Hatay'a indiğimizde babam pilota yüklü bir ödeme yaptı ve uçaktan indik.
Hava kararmak üzereydi.
Bizi bekleyen iki araca baktım.
Babam, "Siz birlikte gidin. Ben size Adana'da buluşacağımız yerin konumunu atacağım." dediğinde "Baba telefonları attık." dedim.
"Baban bunu da düşündü bebeğim. Torpido gözünde lazım olan her şey var."
Gülümsedim.
"Tahmin etmeliydim."
"Yolda çevirmeye denk gelme ihtimalini de düşündüm. Bu yüzden sahte kimlikler koydum araçlara. Onlar da torpido gözünde."
"Senin kızın olduğum için çok şanslıyım."
Babam dediğime gülümserken "Oyalanmayalım artık. İkinci uçağa dikkat çekmemek için geç bindik zaten." dedi.
"Tamam babacım."
Fatih ile arabaya yürürken babam, "Sık sık haber verin. Ben farklı bir yoldan geleceğim." dedi.
"Haber ederim, merak etme."
"Damat kızım sana emanet. Bir tehlike ile karşı karşıya kaldığında arabadaki silahı kullanmaktan çekinme."
"Silahı kullanmadan bile tehlikelerden korurum. Aklınız kalmasın."
"Kalacak, babayım ben."
"Tabii efendim, haklısınız."
Fatih'in gerilmeye başladığını fark edince "Hadi görüşürüz. Yazarım ben sana." dedim ve Fatih'i çekiştirerek arabaya yürüdüm.
Babam arkamızdan gülüyordu.
Gülüşü, kızmasından daha çok korkutuyordu Fatih'i.
Arabaya bindiğimizde Fatih zaman kaybetmeden arabayı çalıştırdı.
Ben de torpido gözünden yeni telefon kutularını ve SIM kartlarını çıkardım.
Babam kartları da sahte insanların üzerine almıştır. Bunları Mersin'de değiştirmemiz gerekecek.
Telefonları hazırladıktan sonra bir erkek üzerine kayıtlı olan SIM kartı taktığım telefonu Fatih'e uzattım.
"Telefonlar hazır."
"Muhteşem. Haberleri açsana. Fethi Korkusuz ve adamları hakkında bir gelişme var mı, bak."
Onu onaylayıp haberlere baktım.
Dediği gibi haberlere çıkmışlardı.
Bir haber videosunu açtım ve Fatih ile aramıza getirdim telefonu.
Araba sürerken izleyemese de arada bir göz atabilirdi.
"Son dakika haberleri ile karşınızdayız sevgili izleyenler. Bugün ikindi saatlerinde İstanbul'da görülmemiş bir baskın gerçekleşti."
"İşte bu be." dedi, Fatih.
Keyfi çok erken yerine gelmişti.
"Bin dört yüz otuz beş polis, tam elli iki adresi didik didik aradı. Nefes kesen baskınlarda, içlerinde ünlü isimlerin de yer aldığı yüz altmış üç terörist kıskıvrak yakalandı. Elebaşları F. K. isimli terörist kaçmayı başarsa da bu baskınlar İstanbul tarihinde en büyük operasyonu oldu. Bir rekor olarak da kayıtlara geçti."
Sunucu işini bitirdiğinde baskın esnasındaki görüntüler başlatıldı.
"Fethi Korkusuz kaçmayı başarmış. Kesinlikle intikam isteyecek."
"Bizimle bağlantıyı kursa dahi bulması çok zor. Örgütü yerle bir oldu."
"Yine de tedbiri elimizden bırakmamalıyız." derken görüntüler Fethi Korkusuz'un şirketine geldi.
Adin Emir Saral ellerinde kelepçeler ile çıkarılırken yanına bir haberci yaklaştı.
"İşte o şahıslardan biri şu anda emniyet ekipleri tarafından götürülüyor."
Adin Emir kaşlarını çatarak haberciye döndüğünde habercinin yutkunluğunu gördük.
Korkuyor gibi görünmüyordu.
Çıkacağına emindi.
Sanki haksızlığa uğramış da ona sinirliymiş gibi bir rol kesilmişti.
"Çok zekisin Adin Emir Saral." diye fısıldadım.
Adin Emir, polis arabasına bindirilirken ekran değişti ve operasyona ait görüntüler gösterilirken dış ses konuşmaya başladı.
Daha fazlasına gerek yoktu.
Telefonumu kapattım ve "Adin kendinden emin görünüyordu. Kurtulur mu sence?" diye sordum.
"Kurtulur. O adam çok dikkatli."
"Yine de çok kayıp verdiler. Toparlanmaları zor olur."
"Öyle, öyle... Ama patronları Fethi Korkusuz dışarıda ve en iyi adamı bu işten yırtacak. İntikam çalışmaları uzun sürmez."
Fatih'e hak vermek istemiyordum ama haklıydı.
Ne Fethi Korkusuz ne de Adin Emir Saral bu işin sonunu bırakırdı.
"Dikkatli olmalıyız." dedim.
"Olacağız."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fotoğraftaki Yansıma
ChickLitÖlen annesinin, babasından son arzusu, kızlarının güvende olmasıdır. Bu istek üzerine babası, çalıştığı yer altındaki adamları polise ihbar ederek kızıyla kendisini polis tanık koruma programına aldırır ama bilmediği bir şey vardır. Kızı tehlikenin...