Ölmedi....

1.9K 84 318
                                        

Saat 02:13,pencerelere damlayan yağmur,şömine ve film.Bence her kes bu uyumu severdi.Yağmur damlalarının rüzgaeın etkisiyle pencerelere savrulması beni korkutsa da,dışarıda korumaların olması beni rahatlatıyordu.Sadece büyük televizyonun işığıyla aydınlanan salon ürkütücü görünse de,ben böyle film seyretmeye alışmıştım.Barış hala gelmemiş,Selin hastasıyla ilgilenmeye gitmişti.Koskocaman evde yalnızdım.Barışı bir kaç kez arasamda bana dönmemişti.Daha fazla kızdırmamak için aramamayı tercih etmiştin.

Kapı açılınca karanlıkta Barışın gölgesi bir dev gibi gelerek,televizyonun işığı ile yüzü gözlerimin önüne serilmişti.Tok sesle konuşurken uzandığım kanapeden hemen doğruldum

-Geç oldu neden uyumadın?

-Seni beklemek istedim.Hem evde yalnızdım uyuyamadım

Yanıma gelip oturunca ifadesiz yüzüne bakarken bir şeyler olduğunu anlamam fazla zaman almamıştı.Doğrusu,Barış duygularını mükemel saklardı

-Selin nerede?

-Hastası aradı onun yanına gitti.

Ceketini çıkarıp tekli koltuğun üzerine fırlatarak tişörtle kalmış ve kelepçe döymesi bakışlarımı kendisine çekmişti.Kendisini kanapeye yayarken yüzüme bakmayıp boş gözlerle filme bakıyordu ama aklının filmde olmadığına emindim.Başımı biraz eğerek onun yüzüne bakmaya çalıştım

-Ne oldu?Canın sıkkın gibi

Gözlerini bana döndürmezken hala filme boş gözlerle bakıyordu.

-Yok bir şey.Aynı sikik durumlar

Bacağının üzerindeki eline uzanıp ellerimin arasına alınca,buju beklemediğini gösteren karanlık bakışlarla beni süzdü.Parmaklarımı parmakları arasına geçirip diger elimle,onun elinin üstünü örtüp kendi bacağımın üstüne koydum

-Ne hissetdiğini bilmiyorum,asıl düşüncelerinin yarısını bile bilmiyorum.

-İnan ben bile bilmiyorum.Kendimi anlayamıyorum.Kendimi nasıl anlatayım onu bile bilmiyorum.Ben kendimin ne hissettiğini bilemezken sen nasıl bileceksin?

Fısıltısından dökülen hisler beni çaresizliğin karanlığında ışıksız bırakıyordu.Nadiren onu sakin konuşan,gardını indirdiği anlardan biriydi.

-Geçmişi kötülüklerle dolu,kötü biriyim.Gerçekten benim gibi seni severken ne oluyor biliyor musun?

Bakışlarından buruk bir ifade vardı,onu hiç böyle görmemiştim.İçimdi olumsuz hisler vardı,kalbim sanki artık atmıyordu.Fısıltıyla konuşurken,gözleriyle beni kaybetmiş gibi bakıyordu

-Bilmiyorum.

-Kendimden nefret ediyorum.Ben kötü biriyim.Aklına gelecek her kötülüğü yaptım.Pişman mıyım diye sorarsan pişman değilim cevabını alırsın.Ama bu pişman olmayacağın anlamına gelmez.Seni kendime hapis ettim.

Elimi ondan çekip yüzünü avuçlarım arasına alıp bana bakmasını sağladım.

-Bana bak.Bilmiyorum noldu ama emin ol artık yanında hapis değilim,sen benim yanımda hapissin.

Gözlerime maviliklerini dikerken gözlerine o kadar güvenle bakıyordum ki,çünkü onsuz olmayacağını biliyordum.

-Öyle mi?

Başımı hızlıca aşağı yukarı sallarken parmaklarımı sakalının üzerinde gezdirip fısıldadım

-Ve seni bırakmayacağıma söz veriyorum.

-Söz verme taşımak ağır gelir

-Sözümüzün üzerinde durmayı senden öğrenmedik,Devil

Persephone {AyBar} +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin