Aycan
Arabanın içinde sessizlik başını alıp götürürken Laleyle daha dün olanlar aklıma gelince göz yaşlarımı saklayamıyordum.Hayatın gerçeği mi?Yoksa hayatın acımasız yüzü mü?Barışı izlediğimde gözlerindeki hüzün sanki gökyüzüne ulaşmış yağmur bardaktan boşalırcasına akmaya başlamıştı.Barış o kadar sakindiki sanki tüm hayatını orada bırakmıştı.Barış acıyla perçinlenmiş,öfke ve intikamla alev alev yanarken onu nasıl durduracağımı düşünüyordum.
Bakışları donuktu.Sarsılmıştı.Hastanenin önünde durduğumuzda Barış arabadan hızla indi.Bende onun arkasınca indiğimde korumalarda bizimle inmişti.Hastanenin boğucu görünütüsüyle karşılaşırken içim burkulmuştu.Barış can haliyle yürüyordu.Acil servis olduğunu düşündüğüm beyaz buzlu camdan kapı kayarak açıldı.
Kapı açıldığında Berkan dizlerinin üstünde oturmuş acıdan canı çekilmiş gibi gözüküyordu.Artık göz yaşlarımım akmamasına bir neden yoktu.
Berkanın elleri zemindeydi,avuçları kan içindeydi.Çok sık nefes alsa da,sanki nefes almıyormuş gibi hareketsiz duruyordu.Berkan Barışı gördüğü an Berkan hıçkırarak ağlamaya başlamıştı.Ayağa kalkarken Barışa sarılmıştı.Berkanın hıçkırıkları tüm hastaneye dolarken bende duvara yaslanmıştım.
-Onu benden aldılar
Barış Berkanın sırtını sıvazlarken Berkanın cılız çıkan sesi kulaklarımı dolduruyordu.Berkan ayrılınca elini duvara vurup Barışa bağırdı
-Her şeyi başara biliyorsun Barış.Bunuda başar sana güveniyorum
Barış sanki kalbine tekme yemiş gibi Berkana bakarken sordu
-Neyi?
-Barış güvendiğim tek adamsın senin için canımı veririm.Laleyi yaşat kurban olayım.Onu almasınlar benden
Berkan başını aşağı eğerken sendeledi.Dişlerini sıktı.Beliginleşen damarlarlar etrafında gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı.Dizlerinin üzerinü düşüecek gibiydi.Dizleri kırık duruyordu,başını iki yana sallayıp acıyla buruşturub sonunda dizleri üstüne düştü
-Barış yardım et bana
Barış yavaşca yere bakıp sonra tekrar gözleri Berkana baktı.Artık Barışında tükendiğini anlıyordum.Göz yaşlarımı elimin arkasıyla silip Barışın yanına gittim.Kolundan tutarken Berkan bize baktı
-Ondan bir kez vazgeçmek istedim dedim ona bizimki olmaz seni koruyamam.Ama vazgeçemedim.O benden nasıl bu kadar erken vazgeçer?
-Vazgeçmedi.Senden hiç vazgeçmedi.Ama onu koruyamadık.
Neden böyle olmak zorundaydı?Sanki hayat bu insanlar için sadece keder getiriyordu.Bunların hayatı siyah beyazdı.Ya beyaz kefenle hayatlarına devam ediyordu,ya da siyah takımlarla...
Barış sandalyede otururken ellerimi dizlerine koyduğumda,Barış başını kaldırıp duvara kilitledi.Ne bana ne Berkana bakıyordu.En son bu halimi annemle babam öldüğünde şahit olmuştum.Alnımı iki elimin arasına yerleştirip Barışın dizine bastırdım.
İki kişinin hıçkırıklara kulağıma gelince başımı kaldırıp Lalenin annesiyle babasına baktım.Annesinin hıçkırıkları tüm haataneye yauılırken annesi Berkanın yakasından tutup sarsmaya başladı
-Sen yaptın Allahın belası.Kızıma dedim seninle olmaz yolunuz yol değil.Siz kimsiniz?Allahın cezaları
Berkan ağlarken Lalenin anneside ağlayarak dizlerinin üstüne düşerken Berkan ona sarılmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Persephone {AyBar} +18
Roman pour AdolescentsSen intikam için birini esir alırken, Sen onun esiri olursan?! Birinin karanlık kalbini aydınlatmak için kendini yeraltı dünyaya haps eder misin? O aşkı için her şeyden vazgeçti.....
