15. Bölüm - Resim

453 64 75
                                    

Mert'in gözleri benimle Gökhan arasında gidip geliyordu.

Mavi gözleri kocaman açık bir şekilde bize bakarken Gökhan sırt üstü yatakta yatmaya devam etti. Bende Mert'in suratına boş boş bakarken "Banu seninle yatmak istiyormuş bu gece. Korkmuş herhalde, onun yanına git." dedi. Yattığım yerden doğrulurken "Sevgilisiyle yatsın." dememle Mert çatık kaşlarını daha fazla çatarak "Hayır!" dedi sert dille.

Küçük çocuklar gibi omuz silkerek "Bana ne ya, Defne gitsin." dedim. Mavi gözleriyle bana tehditkar bakışlar atarken "Kayra daha fazla uzatma da yukarıya çık." dedi. Gökhan da benim gibi doğruluktan sonra başımı kaldırdığım yastığımı aldı ve kapıya doğru yürümeye başladı.

Gökhan Mert'e kötü kötü bakarken Mert de ona öyle bakıyordu. Gökhan kapıdan çıkacağı zaman yavaşça Mert'e omuz attı ve kendi odasına girip kapıyı kapattı. Niye yastığımı aldı ki şimdi bu? Ben nasıl uyuyacağım? Mert "Ee hadi, ne bekliyorsun? Gitsene Banu'nun odasına." demesiyle yatağımda tek kalan yastığımı ve üstümü değiştirmediğim için pijamalarımı alıp yukarıya çıktım.

Banu'nun kapısını tıklatarak açtım ve içeriye girdim. Banu uykulu gözlerle bana bakarken "Hayırdır?" diye sordu. Gözlerimi anlamsızca kısarken "Sen çağırmadın mı beni? İlla ki beni istemişsin. Bir şey anlatacaksın zannetmiştim." dedim. Kafasını olumsuzca sallarken "Yoo, ben kimseyi çağırmadım yanıma. Kim dedi?" diyince "Mert." diyerek cevapladım.

Banu kıkırdayarak "Anlaşılan birileri kıskanmış." dedi ve neyi kast ettiğini o an anladım. Mert bunu ödeyecekti. Demek Gökhan'ın öyle kötü kötü bakması bu yüzdenmiş. Yastığımı yatağa bıraktıktan sonra banyoya girerek üstümü değiştirdim. İşimi halledip banyodan çıktıktan sonra Banu'nun yanına yatağa doğru hızlıca zıpladım. Benim zıplamamla Banu da zıplarken ikimiz de kıkırdayarak uyuma pozisyonlarımızı aldık.

Banu telefonunu kurcalarken "Sanırım bir şey keşfettim." dedi. Ona doğru dönerek telefona bakmaya çalıştığımda "Konuşma grubu açtım galiba." dedi ve dokunmatik ekranda birkaç şeye bastı. Aniden "Aa! Cidden açtım!" diye bağırdığında "Kızım ne bağırıyorsun kulağımın dibinde?! Bırak şimdi şunu, uyuyalım. Sabah birlikte bakarız." dedim. Banu'ya doğru arkama dönerek kendimi uykuya teslim ettim.

           ××××××××××××××××××××

Yerimde huysuzca kıpırdanırken yatakta dönerek birine sarıldığımda kaslı bir beden olduğunu anladım. Banu'nun kası mı vardı be? Gözlerimi yavaşça açtığımda bana mutlulukla bakan bir çift mavi göz gördüm. Gökhan yüzündeki içten gülümsemesiyle "Günaydın." diyince göğüs kafesimin sol tarafında bir şeyler kıpırdadı.

Bende ona gülümseyip "Günaydın." dediğimde kollarını belime daha sıkı sardı. Sarı saçları dağılmıştı ve dünkü gibi göz altlarında morluk yoktu. Demek ki uykusunu iyi almıştı. Yavaş yavaş gözlerim kapanırken Gökhan sağ avcumu yüz hizasına getirerek "Pansuman yapmadın mı sen buna?" dedi. Benim hâlâ uykum vardı, azıcık izin verseler de uyusam bari.

Kafamı Gökhan'ın göğsüne yaslarken "Hayır." dedim. Ben unutmuştum bile o yarayı, birkaç güne kabuk bağlayıp geçerdi. Yaralı avcumu dudaklarına bastırdıktan sonra "Hâlâ kötü gözüküyor." dedi. Bakışlarımı mavi gözlerine çevirince "Bir şey olmaz, geçer iki güne." dedim.

Yüzümü yavaşça yanağına yaklaştırarak dudağımı yanağına deydirdim ve uzunca bir öpücük bıraktım. Utançca gülümseyerek Gökhan'a baktığımda afallamış gibi karşıdaki beyaz tavana bakıyordu. Elimi yavaşça kalbine götürdüm ve üstüne koydum. Hızlı atıyordu, hem de çok.

Gökhan mavi gözlerini bana çevirerek "Senin sayende o kadar hızlı atıyor." dedi kısık bir sesle. Gülümsemem daha da genişlerken "Hep böyle atmaya devam edecek mi?" diye sordum. Kafasını olumlu anlamda sallarken "Durana kadar." diyince içim bir garip oldu. Kalbinin durması... Benimkisinin de atmaya bir anlamı kalmadığı anlamına gelirdi.

İstila UçuşuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin