Hayatta her şey tecrübeydi. İlk düştüğümüzde ağlamak, yaramıza pansuman yapıldığında olan o rahatlık ve yaramız geçtiğinde oluşan o sevinç bize bir daha ki sefere ağlamamayı,geçeceğini öğretirdi ve düşme ile ilgili ilk tecrübemizi yaşamış olurduk.
Hayatımızda tecrübe edinemediğimiz tek şey vardı. Aşk. Aşkın tecrübesi olmazdı çünkü her aşk farklı insan, farklı kalpler, farklı hayatlar demekti. Hayatlar farklıyken tecrübe aynı olamazdı.
Sessizce onun bana bir şeyler anlatmasını bekiyordum. O her şekilde benim yanımdaydı. Ve ben ne kadar üzgün olursam olayım onun yanında olacaktım. Benim ona onun ise bana ihtiyacı vardı.
"Hayatta her şey güzel gitmiyor. Ben henüz orta okukdaydım Batuhan, Cenk ve Damla'yla aynı okula gitmiyorduk. Ordada arkadaşlarım olsun istedim. Kaan. Okulumuzun burslu öğrencisiydi. Çoğu kişi ona kötü davranırdı onlara inat Kaan'la arkadaş oldum. Çok iyi biriydi her şeyimi anlatırdım, beni dinlerdi ve bana akıl verirdi. Batuhanlara fazla ısınamamıştı bu yüzden onların yanına gitmek istemiyordu. Bende onun yanında kalıyordum çünkü bizimkiler durumu biliyordu. Bir gün yabancı bir numaradan bana gelen bir mesaj vardı,
" Onur gayrumeşru çocuğu! "
Böyle bir şey yoktu ve birisi bana şaka yapıyor sanmıştım. Ta ki okula gidene kadar. O her kimse bütün okula mesaj göndermişti. Herkes bana tiksinerek bakıyordu. Kaan benden iğrenmiyordu ama bana sormuştu,
"Bunu bana neden söylemedin? "
Mesaj ona gelmiş olamazdı çünkü bizim okulda kimse onu önemsemiyordu. Sorduğumda mesajın ona da geldigini söylemişti. Tam bir palavraydı. Bana yalan söylüyordu. Onun bunu bana yaptığına inanmak istemedim, o benim en yakın arkadaşımdı. Ona söyledim, inkar etmedi ve sadece neden yaptığını söyledi. Yapma nedeni beni kıskanmasıydı, ailemi, arkadaşlarımı ve en acısı paramı kıskanıyordu... "
Sessizce onu dinlemiştim, benimle aynı duyguları yaşamıştı, beni anlıyordu bende onu anlıyordum ama bazen anlamak yetmiyordu, anlamak acıları dindirmiyordu. İçinde hep bir güvensizlik olacaktı, bende de olduğu gibi.
"Bu yüzden seni çok iyi anlıyorum ve emin ol bir müddet sonra üzülmeye değmediğini anlıyorsun. "
"Biliyorum..ama anlamak istemiyorum, ben onun hep yanındaydım, ne oldu, ne değişti ve o bunu yapabildi? "
"Helen, insanların içinde hep daha iyisi olsun isteği vardır,kimisi isteklerini bastırır, kimisi ise isteklerine yenilir, o isteklerine yenildi ve hayatını mafetti artık bunun geri dönüşü yok, o bu yolu seçti. "
"Gidelim. "
"Gidelim. "
...
Bir haftalığına gidiyorduk. Belki kaçmaktı ama biz kaçmıyorduk, kaderden kaçılmazdı bunu biliyorduk, sadece biraz uzaklaşmak istemiştik.
"Abi hadi sadece bir hafta gideceğiz ve geleceğiz, uzaklaşmaya ihityacım var ve devamsızlıktan kalmak istemiyorum, zaten ders işlemiyoruz. "
"Peki cadı, bu seferlik böyle olsun ama bak Onur'la gidiyorsun ve ikinizinde bir şeylerin bilincinde olduğunu biliyorum ama- "
"Abi! "
"Peki. " kağıda bir izin kağıdı yazdı, yarın sabah erkenden yola çıkacaktık. Önce İstanbul'a gitmek istiyorduk. Ve vapurla gidecektik, hemen hemen 1 saat sürüyordu. İstanbul'a çok fazla gitmemiştim ama yine de seviyordum.
Abimin yanağına kocaman bir öpücük kondurup ayağa kalktım. Kağıdı yarın vermeye gidecekti.
"Görüşürüz. "
