan dolu bir bölümle karşınızdayımmm.
Yorum ve vote atmayı unutmayın olur mu?
Seviliyorsunuzz
İyi okumalar
🖤⚖️
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
4 YIL ÖNCE
(Yazarın anlatımından)
Güneşli bir Eylül günüydü o gün, bulutlar sanki gerçeği daha da belirtmek için geri çekilmiş, ışığın her yeri aydınlatmasına izin vermişlerdi. Evren ağlarını o gün birer birer örerken genç kız her şeyden habersiz bir şekilde birkaç hafta önce başladığı dövüş salonunda karşısında ki rakibini yenmeye çalışıyordu. Dövüş öğrenmek her zaman bir arzusuydu lakin belki de bunun sebebi artık korkmak istememesinden kaynaklanıyordu. Çünkü ona zarar veren görmüş olduğu şiddet değil buna engel olamamaktı...
Genç adam ise bu sefer her zamankinden farklı olarak gündüz gelmişti dövüş salonuna, bunun kaderin bir oyunu olduğunu nereden bilebilirdi ki...
"Şu kızı görüyor musun evlat?" dedi Namık yanında ki delikanlıya dönerek. Ona her baktığında kendi gençliğini görürdü ve her defasında bu onu yaralardı aslında. "Çok inatçı, cesur, gözü pek bir kız." diye devam etti sözlerine.
"Hayırdır Namık, şimdi de çöpçatanlığa mı başladın?" dedi buz gibi sesiyle delikanlı. Yeşil hareleri dakikalardır baktığı zemine odaklıydı hala. Bu mecrada ona adıyla seslenebilen tek kişiydi, henüz...
"Aşk güzel şeydir evlat, her ne kadar sonu acı verse de güzeldir." derken hüzün dolan bakışlarını tekrardan delikanlıya çevirdi. "Ama amacım o değil. Kızı eğitmek istiyorum." Sözlerinin ardından delikanlı bakışlarını sakinlikle yanında ki adama çevirdi.
"Bundan banane." diyerek sırtını yaslamış olduğu duvardan ayırarak konuşmaya devam etti. "Ama illa tavsiye istiyorsan da bir kızı bana yaptığın gibi eğitemezsin. Hiç kimse buna katlanmaz." dediğinde sözlerinden oldukça emindi. Şu zamana kadar onun eğittiği tek kişi kendisiydi ve yaşadığı şeyler ele avuca sığacak türden olaylar değillerdi.
"Bundan emin olamazsın evlat. Her iddiasına varım ki o kız sana benziyor ve en az senin kadar güçlü." Sözleriyle eşzamanlı olarak yeşil hareler karşısında dövüşen kıza çarptı. Siyah tutamlarının bazıları yapmış olduğu topuzdan firar ederek terden dolayı ıslanmış yüzüne yapışmışlardı. Ellerinde ki bandajlarla pozisyon almış rakibinden gelecek olan hamleyi bekliyordu. Bir süre izlediğinde kollarının güçsüz olduğu kanaatine varmıştı lakin hareketleri çevikti. Delikanlı tam harelerini çevirmek üzereydi ki genç kız rakibinin kolundan tutarak kelimenin tam anlamıyla yere fırlatmıştı.
Hareketinin ardından rakibi nakavt olmuş ve kız kazanmıştı. Gözlerinde ki zaferin pırıltısıyla hızla bakışlarını delikanlının hemen yanında ki adama çevirerek onay bekler gibi izlemeye koyulmuştu. Bunlar olurken delikanlı bir saniye bile ayıramamıştı bakışlarını kızın üzerinden. Gece kadar karanlık ve yıldızlar kadar parlaktı bakışları. İçinde anlamlandıramadığı bir hisle bu gece gözler onun yeşilleriyle çakışsın istedi ve belki de tanrı ilk defa duasını kabul etmişti.
Siyahlar yeşillerle çakıştı, orman karanlığa büründü, etrafı kayan yıldızlar çevirdi ve iki ruh iki ayrı kalp bir bütün olarak evrenin şahitliğinde birbirine bağlanlandılar... Bunu kimse görüp duymadı lakin kader ağlarını hızla örmeye başladı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÂYE
Fiksi Umum~S-MAFYA SERİSİ 1~ Bir beden iki ruh ve yegane hedef Bir beden ruhu ölmüş ve acımasız Adalet kanunlarla mı sağlanmalıydı yoksa her insan kendi adaletini yönetebilir miydi? Peki ya adalet sadece bir efsaneden ibaret geliyorsa size o zaman ne yap...
