36

11 2 4
                                    

İki gün geçmişti. Serkan Senayla görüşmüş, İlayda olanları bana anlatmıştı. Ve 2 gündür hala Ateşle konuşmuyorduk. Mesajıma bakmamıştı bile. Bu kadar abartacak ne vardı sanki? Her defa yazmak istiyordum, ama gururum ağır basıyordu. Ne oluyorsa olsun yazacakdım artık.

Ben:Selam, nasılsın?

Ateş çevrimiçi, Ateş yazıyor...

Kalbim hızlıca atıyordu. Kötü birşey yazmasın. Lütfen yazmasın.

Ateş:Selam, iyi sen?

Ben:Bende, idare eder. Ne yapıyorsun?

Ateş:Hiç, sen?

Ben:Bende hiç. Ne zamana kadar soğuk konuşacağız?

Ateş:Soğuk konuşmuyorum.

Ben:Ateş, lütfen yapma. Özür dilerim.

Ateş:Özür dilemene gerek yok, Yağmur. Bana söylemek gereksinimi duymamışsın, bu kadar uzak olduğumuzu bilmiyordum.

Ben:Ateş, hayr ya ne alaka. Lütfen beni anla artık. Bir tarafda arkadaşımın abisi,  bir tarafda bunu gizleyen bir kız, bir tarafda sevdiyim bir arkadaşım. Ne yapa bilirdim?

Ateş:Sevdiyin bir arkadaş da ben oluyorum?

Ben:Evet.

Ateş:Tamam, Yağmur,  kapatalım bu konuyu.

Ben:Ne zaman barışıcaz?

Ateş:Küs değiliz.

Ben:Hadi ama.

Ateş:Barışdık, Yağmur.

Ben:Tamam, lafda  söylemiyorsun değil mi?

Ateş:Hayr, Yağmur.

Ben:Tamam o zaman, bana küçüklük fotoğraflarını at.

Ateş:Neden?

Ben:Bakmak istiyorum. Bende atacağım.

Ateş:Tamam, bulayım atıyorum.

Ben:Bekliyorum.

Ateş çevrimdışı olduğu zaman bende fotoları bulmaya gittim. Küçüklük fotoğrafım çok değildi aslında. Sadece doğum günlerinde çekilmişti çoğu. Annemle babamın benle ilgilenecek zamanı olmadığı için normaldi tabi.

Ateş:Buldum. İlk kim atıyor?

Ben:İlk senn.

Ateş:Tamam, atıyorum.

Ateş fotoğraflar atmıştı. Hepsini güzelce incelemiştim. Küçükkende gözleri küçük, gülünce gözükmüyormuş. Bu onu çok tatlı yapan bir özellikti. Bir fotoğrafında elinde tavuk vardı. Allahım çok tatlıydı.

Ben:Çok tatlıymışsın.

Ateş:Şimdi?

Ben:Efendim?

Ateş:Şimdi değilmiyim?

Ben:Bilmem, tatlısındır.

Ateş:Hmm, sen at bakalim.

Tamam diyip fotoğrafları gönderdim. Ben çocukken hafif tombul bir çocuktum. Saçlarım yaşıma göre uzun ve hafif dalgalıydı. İnsan kendi çocukluğunu yemek istermiydi? Ben onu kucağıma alıp öpmek istiyordum.

Ateş:Şimdi ki gibi tatlı olduğuna şübhem yoktu zaten. Ama bu kadar olacağını ben bile beklemiyordum.

Ben:Teşekkür ederim.

Ateş:Gerçekleri söyledim.

Bu da benim babamla annem - diyip ona onlardan bana kalan tek fotoğrafı gönderdim. Ateş bakmıştı, ama dakikalar geçmesine rağmen birşey yazmıyordu.

Ben:Bir şey mi oldu?

Ama hala mesaj yoktu.

Okunması DileğiyleHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin