Cevap

583 68 98
                                    

Sabah uyandığımda yanımda uyuyan Fatih'e baktım.

Anlaşılmaz bir pozisyonda uyurken horluyordu.

Gülerek "Fatih kalk hadi." dedim.

"Birkaç dakika daha."

"Peki." dedim ve yatakta doğrulup telefonumu elime aldım.

Saate baktığımda öğle olduğunu fark ettim.

Az daha uyusak saat iki olacaktı.

Birkaç kişiden mesaj vardı.

Yataktan kalkarken öncelikli olarak babamın mesajına girdim.

"Güzelim günaydın."

"Uyandığında yaz bana, olur mu?"

Vakit kaybetmeden "Günaydın!" yazdım.

"Gece kızlar ile çok eğlendik. Yorgunluktan anca uyanabiliyorum."

Babam cevap verene kadar kızlar ile gruba girdim.

Bahar bir sürü mesaj yazmıştı.

Birkaç tane de Alara'ya ait vardı.

"Eyşan!"

"Günaydın!"

"Aklım sen de kaldı."

"Rüyalarıma bile girdin."

"Daha doğrusu kabuslarıma."

"Daha iyi misin?"

Buraya kadar tüm mesajlar Bahar'a aitti.

Yarım saat sonra yazmaya devam etmişti.

"Uyanmadın mı daha?"

"Seni merak ediyorum."

"Eyşaaaaan!"

"Kız yoruldu dün, daha uyanmamıştır. Uyanınca döner. Şimdi rahat bırak." yazan Alara ile gülümsedim.

"Peki."

Bundan iki saat sonra tekrar Bahar yazmıştı.

"Uyanınca bize kahvaltıya gelin. Size güzel bir ziyafet hazırlarım."

"Gökhan ile tatile gidecek kız. Bırak da onlar baş başa vakit geçirsin."

"Kahvaltıya geldikten sonra baş başa vakit geçirirler."

"Sabır ya, sabır."

"Laf etme bana. Yüreğim dayanmıyor. Eyşan'ı görmek istiyorum."

"Günaydın." yazdım, gülümseyerek.

"Gökhan ile uyuyakalmışız."

"Teklifin hala geçerliyse kahvaltı çok güzel olabilir."

"Tabii geçerli!" yazan Bahar'a "Öyleyse hazırlanıp geliriz." yazdım.

"Tamam!"

"Fatih, hadi uyan."

Tepki vermedi.

"Fatih, hadi."

"Bak kahvaltıya çağırıyorlar."

"Ya Bahar'a hazırlanıp geleceğiz, dedim. Niye kalkmıyorsun?"

"Ne? Bahar mı? Ne demiş?"

Fatih uyku sersemi konuşmaya başlayınca kaşlarımı çattım.

O kadar dediklerim arasında Bahar'a tepki vermesi ilgimi çekmişti.

"Bahar kahvaltıya çağırıyor. Kalk hazırlan hadi."

"Ha tamam."

Fatih kalkarken cevap yazan babama baktım.

"Karavanınız evin önünde. Başka bir şeye ihtiyacınız var mı?"

"Yok babacağım. Teşekkürler."

"Lafı olmaz güzelim. Güzelce eğlenin, gezin."

"Tamam." yazıp kalp yolladım.

Babam da gülücük atınca gülümsedim.

Bu adamı seviyordum.

Telefonu kapatacaktım ki Adin'in mesaj yazdığını gördüm.

"Adin yazmış." dedim.

Fatih banyodan "Ne yazmış?" diye seslenince yanına gittim.

Dişlerini fırçalıyordu.

Mesaja döndüm.

"Eyşan."

"Günaydın."

"Dün için özür dilerim."

"Düşüncesizlik ettim."

"Özür diledikten sonra bile seninle inatlaştım."

"İş bulmak yeterli bir özür dileme şekli değil ama istediğin başka bir şey varsa söylemen yeterli."

Fatih, "Geri zekalı. Bir de hatasını telafi edebileceğini sanıyor." diye sinirlenirken "Cevap yazayım mı?" diye sordum.

"İstersen yaz. İstersen görüldü de kalabilir. Aslında engeli hak ediyor da işimiz var onunla. Yapamıyoruz."

Fatih banyodan çıkarken peşinden gittim ve o üstünü çıkartırken söyleyerek mesaj yazmaya başladım.

"Yaptığın terbiyesizce, sınırları aşan hareketini telafi edemezsin."

"İş de bulma."

"Senden gelecek işin bana zararı olur."

"İyi yazdın." diyen Fatih'e baktım.

Hazırdı.

"Çok hızlı hazırlandın." dedim, şaşkınlık ile.

"Açım, o yüzden."

"Öyleyse biraz bekle beni. Hazırlanayım ben de." dedim ve telefonumu kapatıp madaya koydum.

Ben banyoya yönelirken Fatih, "Ne giyeceksin? Çıkarayım." dedi.

Şu an üzerimde gece Fatih'ten arakladığım pijamalar vardı.

"Sende kalan kıyafetim her türlü vardır. Oradan rahat bir şeyler çıkar." dedim.

"Eşofman altı ve tişört buldum."

Yüzümü yıkadıktan sonra "Tamam!" diye cevap verdim.

"Az hızlı ol." dediğinde kaşlarımı çattım.

Hızlı olmamı istemesinin başka bir sebebi vardı.

Bunu arabada sorgulayacaktım.

"Az sabırlı ol." dediğimde Fatih'in beni taklit edebildiğini duydum.

"Aptal herif." diyerek güldüm ve banyodan çıktım.

Fotoğraftaki YansımaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin