Kafamın içindeki çığlıklar artmıştı.
Gökhan diğer koluyla da beni sararken "Kayra! Meleğim bana konsantre olmaya çalış, o sesleri duymamayı düşün." dedi ve başımı göğsünde kalbinin olduğu tarafa yasladı. Kalp atışlarını hissedebiliyordum. En iyisi o sese odaklamaktı kendimi. Tam artık sesler gitti derken tekrar çığlık ata ata bağırmaya başladılar.
Gözlerimi sıkıca kapatıp Gökhan'a daha çok sokulurken "Gökhan çok kötüyüm." dedim. Beynimin içindeki tüm sesler bağırıyordu. Dayanamıyordum. Gökhan'ın kolunu sıkarken "Kayra, dayan güzelim. Mertler geliyor şimdi." dedi ve tam o sırada Mert'in "Kayra?!" diyen sesini duydum. Yanımıza kadar geldiklerini işittiğimde Gökhan beni yavaşça oturduğum yerden kaldırdı.
Gözlerim hâlâ kapalıyken Mert "Çınar arabayı çalıştır, kızlar sizde binin arabaya." dediği sırada aniden Gökhan'ın üzerine doğru sendelendim. Gökhan elleri belimdeyken kulağıma doğru "Dikkat et güzelim." diye fısıldadığında kafamın içindeki çığlıklar daha da arttı. İki elimi de kulaklarımı bastırınca artık daha fazla dayanamayarak kendimi karanlığa bıraktım.
××××××××××××××××××××
Beni karanlığın içinde bile rahat bırakmıyorlardı. Siyah boşlukta dört bir yanımdan sesler geliyordu. Dışardan duyduğum sesler kafamın içindeki seslere karışınca gözlerimi kırpıştırarak açtım. Yavaşça etrafı süzerken kızların endişeli gözlerle bana baktığını gördüm. Başım çatlayacak derecede ağrıyordu.
Yatağımda yattığımı fark ettiğim zaman "Ne oldu bana?" diye sordum. Başucumda oturan Defne "Daha arabaya binmeden bayıldın." dediğinde onun yanında oturan Banu "Uyanana kadar sayıkladın, benim günlük konuşma kotamı bile geçtin valla." dedi. Defne Banu'ya susması için ters ters baktıktan sonra ayaklanıp kapıya doğru gitti ve aşağıya doğru "Kayra uyandı!" diye bağırdı.
On saniye içinde herkes odaya doluşunca Mert bana sıkıca sarıldı ve "Daha iyi misin şimdi?" diye sorduğunda onu "Evet." diye fısıldayarak cevapladım. Mert'in bana sıkıca sarılması canımı biraz yaksa da umursamadım. Çünkü yaram yavaş yavaş iyileşiyordu. Defne Mert'i benden biraz uzaklaştırırken "Yarası var kızın, o kadar sıkma." dedi ve bana hitaben "Duyduklarını anlatmak ister misin?" diye sordu şefkatli bir ses tonuyla.
Gözümü odadaki herkeste gezdirirken "Sadece çığlık attılar." diye yanıtladım onu. Gözlerimi Gökhan'a çevirince mavi gözlerinde hüzün gördüm. Banu bizim bakışmamızı fark etmiş olacak ki Gökhan dışı herkesi odadan çekiştirerek çıkartırken "Kayra'yı yalnız bırakalım da dinlensin." diyordu. Tam herkes pes edip odadan çıktığında Çınar kapıda durup "Ya ben daha dalga geçecektim onlarla." dedi.
Gökhan ona karşılık gözlerini devirip kapıyı yüzüne kapattıktan sonra yanıma oturdu. Bir elini kumral saçlarıma götürüp usulca okşamaya başladığında birden kendimi tutamayıp ağlamaya başladım. Ne oluyordu bana böyle? Bu aralar fazla ağlak olmuştum. Yatakta yavaşça doğrulup "Gökhan çok korkunçtu, o çığlıkları duymak bin kabus görmekle aynı şeydi." dedim ve ona sıkıca sarıldım.
Omzumun acısını hiç önemseyemeyecek durumdaydım. Gökhan da bana karşılık olarak sıkıca sarıldığında yüzümü boynuna gömdüm. Gözyaşlarımın ıslaklığı boynuna ulaşırken "Kayra n'olursun ağlama..." dedi Gökhan ve saçıma uzunca bir öpücük bıraktı.
Uzun dakikalar boyunca öyle kaldık. Gökhan ellerimi başımın iki yanına sabitleyerek kafamı geriye doğru çektiğinde artık ağlamadığıma emin olup "Kayra bu hissettiklerinin hiçbiri gerçek değil, sadece seninle oyun oynuyorlar. Vazgeçirmeye çalışıyorlar, yenilmemizi istiyorlar." dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İstila Uçuşu
Science FictionDört küçük kapsül, milyonlarca hayat, altı farklı kişi ve hayatta kalma savaşının içinde doğan aşk. ×××××××××××××××××××× "Göreviniz tüm Dünya'nın geleceğini kurtarmak. Tek bir hatanızla herkesin hayatı tehlikeye girer. Dört tüpü de hepin...