"Yanacaksan kundakçı olursun."
Adin Emir'in ne demek istediğini daha iyi anlamak için "Bu da ne demek oluyor?" diye sordum.
"Eğer gösterdiğin gibi biriysen sana dokunmam ama bir oyun çeviriyorsan seni öldürmem iki saniyemi alır."
Şimdi çekip gidersem tekrar görüştüğümüz zaman kesin kafama sıkardı.
Onu uzaktan öldürebileceğimi sanmıyordum.
"Kimliğini göster." dedim.
"Neden?"
"Sahte değilse babama senin arabana bindiğimi, bir şey olursa senden bilinmesi gerektiği hakkında bir mesaj yazacağım."
Bunu tabii ki yapmayacaktım.
Suçlu birisi, karşısındakinin açısından düşünürdü.
Kendisini karşısındakine kanıtlayıp işini görürdü ama benim karşımdaki adam zekiydi.
Bunu yapsam anlardı.
Bu yüzden onun açısından değil, masum birisi tarafından bakıyordum olaylara.
Kendimi korumaya almak için onun kimliğini istemem ona güven verecekti.
Ehliyetini çıkarıp bana uzattığında "Niye kimlik kartı değil?" diye sordum.
"Sana şahsi eşyamı verecek değilim."
"Sürücü belgeleri için sahte kimlik kullanmış olabilirsin."
"Vakıf değilim. İyilik teklif ettim. Ya kabul et ya da vaktimi almadan defolup git."
Bir şey demeden arabaya yaklaştım ve plakasına bakıp telefonumu çıkardım.
Telefonumdan arama butonuna girip bir şeyler yazdım.
Mesaj attığım havasını versem yeterdi.
Telefonumu kapattıktan sonra "Gidebiliriz." dedim.
Miraç, "Seni ben bırakayım. Gel arabama." diyerek arabasını işaret ettiği için onun arabasına yürüyordum ki Adin Emir, "Benimle gelecek." dedi.
"Kundakçı olabilecek tek kişi değilim."
"Şimdi olmamı istemezsin."
Miraç, "Havlar ama ısırmaz." diye fısıldadığında güldüm.
Arkadaşı kendisi için denilenleri duysa benden önce Miraç'ı öldürürdü.
"İyi. Hangisi senin araban?"
Gözüyle arabasını işaret ettiğinde daha fazla uğraşmadan arabasına yürüdüm.
Onunla yakın olma fırsatını kaçırmak istemezdim.
İki adamı öne geçerken Adin Emir, kendisi için açılan kapıdan arka koltuğa oturdu.
Adamları beni umursamadan işlerine devam edince arabaya kendim binmem gerektiğini fark ettim.
Kazandığım şansı kaybetmemek için arka koltuğa oturdum.
Şoför koltuğundaki adamı arabayı çalıştırırken Adin Emir ceketini çıkardı ve bana bakmadan kucağıma serdi.
Bunun sebebi elbisemin yırtılmasıydı.
"Teşekkürler." dedim, şok içinde.
Tabletini açarken "Normalde nerede yaşıyorsun Eyşan?" diye sordu.
Eyşan...
Doğru, salladığım isim buydu.
"Şahsi bilgilerimi burada sana anlatmak istemiyorum. Sonuçta bir yabancısın."
"Eğer peçeteni yakmayıp sana karşılık verseydim yine arabama binecektin ve o sefer şahsi bilgilerini bana zevkle anlatacaktın."
"Ama bana kaba bir karşılık verdin."
Cevap vermeden tabletinden maillerini okumaya başladı.
"Hanımefendiyi nerede bırakalım patron?" diye soran şoför koltuğundaki adamına "Rotadan ayrılma, ben sana haber vereceğim." dedi.
"Emredersiniz Adin Bey."
"Niye direkt bana bakmak yerine Miraç'a bakıyordun?"
Fark etmiş miydi?
"Aslında sana bakmak istiyordum. Çünkü ilgimi sen çekmiştin ama biraz şey bakıyorsun."
Kaşlarını çatıp bana döndü.
"Ney?"
"Sert."
Aldığı cevap normalmiş gibi önüne dönünce rahatladım.
"Kaç yaşındasın Eyşan?"
"Niye?"
Soru sorma sebebini tahmin edebiliyordum.
Cevaplarıma göre beni ölçüyor, birine çalışıp çalışmadığımı anlamaya çalışıyordu.
"Sadece bir soruydu. Rahatla."
"Yirmi beş yaşındayım. Sen kaç yaşındasın, Adin?"
"Adin?"
O bana ismimle seslenmişti.
Üstünlük sağlamaya çalışıyordu.
"İsmin Adin değil mi?"
"Öyle... Kullanmanı beklemiyordum."
"Sen kullandın."
"Doğru, haklısın."
"Ee yaşın kaç?"
"Yirmi yedi."
"Akran sayılırız."
Mırıldanarak bana cevap verdi ve tabletine döndü.
Artık ilgisini çekmiyordum. Çünkü benim birisi adına çalışabileceğimi sanmıyordu.
Biraz daha yol gittikten sonra "Hanımefendiyi kenarda bırakalım." dedi.
"Kenarda mı?"
Bir anda beni bırakması şaşırtmıştı.
"Burada taksi bulabilirsin. Bulamazsan da çağır, gelirler."
"Anladım." diye mırıldandım.
Araba durunca "Teşekkürler." dedim.
Başını hafifçe sallarken ceketini üzerimden aldım.
Ona vereceğimi anlayınca "Lüzumu yok." dedi.
"Ama..."
"Artık in, işim gücüm var. Senin inmeni bekleyemem."
"Peki, teşekkürler." dedim ve arabadan indim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fotoğraftaki Yansıma
ChickLitÖlen annesinin, babasından son arzusu, kızlarının güvende olmasıdır. Bu istek üzerine babası, çalıştığı yer altındaki adamları polise ihbar ederek kızıyla kendisini polis tanık koruma programına aldırır ama bilmediği bir şey vardır. Kızı tehlikenin...