19

2.5K 219 83
                                        

Deniz: Günlerdir eve neden kapandım acaba?

Yağmur: Dur, düşüneyim...

Yağmur: Çünkü hastasın.

Yağmur: Güzel bir neden, değil mi?

Deniz: İyileştim

Yağmur: Dışarıda deli gibi bir fırtına var

Yağmur: Ve sen hastasın.

Yağmur: Tekrar yataklara mı düşmek istiyorsun?

Deniz: Bana tekrar aynı çorbadan yaparsan

Deniz: Neden olmasın ;)

Yağmur: Bunu şuan da yapabilirim

Yağmur: Hatta birkaç film alabilirim

Yağmur: Apartmanının interneti berbat

Deniz: Hey, internetime laf yok

Deniz: Bana yetiyor...

Yağmur: Kullanmadığın için olabilir mi?

Deniz: Evde malzemeler var

Deniz: Ayrıca filmlerim de var

Deniz: Ekstra bir şey almana gerek yok

Yağmur: Eh, öyle diyorsan...

Deniz: Dikkatli gel

Deniz: Yani gerçekten dışarısı berbat

Yağmur: Alışığım

Yağmur: Merak etme :)
Görüldü.

-------
Dakikalar sonra evin içini çalan zilin sesi doldurdu. Oturduğum koltuktan kapıyı açmak için kalktım. Ne kadar iyileştiğimi dile getirsem de yürümek bana işkence gibi geliyordu. Okulların tatil olduğu hafta ile hastalığım çakışınca da kendimi tüm gün yatakta pineklerken ve düşüncelerim de boğulmamaya çalışırken buluyordum.  Arada Yağmur gelip durum tespiti yapıyordu. Bu aralar ondan başka kimseyle konuşmuyordum. Birkaç arkadaşım gelmek istemişti fakat onları iyi olduğuma ikna etmiştim. Tek bir kişi hariç...

Yağmur, 'kutsal arkadaşlık yasası' adı altında bana tam bir doktor gibi davranıyordu. Mesajla ilaç saatlerimi hatırlatıyor, evden dışarı çıkmamam ve bir şeye ihtiyacım olursa onu aramam konusunda beni uyarıyordu. Uzun zamandır bana böyle bir ilgi ile yaklaşılmadığım için afalladığım zamanlar olmuştu. Başta ne kadar garipsesem ve bu ilgiyi istemesem de aslında bu ilgiye muhtaç olan benim değil kalbimin olduğunu biliyordum. Kırılan kalbim onarılmak istiyordu. İnsanların kullandığı, kolayca kırıp bir kenara attığı kalbim tekrar birleşmek için can atıyordu. Bir yanım bunu istiyordu. İyileşmek, olan her şeyi unutmak ve yeniden doğmak.... Ama sonra aklıma o düşüyordu. Onun nefrete bulanmış kalbi. O, kırıklarını toplayabilmiş miydi?

Hızla kapıyı açtığımda, kırmızı yağmurluğu sırılsıklam olmuş, başına kapüşon geçirmesine rağmen saçları ıslanmış, yanakları soğuktan kızarmış Yağmur'u görmem ile kaşlarımı çatmadan duramadım.

"Ben değil ama sen hasta olacaksın."

Genişçe gülümsedi.

"Bana bir şey olmaz."

Geçmesi için kapı önünden çekildim. Islanan yağmurluğunu boş bir askıya astığında bana özür dileyen gözlerle baktı.

"Biraz ıslak ama..." dedi düşük bir sesle.

"Üşümeden içeri geçer misin artık?"

Kafasını sallayıp oturma odasına geçti. Ben de ıslanmış saçlarını kurutması için banyo dolabımda duran saç kurutma makinasını ona götürdüm. Bana anlamsızca baktı.

"Bu ne için?"

"Islanmış saçlarını kurutman için," dedim yanında duran prize takarak.

"Rolleri mi değiştirdik?"

Kısa bir kahkaha döküldü dudaklarımdan. İlk defa bu kadar içten güldüğümü hissediyordum.

"Öyle görünüyor."

Onu orada bırakıp kahve yapmak için mutfağa girdim. Yağmur gelmeden önce kendimi bir ölüden farksız hissediyordum ama şuan sanki bir maratonu tamamlayabilecekmişim gibi geliyordu. Vücudumun toparlandığını hissediyordum. Aynı kalbim gibi... İlginçti. Aklıma geçen gece yaptığımız konuşma geldi. Birbirimize omzumuzu yaslayacaktık. Bunun anlamı neydi? Bir insana omuz yaslamak kolay mıydı yoksa senelerce o insanı tanımış olmamız mı gerekirdi? Ben, Yosun'a omzumu yaslamış mıydım? Defalarca beni tüketeceklerini bilsem de cevabını bilmediğim sorular soruyordum. Beynim bu soruların cevabını duymak istermiş gibi çalışıyordu, çalışıyordu, çalışıyordu... Ama asla bir cevap bulamıyordu.

Kupalara koyduğum kahvelerle salona girdim. Yağmur, telefonu kulağına dayamış çatık kaşlarıyla yere bakıyordu. Daha sonra yaşlarla dolu gözleri, gözlerime değdi.

"Tamam, geliyorum."

YN/ Yosun ne kadar zorsa, Deniz o kadar kolaydı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

YN/ Yosun ne kadar zorsa, Deniz o kadar kolaydı.

DENİZ |TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin