HATA

483 27 97
                                    

Hoş geldiniiiizz. 🦋 Yorumlarınızı bekliyorum. Geçen bölüm minik bebişimiz Mine gelmişti. Bu bölümü yazarken çok eğlendim. Hazırsaaak gideliiimm!!
.........
Zor geçen zamanların,ağlanan anların hepsinden sonra gülecek bir şeylee bulur insanoğlu. Çünkü öbür türlü geçmez hayat. Bir yerden başlamalıdır mutlaka ki gün sonunda ışığa ulaşabilsin.
Mine,Laleye yardım ettiği o zorlu doğumdan sonra lojmana geri dönüp üzerini değiştirip duş aldı. Önlüğüne baktığında verdiği emeğin her bir izini görebiliyordu. Minik Mine... Gülerek salladı başını. Annesini inatçı bir kız bekliyordu. Zor olacaktı onun için. Yeşil önlüğünü giyip saçlarını dalgalandırdı. Aynadaki görüntüsü yorgun olsa da içinde aşamadığı o yaşam umudu vardı. Kapısı tıklatılınca hızlıca açtı.

"Mine abla,Laleyi götürüyorlar. Seni görmek istiyor."

"Geldim geldim."

Sık adımlarla Acilin önündeki ambulansa geçtiler. Hastanedekiler de toplanmıştı oraya. Mine kapıyı açıp içeri girdi. Lale oldukça iyi gözüküyordu. Kucağında minik prenses ise verdiği mücadelendir ki yorgunlukşa beraber mışıl mışıl uyuyordu. Lale'nin uzattığı eli tutup ona bakan ışıl ışıl gözlere gülümsedi.

"Mine hemşirem..Nasıl teşekkür etsem bilemiyorum ama sanırım prensesimin ismi hediyeniz olabilmiştir."

"İnan bana Lale. Daha güzel bir hediye veremezdin. Şimdi siz gidin. İyice dinlenmeniz gerekecek."

Bebeğe eğilip o kokuyu içine çekip kapadı gözlerini. O masum,saf koku kadar huzur veren bsşka bir şey yoktu. Fısıldadı ona..

"Görüşürüz prenses.."

Ambulanstan inip iki güzel kıza el sallayarak yolculadı onları. Bir an gözleri dolunca şaşırdı kendine. Turgut elini onun omzuna atıp adımlarını Acile çevirirken her zamanki haliyle arkadaşıyla gurur duyuyordu.

"Mine..Neler yaptın öyle ya."

"Turgut o kadar korktum ki. Bir an başaramadım zannettim."

"Lale'nin işi çok zor olacak..Başka bir Mine daha dünyaya katıldığına göre dünyamızın inatçılık ve güç seviyesi ×2 katına çıktı."

Mine gülerek arkadaşının omzuna vurdu. Beraber Acile göz attılar. Çok hasta yoktu,durum stabil gözüküyordu. Onur koridorum sonundan bağırarak seslendi.

"Erol bey uyandı."

"Hazır mısın Turgut?"

"Ayıpsıın."

İçeri girdiklerinde Hakan,Yalçın,Arzu ve Mustafayı gördüler. Bu adamı görünce siniri tepesine çıkan Mine bir adım geride kalmayı tercih etti. Erol odayı taradı bakışlarıyla.

"Ee bu kadar mıyız?"

"Ne isterdiniz Erol bey?"

"Parti yok mu Hakancım?"

"Önce iyileşin. Sonrasına bakacağız. Değerleriniz gayet iyi gözüküyor. Biraz dinlenmek daha da iyi yapacaktır."

"Sayende Hakan. İyi iş çıkardın aferin. Ameliyata kimleri soktun?"

"Mine,Turgut,Ömer ve Leyla."

"Hiç vazgeçmez misin Mineden. Ameliyat ekibinin hiç değişmeyen elemanı."

"Mine gayet iyi bir ekip çalışanı Erol bey. Onun o ortamda olması benim için önemli."

"Orasını anladık canım. Mine. Senin Arzuyla derdin ne?"

Mine gelen soruyla vücudunun sinirden kızarmaya başladığını hissedebiliyordu.

"Benim derdim? Erol bey gözünüzün önündekini görmeyi denesenize. Bu kadın beni öldürtmek istedim. Sadece hırsları uğruna. Siz neden bir anda hastalandınız mesela? Bir hafta önceki testlerde her şey pozitif gözükürken? İlaçlarınızı kim veriyor? Arzu. Önce bir göz önündeli gerçekleri kabul edin. Bu ne Allah allah!"

Vaveyla | Hakan&MineHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin