Hepinizin merakla beklediği,bölümlerce sabrettiği o ana geldik.Bebeğin cinsiyetini az çok tahmin etmişsinizdir ama biz bu bölüm onu tastikleyeceğiz.Hazırsak,duygu seline giriş yapabiliriz.Yorum yapmayı unutmayııın..Haddi geçeliim.. ✨️❤️
........
İki günde geçirilen konferans,yapılan konuşmalar ve yaşanan gerginliklerin ardından yeniden hastanedeki yerlerini aldıklarında hala Mine'nin sözleri konuşuluyordu.Bunun sebebi birilerini ezmesi ya da küçük görmesi değil bunun aksine kendi meslektaşlarını sonuna kadar savunabilmesiydi.Kimseyi hor görmeden herkese "İnsan" olduğu için değer verdiğinden Mine'nin hastanedeki yeri sadece Başhemşirelik değildi.Bundan ziyade bazen bir abla,bazen bir anne ve en önemlisi o her zaman bir destekçiydi.Kendini görmediği zamanlarda bile daima çevresindekilerin elinden tutar ayağa kaldırırdı.Çünkü Mine,hayatın anlamını tam anlamıyla bilerek yaşardı her anını.Ve bilirdi ki elinle ne verirsen o da seninle gelirdi.Bu yüzden tek bir an bile kötülük geçirmediği aklından iyiliği ise hiç çıkarmazdı.Mine Yıldız buydu.Varlığıyla sevgisini harmanladığı her bir dakika Uluçınar'a vuran ışıktı,umuttu aslında.Şimdi biriyle daha paylaşıyordu sevgisini.Minik bebeğini severken o günün,bugün olduğunu biliyordu.Heyecanı azımsanmayacak derecede fazlaydı.Tek başına gittiği kontrolden kimsenin haberi yoktu.Mutlu bir habere su kadar ihtiyaçları olan arkadaşlarına sürpriz hazırlığıydı bu.Ne zaman bu kadar heyecanlanmıştı? Nikahında delicesine çarpıyordu kalbi ama bu bambaşkaydı.Heyecanın ötesi,hayatın başka bir kapısıydı adeta. 14 haftadır içinde büyüttüğü o canın şimdi cinsiyetini öğrenmek için kapının önündeydi.Titreyen ellerini yan yana koyup heyecanını ölçmek istedi ama üstesinden gelebilecek gibi olmadığından kapıyı çalıp onay sesiyle içeri girdi. Doktorun klasik konuşmasının ardından o sedyeye yatıp jeli karnına sürdüğünde kapadı bir anlığına gözlerini.
"Sanırım artık hazırız."
"B-belli mi?"
Bir baş eveti aldığında gülümsedi.Eline verilen fotoğrafa baktıktan sonra duymak istediği sözcükleri,cümleyi bekledi.
"Böyle bile yüz hatlarıyla tamamen annesini andıran bir kız..Tebrik ederim."
Mine ne diyeceğini bilemeden öylece kaldı.Doktor buna alışık olduğundan onu yalnız bırakmak adına odanın diğer kısmına geçip gelmesi için zaman verdi.Mine fotoğrafa baktı ve duyduklarının idrak süresince sedyede oturdu.Yaklaşık geçen bir on dakikadan sonra gerekli konuşmalar yapılarak hastaneden ayrılıp Uluçınar'a gitmek adına bir taksiye atladı.Nefesi yaşadığı heyecanla sürekli hızlanıyordu.O kapının önüne geldiğinde eli karnına gitti.Bugün bir başka mı parıldıyordu güneş? Uluçınar'ın çınarları bir başka mı yeşildi ya da? Çevresine dağıttığı gülücüklerle içeri girip önlüğünü giydikten sonra bahçede kahvaltı için onları bekleyenlerin yanına gitti.Herkesin bakışları ondaydı.
"Günaydın herkese."
"Mine hemşirem.Bugün parıldıyorsunuz."
"Sadece bugün mü?"
Hakan kaşlarıyla "Bak gördün mü?" der gibi bir işaret yaptı İhsan'a.İhsan güldü ortamı dağıtmak için.Mine bugün hiçbir şeye kızmazdı.En azından şimdilik..
"Minecim ne yersin ne vereyim sana?"
"Ben şuradan reçeli alabilir miyim?"
"Tabii.Leylacım uzatır mısın?"
Reçeli alıp önündeki simitin bir parçasına sürüp ağzına attı.İlk defa günler sonra bu kadar iştahla yemek yediğinden Hakan onu izliyordu.Son 3 gündür sadece istifra ettiğindendi bu şaşkınlık.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Vaveyla | Hakan&Mine
Fiksi PenggemarYıllardır küllenen aşkın izleri onları bir arada tutan şeydi. Yürüdükleri yollar,aynı koridorlar bitmemiş duygular. Hikayeye bir de böyle bakalım..