Özel Bölüm - 1

353 24 30
                                    

Hafif şiş karnımda elimi gezdirirken oturduğum yerden etrafa bakıyordum.

Otel odasının duvarları beni sıkınca ofladım. Televizyonda da bir şey yok ki. Canım sıkılıyor burada. Yatak odasında üstünü giyinen Gökhan'a "Gökhaan!" diye bağırdım. Birkaç saniye sonra kapının pervazına yaslanmış bir şekilde bana baktığını gördüm. Şirince sırıtarak "Canım sıkıldı." dediğimde "Güzelim daha yeni geldik dışarıdan." dedi bana.

Yüzüm anında düşünce "Sen bilirsin... Evlendiğimizden beri çok değiştin Gökhan. Eskiden her istediğimi yapardın, hep bana gökyüzüm derdin. Şimdi onu da demiyorsun. Anladım ben seni, sevmiyorsun artık beni... Tabii, kim sever benim gibi birini?" dedim. Gökhan şaşkınca bana bakarken büyük adımlarla yanıma gelip oturdu. Kollarını bana sararak "Meleğim ne dedim ki şimdi ben? Hamilesin, bir şey olacak diye korkuyorum. Hem ben sana gökyüzüm demiyor muyum? Ayrıca seni çok seviyorum." deyince kollarını itmeye çalıştım.

Sırtımı ona doğru dönmeye çalışırken "Boşanmak da istersin şimdi sen." dediğimde ne dediğimi yeni anladım. Hızla Gökhan'a dönüp göğsüne işaret parmağımla baskı yaparak "Hele bir boşan Gökhan, seni öldürürüm! Sen kimden boşanıyorsun be?!" diye bağırdım. Mavi gözleri şaşkınca hareketlerimi takip ederken dudakları hafif aralıktı. Gerçekten şu an ne yapıyorum ben? Hormonlarımın kurbanı oldum yine.

Gözlerim yavaşça dolarken "Özür dilerim. Ben sana bağırmak istememiştim." dediğimde Gökhan hızlıca bana sarıldı ve başımı göğsüne yasladı. Gözlerimi kapatıp ağlamamı durdurmaya çalışırken "Kayra, ne boşanması? Senden niye boşanayım ben?" diye sordu. Omuz silkip ona biraz daha sokulduğumda elini karnıma koydu ve "Kızımızın karnı acıkmadı mı?" diye sordu.

Cevap olarak karnımdan tekme gelince gözyaşlarımın arasından gülmeye başladım. Gökhan diğer eliyle çenemden tutup yüzümü yüzüyle aynı hizaya getirince "Karımın canı ne çekiyor bakalım?" diye sordu. Burnumu burnuna sürterken "Bilmem ki." dediğimde mırıldanarak "Hımm." dedi.

Yüzünü benimkisine yaklaştırıp dudaklarımızı birleştirdi. Kalbim heyecandan hızlı hızlı atarken gülümsedim. Hâlâ ilk günkü gibi hissediyordum. Ellerim sarı saçlarına gidince beni kendine daha çok çekti. Bir süre sonra ondan ayrıldım ve burnuma gelen kokuyla içime derince bir nefes çektim. Turşu kokuyor! Mavi gözlerimi Gökhan'ın mavi gözlerine çevirince "Turşu! Canım turşu çekti." dedim heyecanla.

Gökhan kendiyle birlikte beni de ayağa kaldırarak cebinden telefonunu çıkarıp birini aradı. Birkaç çalıştan sonra telefon açıldığında ağlama sesleri geldi. Biraz telefona yaklaşıp ne konuştuklarını merak ettiğim için dinlemeye başladım. Çınar bıkkınca "Yine ne var?" dediğinde Gökhan gülerek "Dışarıya çıkıyoruz biz, geliyor musunuz?" diye sordu.

Çınar heyecanla "Ben tek gelebilir miyim?" dediğini duyduğumda Banu "Çınar!" diye bağırdı. Gökhan gülmesini tutmaya çalışırken ben kıs kıs gülüyordum. Banu'nun bağırışıyla bebek ağlaması odayı daha çok doldurdu. Gökhan "Arabanın orda bekliyoruz." dediğinde telefonu kapattı ve bana kararsızca baktı. Alnına düşen birkaç tutam saçı geriye iterken "Kayra, Mert'i çağırmasak mı? Evliyiz ama hâlâ seni benden kıskanıyor." dedi.

Gülümseyerek ona "Ee, kıskanacak tabii." dedim. Gökhan tek kaşını kaldırarak bana doğru bir adım atıp "Yaa, demek öyle oldu Kayra Hanım?" dedi. Kaşlarımı çatıp "Bana laf yetiştireceğine turşumu ver, turşum nerde?" diye sorduğumda elimden çekiştirerek beni otel odasından çıkarttı.

Büyük eli küçük elimi kavradıktan sonra hızlıca hareket ederek beni otelden çıkarttı. Sokağın ucundaki markete doğru yürüdüğümüzü fark ettiğimde gülmeden edemedim. Yaklaşık on dakika sonra markete girdiğimizde Gökhan turşuyu alırken ben Defne'yi aradım. Birkaç çalıştan sonra telefon açıldığında "Defne gezmeye gidiyoruz hepimiz, siz de gelecekseniz on dakikaya aşağıya inin." dedim hemen.

İstila UçuşuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin