Gökhan'ın sarı saçlarıyla yavaşça oynuyordum.
Vücudu çıplak bedenimi kapatırken başını göğsüme yaslamış uyuyordu. Parmaklarım saçlarından sırtına inince gözüm yara izine takıldı. Kaç yıl önce uçak düşerken beni koruduğu sırada olmuştu bu iz. İşaret parmağımla fazla belli olmayan izin üstünden geçerken gülümsedim. Buna benzer bir yara ben de almıştım.
Bakışlarım omzuma döndüğünde yara izini gördüm. Gökhan'ı korurken olmuştu. Bakışlarım yüzüne inince gülümsedim. Parmak uçlarımla çenesini okşarken yeni çıkmaya başlayan sakallarını fark ettim. Sakallarını hep kesiyordu çünkü ben ve Göksu onu böyle seviyorduk. Gerçi ben onu her haliyle seviyordum.
Parmaklarımı yanağına yasladığımda biraz kıpırdandı. Onu uyandırmam lazımdı. Eğer kalkmazsa işe geç kalabilirdik. Parmağımın ucuyla burnunun ucunu dürttüğümde yüzünü buruşturdu. Başımı hafifçe eğip saçlarının arasına öpücük kondururken "Gökhan hadi kalk." dedim. Homurdanarak belime daha sıkı sarılınca elimi sırtında aşağıya yukarıya doğru hareket ettirerek masaj yapmaya başladım.
Sırtı gerilirken "Kayra, yapma. Uyuyacağım ben." diyen sesini duydum. Sırıtarak "Hayatta uyutmam. Yarın sabah istediğin kadar uyursun." dediğimde kafasını kaldırdı. Yüzünü yüzümle aynı hizaya getirdikten sonra dudağıma öpücük kondurdu ve "Bugün gitmesek işe." dedi. Kafamı olumsuzca sallayıp "Saçmalama Gökhan. Hem Göksu ne olacak? Uyanır şimdi." dedim. Oflayıp kafasını boynuma gömdüğünde boynuna sıkıca sarıldım.
Boynuma minik minik öpücükler bırakırken bacaklarımı beline doladım. Saçlarını geriye doğru çekiştirirken "Hadi Gökhan. Uyandın artık." dediğimde "Karımla yatak keyfi bile yapamıyorum." diye söylendi. Onu üstümden ittikten sonra "Yarın sabah yaparsın." dedim ve göz kırptım. Yatakta beni üstüne çekerken "Günaydın öpücüğü yok mu bana?" diye sorunca dudaklarına minik bir öpücük kondurup hızla kalktım.
Bana gözlerini devirip homurdanırken sırıtarak üzerime sabahlığımı giyip banyoya gittim. Duşumu alıp üzerimi giyindikten sonra Göksu'yu uyandırmak için onun odasına gittim. Yatağında mışıl mışıl uyuyordu. Başucuna oturup saçlarını okşarken kulağına doğru "Anneciğim, uyan hadi. Okula geç kalacaksın." diye fısıldadım. Gülümseyerek yattığı yerde esnedi ve "Günaydın anne." dedi.
Yanağına uzunca bir öpücük kondururken kıkırdadı. Dolabının önüne gidip ona kıyafet çıkaracağım sırada "Hayır anne, ben kendim seçeceğim." dedi. Onun mavi gözlerine bakıp "Tamam. Kendin giyinebilecek misin?" diye sordum. Yatağından aşağıya inip sarı saçlarını geriye savurarak "Giyinirim ben, kocaman oldum." dedi.
Başının üstüne kocaman öpücük kondurup "Tamam o zaman, ben kahvaltı hazırlıyorum. Aşağıya inersin kızım." dedim ve odadan çıktım. Acaba kendi giyinebilecek mi? Aklım onda kaldı şimdi. Gökhan arkadan bana sarılıp ayaklarımı yerden kesince güldüm. "Gökhan çocuk gibisin, indir beni."
Beni dinlemeyip mutfağa kadar taşıdığında ödül olarak yanağından öptüm. İkimiz birlikte kahvaltı hazırlarken Gökhan'ın yüzündeki düşünceli ifadeyi görünce "Ne oldu?" diye sordum. Omuz silkip "Hiiç." deyince üstüne çok gitmedim. Kahvaltılıkları masaya dizerken "Kayra, ben bugün biraz geç geleceğim galiba. İşler çok yoğun bu aralar güzelim. Siz beni beklemeyin, erkenden yatın. Hatta yalnız hissetmemeniz için annemleri ararım, gelirler." dedi.
Kestiğim domatesi bırakıp ona döndüğümde masaya yaslanmış olduğunu gördüm. Mavi gözleri benimkilerle buluşunca "Annemleri arama boşuna. Sürekli bizim için koşuşturuyorlar." dedim. Büyük adımlarla önüme gelip gülerek "Aman ne olacak? Bir tane oğulları, bir tane de dünyalar güzeli gelinleri var." deyince omzuna yavaşça vurdum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İstila Uçuşu
Science FictionDört küçük kapsül, milyonlarca hayat, altı farklı kişi ve hayatta kalma savaşının içinde doğan aşk. ×××××××××××××××××××× "Göreviniz tüm Dünya'nın geleceğini kurtarmak. Tek bir hatanızla herkesin hayatı tehlikeye girer. Dört tüpü de hepin...