51

10 2 0
                                        

Ateşin dilinden:

Israr etdiği için her şeyi anlatmıştım. Son cümleme kadar ona bakmaya cesaret edememiştim. Başımı kaldırıp yüzüne baktığımda sessizce ağladığını gördüm. O an içimden birşey kopduğunu hiss etdim. Nasıl teselli edecektim onu? Ona yaklaşmaya çekiniyordum. Ama böyle ağlamasına dayanamazdım. Yerimden kalkıp yanına oturdum. Ne yapacağımı bilmeden donup kalmıştım. Şuan ona sarılıp saçını okşamak, bunların geçeceğini söylemek istiyordum. Ama Yağmur diye bildim sadece.

-Yağmur, Ağlama ne olursun.

Yağmur bana bakmadan göz yaşlarını siliyordu yavaşca. Dayanamayıp göz yaşlarını silmek için yüzüne elimi yaklaştırdım.

-Neye ağlıyorum biliyor musun? -dedi yavaşca.

-Sena kaybolduğunda babanın onu gece-gündüz aradığını söylemişdin bana. Bende ne güzel baba demişdim. Özenmiştim Senaya. Ama onun babam olması beni çok üzüyor, Ateş. Ben ne yaptım beni sevmedi?

-Sen birşey yapmadın, Yağmur. Benim babam da böyle biriydi. Yani aynı kaderi yaşıyoruz. Artık onun için ağlamaya değmez. Lütfen silelim artık şu göz yaşlarını.

Başını sallayıp onay verdikden sonra silmişdim güzel gözlerinden akan yaşları. Sonra öylece oturup kalmıştık hiç birşey konuşmadan.

-Başka kim biliyor olanları? - diye sormuştu.

-Anneme söyledim yalnızca.

-Ne dedi peki? Buraya geldiğinden haberi var mı?

-Bilmediğini söyledi işte. Hayr bilmiyor.

-Senaya söyleyecek misin?

-Uygun zamanı bekliyorum. O adama çok düşkün. Onun için nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.

-Bence hiç bir zaman anlatma. Babasını hep iyi biri gibi bilsin.

-Öyle şey olmaz, Yağmur. En acı gerçek bile her zaman yalandan iyidir.

Söylediğimi başıyla onaylayıp ayağa kalktı.

-Hava ala bilir miyiz?

Dışarı çıkıp dolaşmaya başladık. Onunla yan-yana yürümenin çok güzel olduğunu daha önce söylemişmiyim bilmiyorum. Birde seni seviyorum diye bilsem.

Yolda Sena aramıştı beni.

-Abi annem aradı. Eve gitmemizi istiyor. Ne zaman gidiyoruz?

-Daha bilmiyorum, Sena. Belki seni gönderirim 1-2 güne.

-Peki sen?

-Bilmiyorum.

Senayla konuştuktan sonra Yağmur bana gidiyor muyuz diye sormuştu.

-Hayr, daha değil. Belki Senayı gönderirim.

-Sen ne yapacaksın peki?

-Ben gitsem bile o eve gitmeyeceğim, Yağmur. Daha gitmeyi düşünmüyorum.

-Anneni üzme, Ateş. Ne kadar üzülür.

-O zamanı o adamı kovacak. Başka yolu yok.

Son sözümden sonra Yağmur susup yürümeye devam etmişti. Biraz sonra eve gitmek için geri dönmüştük. Yağmuru eve bıraktıktan sonra eve gitmiştim.

Kapıyı açıp içeri geçtiğimde beni Gamze karşıladı. Neye uğradığımı şaşırmıştım bu kızın burda ne işi vardı?

-Hoş geldin, Ateş. Nasılsın?

-Hoş buldum. Sen ne zaman geldin? Sena nerede?

-Şimdi geldim bende. Sena markete kadar gitti.

-Anladım. - diyip üstümü değiştirmeye odaya geçtim. Bu kız nereden çıkmıştı. Sena gelince bunun hesabını soracaktım.





Okunması DileğiyleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin