YENİ BİR BÖLÜM DAHA. SİZİ BEKLETMEDEN YAZMAYA ÇALIŞIYORUM. LÜTFEN VOTE VE YORUM YAPIN. BİR BÖLÜMÜ 59 KİŞİ OKUYO 9 KİŞİ VOTE VERİYO VE 2 YORUM YAPILIYO. BAZI OKUYUCULARIM İÇİN YAZIYORUM FAKAT LÜTFEN BENİ KIRMAYIN VE VOTE-YOMLARINIZI ESİRGEMEYİM :)
MULTİMEDİA: KARDELEN
UMARIM BEĞENİRSİNİZ....
Gözlerim dolmuştu. Ne yapacağımı bilemedim. Bilerek mi göndermişti,kendimi kötü hissetmem için mi? Annemlerin burada olduğunu hatırladım. Kendimi zor da olsa sıktım ve izin isteyip odama çıktım. Odama çıkar çıkmaz, gözümden bir damla yaş geldi. Bir an göz yaşlarıma küfür ettim. Hayır ona olan duygularım için değil arkamdan böyle konuştuğu için ağlıyordum. Yoksa,ondan nefret ediyordum.
Yatağın başlığına sırtımı dayadım ve dizlerimi kendime çektim. Yüzümü kapatıp onun neden bunu yaptığını düşündüm. Bu sırada yavaşça kapı açıldı ama ben kıpırdamadım. Gelen kişinin yanıma oturduğunu yatağın çökmesiyle anladım. Yatakta biraz kenara kaydım, kafamı kaldırıp gelen kişiye baktım. Abimdi. Abim? Benim abim? Hiçbir şey söylemeden bana sarıldı. Buna inanamıyorum,abim böyle zamanlarda bana bağırır ardından ‘onun için mi ağlıyorsun?’ diye bir güzel nutuk çekerdi,ama şimdi tek kelime etmiyordu. İçimden ‘abimi bana geri ver, ne yaptın ona!’ demek geldi ama şu an düşünmem gereken bir eski sevgili bozuntusu vardı. Gerçi düşünmeye bile değmezdi ama söz konusu bana hakaret olunca düşünmeden edemedim.
Ellerimi abimin beline sardım, bacaklarımı uzattım ve başımı göğsüne yasladım. Onun da elleriyle saçlarımı okşamasıyla mayıştım ve gözlerimi yumdum, her şeyi unutmak istercesine, Emir’in bana hakaretlerine inadına uyumak istedim.
………
Gözlerimi açtığımda yanımda abim yoktu. Saate baktım 13.01’di. Bayadır uyuyorum. Hızla doğrulup odadan çıktım. Merdivenlerden iniyordum ki, Kardelen’in odasından gelen bağırma sesleri dikkatimi çekti. Geri dönüm ne dediklerini dinledim –biliyorum ayıp ama ben meraklı bir melahatim-
“Nasıl söylersin Kardelen?! Berk bunu duyarsa? “ bu Barış’ın sesiydi.
“Ya hayır, o bir şey söylemeden söylemicek. “ Muhtemelen Berk’in beni sevdiğini söyleme konusundan bahsediyorlardı.
“Ya ağzından kaçırırsa? “
“ Off! Yeter,bıktım, hepiniz üstüme geliyosunuz. Bursa söz konusu olan Helen’e söylemem değil, önemli olan Berk’in bunu nasıl yaptığı! “
“İnsan seveceği kişiyi seçemiyor. Bizde en yakın arkadaştık ama şu an sevgiliyiz. Ayrıca onların zaten bir geçmişi var, bu yeni olan bir şey değil. Hem bu bize düşmez. “
“Tamam o zaman. “ diyerek kestirip attı Kardelen.
“Bu kadar mı? “
“Evet bu kadar. “
“Tamam “ evet şu an iki atarlı genç kavgayı sonlandırdı ve kendi sahalarına çekildiler. Dedi içimdeki maç spikeri iç ses.
Kapıyı yavaşça açıp içeri girdim. Kardelen’le Barış sarılmışlardı beni görünce ayrıldılar. İçimdeki iç sese ‘Gördünmü kendi sahalarına çekilmemeişler, barış imzalamışlar ‘ deyip gülümsedim.
“Kusura bakmayın tık tıklamadan girdim. “ dedim mahçup olmuş bir sesle.
Kardelen: “Önemli değil. “ dedi,daha yeni hırçınlığından eser yoktu.
Barış: “Bu gün sinemaya gidelim mi? Sıkıldık yani.”
“Olur. “ dedim sevecenlikle.
“Hadi hazırlanalım. “ dedi Kardelen.
“Ben hazırım,Berk’e haber veriyim. “ diyerek odadan çıkıp Berk Bey’in odasına yöneldim. Çocuk sanki ergenliğini yaşayamamış,şimdi ağır ergen oldu başımıza odaya giriyo çıkmamak bilmiyo. ‘Seni düşünüyodur’ dedi içimdeki çapkın Helen. ‘Sen sus’ diyerek çapkın Helen’i susturdum.
Kapıyı tıklatıp içeri girdim.
“Hadi gidiyoruz.”
“Nereye? “ ne kadar cehennemin dibine demek istesemde sustum.
“Sinemaya “
“Siz gidin, ben gelmicem. “ ya harbi bu çocuk ergenliğini yaşıyamamış ya.
“Berk sen iyice ergene baladın ya, ne bu odaya girip çıkmamalar, çağırıldığında istememeler falan? “
“Of! Ne alakası var. Neyese hadi geliyorum. “ dedi bıkkınlıkla. Ay bi de trip atıyo ya!
