Sanırım bunu bir mesajla söyleyemem.
-Buluşalım mı? Cevap gecikmedi,
-Halletmem gereken ufak işlerim var 1 saat sonra ‘Kahve Gezegeninin önünde buluşalım.
-Tamam.
Kendimize bir an önce buluşma yeri ayarlamalıydık. Evet öncelikle abime Onur’la buluşacağımı söylemeliyim. Kesinlikle abartma diyecek ama el mecbur. Abim sonradan öğrenirse ikimizi de 7456325 paçaya ayırır. Yarısını kış için buzluğa, diğer yarısını fakirlere dağıtır. Ne saçmalıyorum ben ya? Buluşma yerine biraz erken gidebilirim sanırım. Hava soğuk olduğu için üstümü değiştirmeye karar verdim. Ev sıcak olduğundan ince giyinebiliyordum ama dışarı haliyle soğuktu. Dolabımı açıp salaş krem rengi uzun kollumu, siyah dar pantolonumu giydim. Uzun kollumla aynı renkte olan ugglarımı da kutusundan çıkarıp giydim. Aksesuar olarak siyah fular takttım. Saçlarımı açıp gevşek bir şekilde bağladım. Vazgeçilmez siyah göz kalemimi sürüp abimin odasına doğru yürüdüm.kapıyı tıkattım ama içeriden ses gelmedi. Yavaşça kafamı kapıdan içeri soktum. Uyumuştu. Canım ya! Üzerini açtığı için yorganını üzerine örttüm. Bir kağıt alıp
-Ben Onur’la buluşmaya gidiyorum kızabilirsin ama önemli bir konu- yazdım ve yastığının kenarına koydum.
Aşağı inip askıda olan siyah ceketimi ve anahtarımı aldım. Belki biraz sahilde yürümeliydim. Kafamı dinlemek için. Evimiz sahile yakındı ama uzaklaşmak istiyordum. Hızlı adımlarla siteden çıktım ve sahile indim. pek fazla kişide yoktu zaten. Sahil boyunca yürüyüp, düşünmeye başladım.
Her şey çok hızlı gelişmişti. Önce Onur'la karşılaşmış şıpsevdi olmuştum. Ardından Emir mesaj atmaya başlamıştı, Berk'le Onur yüzünden kavga etmiştim. Ardından Onur'la sevgili olmuştum. Tam herşey yoluna girdi derken Emir gelmişti ve herşeyi mafetmişti. O da yetmezmiş gibi Berk gelip beni sevdğini söylemişti. Şimdi ise Ben salak gibi Onur'a Emir'in hala mesaj attığını söylemiştim. Hayıtım çok güzel ya (!) Ayağım taşa takıldı tam düşüyordum derken iki el beni belimden kavradı. Hayatım iyice film gibi oldu. Onur değildi olsaydı kokusundan bilirdim. teşekkür etmek üzere yüzümü döndüm,
"Dikkat etmelisin sevgilim. "
"Sen beni mi takip ediyorsun? "
"Hayır sadece görüp yanına geldim. " hı biliriz. Elinin hala belimde olduğunu gördüm. Hızlıca ondan uzaklaştım. Gevşek tuttuğu için ellerini belimden çekmişti.
"Hadi Onur mudur her ne haltsa onun yanında uzak davranıyorsun ama Onur yok ve bizi görmez, o yüzden herzamanki gibi davranabilirsin. " dedi pi pis sırıtarak.
"Biz görüşmeyeli şizofren mi oldun sen? " dedim tiksinirce. Yaptıkları gerçekten mide bulandırıcıydı. Önce bana fahişe diyor şimdide yanıma mı geliyordu?
"Artık hayatımdan def olup git! Seni anlamıyorum. Ben hayatımdan memnunum. Ve Onur' seviyorum anladın mı? Seni değil O-nu-ru! " dedim bağırarak.
"Sana fahişe dediğim için kızgınsın biliyoruma ama ağzımdan kaçtı. Özür dilerim. " dedi üzgün gibi görünmeye çalışarak. Ve elbette başaramadı. Artık gerçekten zeka seviyesi okul öncesindeydi. Daha fazla saçmalıklarına dayanamayacaktm ve gitmek için arkamı döndüm. Bileğimden yakalayıp beni kendine yasladı. Bu sırada telefonum çaldı, kesinlikle buluşma yerine geç kalmış olmalıyım diye düşündüm ve cebimden telefonumu çıkardım. Onur arıyordu.
"Efendim? "
"Nerdesin? 15 dakikadır seni bekliyorum! " dedi bağırarak. Bunu Emir de duymuş olacak ki,
"Hayatım gidiyor musun? Daha yeni gelmiştim, hasret bile gideremedik. " Hay senin hasretine!
