Plan

868 86 113
                                    

Eve girer girmez babam çalışma odasından çıkıp yanıma geldi.

"Güzelim hoş geldin."

"Hoş buldum baba."

Babam üzerime baktıktan sonra omuzlarıma aldığım ceketi işaret etti.

Elbisemin yırtılan kısmını gösterdim ve "Yanlışlıkla yırtıldı diye bir beyefendi ceketini bana verdi. Eve gelince bacağımdan çektim de omuzlarıma attım." dedim.

"Herhangi bir beyefendi miydi o?"

"Evet?"

"Ara sokakta buluşup arabasına bindiğin beyefendi değil mi yani?"

Peşime adam takmış olmalıydı.

"Ne kadarını gördün?"

"Ona göre mi açıklama yapacaksın küçük hanım?"

"Şey... Evet."

"Seni korumaları için iki adamımı peşine takmıştım. Tabii bana yalan söylemeyeceğini düşündüğüm için yayan gitmişlerdi."

"Babacığım."

"Yemek hazır. Peşime takıl. Yemekte o beyefendiyi konuşacağız."

"Peki baba."

Birlikte yemek odasına gittiğimizde ses etmeden her zamanki yerime oturdum.

Bizim yemek odasına geldiğimizi gören hizmetliler peşimizden gelip tabaklarımıza yemek koyarken babama baktım.

Düşünceli görünüyordu.

Hizmetliler gittiğinde babam, "O adam kim?" diye sordu.

"Bir arkadaşım."

"Eğer sen bana dürüstçe kim olduğunu söylemezsen o adamı yarım saat içinde buraya getirtir, ondan öğrenirim."

"Baba..."

"Tüm arkadaşlarını tanıyorum. O adamı bana niye daha önce anlatmadın. Aranızda bir şey mi var?"

Başka çarem yoktu.

Eğer bunu reddedersem babam gerçekleri öğrenebilirdi.

"Bir süredir görüşüyoruz. Hislerim kesinleşmeden sana bahsetmek istemedim."

"Peki kesinleşti mi?"

"Daha değil."

Babam masanın üzerinden elimi tuttu ve "Seni hiçbir konuda sıkıştırmak istemem bebeğim ama bu kararını hızlı vermen gerekiyor." dedi.

Anlamayarak "Neden? Bir sorun mu var?" diye sordum.

"Annenin son isteği seni korumamdı. Bu yüzden yarın bu işler ile ilişiğimi keseceğim."

"Bunun kararım ile alakasını anlayamadım."

"Direkt ilişiğimi kesmem işe yaramaz. Düşmanlarım bizi bırakmaz. Bu yüzden düşmanlarımı gidip polise anlatacağım."

"Baba başımız daha büyük derde girer. Seni hapse atarlar. Hapiste de seni rahat bırakmazlar."

"Tahsin Bey ile görüştüm bugün."

"Aile avukatımız ile mi?"

"Evet."

"Ne konuştunuz?"

"Tanık koruma programına girip giremeyeceğimizi sordum."

Öğrendiklerim ile şok olurken babamın tuttuğu elimi çektim.

"Ciddi olamazsın baba."

"Yarın anneni gömdükten sonra polise gideceğim. Hazırlan."

Babam yemeğine başladığında gözümden bir yaş süzüldü.

Bu hayatımı bırakmak istemiyordum.

Babam ağladığımı fark ettiğinde kaşığını masaya geri koydu ve ayağa kalkarken "Kalk ayağa." dedi.

Gözyaşımı silerek ayağa kalktığımda babam yanağımı okşadı.

"Güzel kızım."

"Baba yapmak zorunda mısın?"

"Annenin son isteğini yerine getireyim, izin ver bana. Sen üzülürken yapamam."

"Yapmasak?"

"Lütfen bebeğim. Senden ilk kez bir şey istiyorum."

Derin bir nefes aldım.

Babam, annemin ölümü için kendini suçluyordu.

Eğer dediğini yaparsa rahatlardı.

"Yapalım baba."

Babam gülümserken tebessüm ettim.

"İşlerin ne olacak? Şirkete bizden sonra saldırırlar."

"Şirketi sattım."

"Nasıl?"

"Onun parası ile yeni evimizi kuracağız."

"Sonra ne yapacağız?"

Babam gülümsedi ve "Baban bunları uzun seneler önce düşündü bebeğim." dedi.

"Benim adıma olmayan farklı bir sektörde faaliyet gören bir şirketim var."

"Hiç söylememiştin."

"Eğer bir gün kazık yersem ya da kaçmamız gerekirse diye o şirketi kurmuştum. Tanık korumada şirketin bulunduğu Mersin'e gideceğiz."

"Her şeyi planlamışsın."

"Ailem için yaptım."

"Seni seviyorum baba."

"Ben de seni seviyorum, ay yüzlüm. Şimdi geri yemeğimize dönelim. Yemekler soğuyacak."

Onu onaylayıp yerime oturduğumda "O adamla ciddi düşünüyorsan nişanlın olarak gösterip onu da yanımıza alabiliriz." dedi.

İşimi bırakmak istemiyordum ama babam beni bırakmazdı.

Fatih aracılık ederdi.

Bana yardım da ederdi.

"Onu yemekten sonra çağırıp konuşabilir miyim? Onun ciddi olup olmadığını görmek istiyorum."

Fotoğraftaki YansımaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin