Aycan
Barışın taş devrinden kalan tavrlarına gülerken elimi koluna hafifce vurup kabine geçtim.Uzun süre aynada kendime bakıp elbiseyi çıkardım iki çalışanın konuşmasını duydum.Biraz daha kabinin kapısına yaklaşıp kulağımı kapıya dayadım.Sözler kendime bıçak gibi batarken burnumun direğinin sızladığını hiss ettim.
-İşte bunun gibiler olduğu sürece zengin erkeklerin paraları havalara uçar
-Karısına yedirse bari.Metres için fazla lüks hayat sürüyör
-Bunun için karısını boşuyor.Karısı ne kadar üzülmüştür kim bilir.Barış beyi seviyorsa adımda Dila değil.Hepsi parası için
O an daha fazla kendimi ayakta tutacak gücüm kalmadığını hissedib kendimi kabinin duvarına yasladım.İçimi dolduran ağırlıkla ağzımdan ufak hıçkırık çıktı.Kendimi yere kaydırarak oturduğumda ayaklarımı kendime çekip içime ağlamaya başladım.Kabinin kapısının tıklatıldığını duyduğumda çalışanlardan biriydi.
-İyimisinin hanım efendi?
Nefes alamadığımı hiss edib zorlukla konuşmaya başladım
-Barışı çağırın bana
Çok kısa zaman içinde kabinin kapısı sert bir şekilde çalmaya başlamıştı
-Aycan?İyimisin noldu?
Gözlerim tekrar dolarken çıplaklığımı aldırmadan kapıyı açmıştı.Barış ağladığımı gördüğünde dehşetli bakışlarla yüzüme bakmış ve hemen içeri girip kapıyı kilitlemişti.Yüzümü avucunun içine alırken korkak gözlerle bana bakıyordu
-Ne oldu?Niye ağladın?
Kollarımı ona sardığımda ilk önce tereddüt etsede derhal kendini toplayıb sarılmama karşılık vermişti.Göz yaşlarım akarken zorla konuştum
-Ben çok kötüyüm
Elleri çıplak sırtımı şefkatle okşuyordu.bir eliyle saçlarımı okşayıp öpüyordu
-Kurban olurum sana.Her zaman yanındayım
Bunu söylemesiyle daha da ağlarken garip sesle ve tereddütle konuştu
-Elbise için mi ağlıyorsun?Bak alırız elbiseyi.Yeterki sen ağlama
Daha fazla cevap vermeyince biraz sesini yükseltmişti
-Nefesin mi daraldı.Noldu sana?Kafayı yeyeceğim
-Ben seni sadece sen olduğun için seviyorum biliyorsun di mi?
Sırtımı okşadığı eli birden durunca başımı kaldırıp ona bakmamı sağladı
-Noldu?Biri bir şey mi dedi?
Başımı hızla salladığımda gözlerini gözlerime dikti.
-Yalan söyleme Aycan.Bir şey olmuş
-Ben iyiyim merak etme.Sadece duymamam gereken şeyler duydum
-Kimden duydun?
Elimle kapının arkasındakıları gösterdim.Barış alnıma öpücük kondurup kapıdan çıkmıştı.Barışın yüksek çıkan sesini duyduğumda hemen kabinden çıkmıştım.Bas-bas bağırıyordu
-Bu mağazanın sahibi kim?
Yanına geldiğimde kolundan tutup yüzünü bana çevirdim
-Yapma gidelim buradan
Mağazanın sahibi geldiğinde her kes bize bakıyordu.Barış öfkeli gözlerle etrafa bakıp tekrar konuştu
-Buradakı çalışanları siz mi kovarsınız yoksa ben bu mağazayı kökünden koparayım mı?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Persephone {AyBar} +18
Teen FictionSen intikam için birini esir alırken, Sen onun esiri olursan?! Birinin karanlık kalbini aydınlatmak için kendini yeraltı dünyaya haps eder misin? O aşkı için her şeyden vazgeçti.....
