Alara ne yapacağını bilemeyerek dışarı çıkmak istediğinde Fatih onu Bahar ile birlikte tuttu ve eğilmeleri için yere çekti.
Adin'e baktığımda hiç düşünmeden dışarıya koştuğunu gördüm.
Duvarın arkasına saklanırken "Adin!" diye bağırdım.
Beni dinlemeden gittiğinde Fatih, "Bırak, arkadaşını kurtarsın." dedi.
Dışarıdan ateş sesleri gelmeye devam ederken Bahar korkuyla Fatih'e sarıldı.
"Fatih kızları bodruma götür." dediğimde Fatih kaşlarını çatarak "Kızları aşağı sen götürüyorsun." dedi.
"Bunun kavgasını mı yapacağız?" diye sordum, sinirle.
"Birkaç hafta önce ameliyat oldun."
"Nişan almama engel değil bu."
"Esila!"
Sinirle kızlara döndüm.
"Yerden sürünerek koridora ilerleyin. Tedbiri elden bırakamayız."
Kızlar beni onaylayarak koridora ilerlerken Fatih'e "Adinleri al da gel." dedim.
"Emredersiniz hanımefendi."
Kızların arkasından koridora çıktığımda Alara bana baktı ve "Biz sürünürken sen niye ayaktasın?" diye sordu.
"Sürünmek çok yorucu göründü de." dediğimde ikisi de bana döndü.
"Biz öylesine mi sürünüyoruz geri zekalı?" diye soran Alara'ya "Dikkatli geliyorum." dedim.
"Eğil beni sinir etme." diyen Alara ile uslu bir çocuk olmayı tercih ederek eğilerek koştum ve bodrum kapısını açtım.
"Buradan."
İkisi de merdivenlere varınca arkalarından içeri girdim ve kapıyı kapattım.
Kızlar ayağa kalkarken Alara, "Miraç'a bir şey olmamıştır, değil mi?" diye sordu.
Ona cevap verecekken telefonum çalmaya başlayınca arayana baktım.
Bora'ydı.
"Onu şimdi öğreneceğiz." dedim ve telefonu açtım.
"Beni mi özledin?"
"Adin ile ilişkin hayırlı olsun."
"Teşekkürler."
"Benim de bu ilişkiye bir hediye vermem lazımdı."
"Niye hep keskin nişancı silahı ile? Karşımıza çıkmaya gücün mü yok?"
"Böyle daha zevkli. Sizin bizi arayışınızı izlemek çok keyifli."
"Demek buradasın."
"Maalesef bu sefer burada değilim. Bu sefer arkadaşlarının evindeyim."
Arkadan miyavlama sesi geldiğinde ne olacağını anlamıştım.
"Bora, hayır."
"Bir tane de yavru var burada."
"Bora yalvarırım onlara zarar verme. Onların hiçbir suçu yok." derken gözlerim dolmuştu.
Kızlara ne olduğunu çaktıramazdım.
Kedilerden birinin acı nidası duyulunca gözümden bir yaş aktı.
"Bora yapma, kes şunu!"
"Çok da tatlıymış oysa."
"Bora yapamazsın. Lütfen."
Silah sesi duyulduğunda sıkıca gözlerimi yumdum.
"Geriye kaldı dört."
"İstediğin neyse veririm. Bırak onları."
Bir kurşun sesi daha duyulduğunda "Bora yapma." dedim.
"Üç."
"Sana istediğini vereceğim diyorum! Bırak geriye kalanları!"
Kedilerin sesleri geliyordu.
Korktukları belliydi.
Bir kurşun sesi daha gelince "Bora!" diye bağırdım.
Merdivenlere çöküp ağlarken Bora, "İki." dedi.
"Bora sana yalvarırım. Bırak. Onlar masum."
"Benimle düşman olmayacaktınız."
"Şerefsiz herif!" diye bağırdım, sinirle.
"Gücün onlara mı yetiyor?"
Bir kurşun sesi daha geldiğinde elimi yumruk yaptım.
"Yemin ederim, seni ellerimle geberteceğim."
"Yavru olan kaldı."
"En azından onu bırak."
"Bırakayım... Diyordum ki ölmüş. Diğerleri gözleri önünde ölünce dayanamadı sanırım."
O hayvanın yaşadıkları canımı yakarken "Seni kendi ellerimle öldüreceğim namussuz." dedim.
"Görüşürüz."
Telefonu kapattığında sinirle telefonumu duvara fırlattım.
Alara, "Ne oldu? Miraç'a bir şey mi oldu?" diye sorunca "Bilmiyorum. Onun hakkında konuşmadık." dedim.
"O başkalarına zarar mı verdi?" diye soran Bahar'a cevap veremeden yüzümü dizlerime gömdüm.
Hıçkırarak ağlarken Alara, "Ne oldu Esila? Bir şey söyle." dedi.
Başımı iki yana sallayarak onu reddettim.
"Kenan Amca'ya mı zarar verdi? Ne yaptı?" diye soran Bahar'a cevap vermeden ağlamaya devam ettim.
Merdivenlere açılan kapı açıldığında Alara, "Miraç." diyerek onlara koştu.
Onlara yaşlı gözlerle baktım.
Miraç kolundan yaralanmıştı ama kurşun yarasından çok bir yere vurmaktan kaynaklı gibiydi. Kanaması azdı.
Miraç, Alara'ya sarılırken Adin hızla yanıma gelip önümde eğildi.
"Bebeğim ne oldu?"
Sesim titrerken "Adin." dedim.
"Yaralandın mı? Dikişlerin mi patladı? Ne oldu?" diye soran Adin'e cevap veremeden boynuna sarıldım.
Hıçkırarak ağlarken Adin sıkıca bana sarıldı.
"Ne oldu, bir şey söyle. Yalvarırım, sana bir şey oldu diye ödüm kopuyor."
"Bora aradı."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fotoğraftaki Yansıma
ChickLitÖlen annesinin, babasından son arzusu, kızlarının güvende olmasıdır. Bu istek üzerine babası, çalıştığı yer altındaki adamları polise ihbar ederek kızıyla kendisini polis tanık koruma programına aldırır ama bilmediği bir şey vardır. Kızı tehlikenin...